KategoriKaradeniz

Amasya Gezi Notlarım 2017

Geçmişi 7000 yıl öncesine dayanan, Hititlerden tutun da Asurlar, Persler, Romalılar, hatta bir dönem Büyük İskender’in bile fethettiği, medeniyetler şehri Amasya’yi en sonunda görme imkanına kavuştum.

En sonunda diyorum çünkü uzun süredir uygun bilet bakıyordum. Ancak gerek uçak saatlerinin tersligi, gerekse yaz aylarında biletlerin pahalı olması, bu geziyi daha önce yapmamı engelledi. En sonunda Thy’nin yapmış olduğu bir kampanyadan Ekim ayının ortasında uygun bir bilet bulabildim.

Uçağımız İstanbul’dan 10:35’de kalkıyor. Mesafe fazla uzak değil. 1 saate yakın bir sürenin ardından Amasya-Merzifon Hava Alanı’na geliyoruz. Gördüğüm en küçük hava alanlarından biri, bir kısmını askeriye kullanıyor. THY’nin günde sadece bir seferi var. Hava alanından Çorum, Merzifon ve Amasya’ya toplu taşıma bulmanız mümkün. Yazı tarihi itibariyle Amasya için ücret 10 TL idi.

Yesilirmak görünmeye başladığında şehre geldiğimizi anlıyoruz. Nehrin etrafına serpilmiş güzel yapılı evler, evlerin bittiği yerde aniden yükselen dağlar var. Yeşilırmak ve dağlar güzel bir kontrast oluşturuyor. İlk göze çarpan düzenli ve küçük bir şehir olduğu. Şehrin merkezinin 100 binin biraz üzerinde bir nüfusa sahip olduğunu sonradan öğreniyorum. Nehrin her iki yanındaki yerleşim yerleri Yeşilırmak üzerindeki pek çok köprü ile sağlanıyor. İçlerinden biri trafiğe açık, diğerleri sadece yayalar tarafından kullanıyor. Geceleri bu köprüler ve nehir kenarlarında bulunan evler, yalılar ışıklandırılıyor, gündüz ayrı gece ayrı bir güzellik ortaya çıkıyor.

 

Amasya şehzadeler şehri olarak da biliniyor. Osmanli devrinde şehrin doğal olarak korunaklı yapısı, pek çok şehzadenin valilik yapıp, devlet işlerinde tecrübe kazanması için görevlendirildiği bir il olmuş. Yıldırım Beyazid, 1.Mehmet, 2.Murad, Fatih Sultan Mehmet en bilinenleri. Gününüzde Amasya Belediyesi şehre adını veren şehzadelerin heykellerini, Yesilirmak boyunca sergilemektedir.

İlk işim eşyalarımı hotelime bırakmak oldu. Hotelden ziyade pansiyon ya da konak demek daha doğru olur sanırım. Amasya’da pek çok konaklama seçeneği, şehrin binlerce yıllık yapısına uygun olarak yalılarin hotel ya da pansiyona çevrilmesi ile oluşturulmuş. Sadece şehri dolaşırken değil, gece uyurken bile o eski, tarihi havayı solumuș oluyorsunuz.

Konaklanacak yerlerin çoğu “yalıboyu” denen nehir kenarında bulunan güzel evlerde. Buradaki evler, oteller, restoranlar özel olarak dekore edilmiş, görsel olarak gezmesi çok keyifli bir alan. Bir kaç bor yerin üzerinde devren satılık ya da kiralık ilanları göze çarpıyor. Geldiğim ay görece sakin bir ay olduğundan yer yer kapalı dükkanlar görüyorum. Ancak yazın ne kadar yoğun olabileceği de aklıma geliyor. Buraya özgü yemeklerin servis edildiği restoranlar görüyorum. Birine rastgele girip, farklı bir şeyler yemeyi düşünüyorum. Ancak menüde yazmasına rağmen keşkek yok. Yoğun olmayan sezonda talebi az olan bir kaç çeşidin menüden çıkarıldığı bilgisini alıyorum. Yine de yöreye özgü bir kaç çeşit yemek var. Fiyatlar düşük sezon olmasına rağmen İstanbul’u aratmıyor.

Nehir boyunca yayalar için yürüyüş yolları düzenlenmiş. Ana yolda bisiklet ve motorlar için ayrı şerit ayrılmış, hiç bir şekilde ihlal görmüyorum. Güzel şehircilik örnekleri. Bu cadde üzerinde bulunan restoran ve kafelerin menülerindeki fiyatlar oldukça yüksek. Bütçeniz kısıtlıysa hemen arkasında bulunan sokak aralarında daha uygun alternatifler var.

Nehir kenarındaki bu pahalı caddeye paralel, bir üstteki Mustafa Kemal Paşa caddesi daha şehir caddesi özelliği gösteriyor. Eczaneler, bankalar, kılık kıyafet satan mağazalar bu cadde üzerinde.

Amasya 1 günde hakkını vererek gezilebilecek büyüklükte bir şehir. Eğer bir şekilde imkan bulursanız mutlaka gelmenizi tavsiye ederim. Ülkemizin dört tarafında şahit olduğumuz bizden ama farklı tadı burada da alacaksınız. Sadece şehrin yüksek bir noktasına çıkıp durup düşünmek bile size büyük huzur ve mutluluk verecek.

 

Kastamonu Seyahatim

Ekim ayının ortasında Kastamonu gezimi gerçekleştirdim. Kastamonu’ya uçakla gitmek istiyorsanız fazla seçeneğiniz yok. Türk Hava Yolları haftada beş gün, Pegasus ise haftada 3 gün bu şehre uçuyor. Şehrin küçük oluşu ve çevresinde ulaşılabilecek nüfusun azlığı düşünüldüğünde normal karşılanabilir.

Uçuşumuz yaklaşık bir saat sürüyor. Şehrin konumu gereği sabah saatlerinde sis olabiliyormuş. Bu gibi durumlarda gecikmeler yaşandığından, kış dönemi saat değişikliğine gidiliyor.  Şansıma hava bugün açık, zamanında sorunsuz bir şekilde iniyoruz.

Devamı