KategoriAsya

Filipinler’i Mutlaka Görmeniz İçin 15 Sebep!

Filipinleri 2017 yılının Kasım ayında ziyaret ettim. Kartpostallık sahilleri, renkli resifleri, yağmur ormanları ve doğal güzellikleriyle bildiğim, uzun süredir görmek istediğim bir ülkeydi. Seyahatimde gördüm ki, son yıllarda dünyada popüleritesi giderek artan, bu fakir Asya ülkesi, benim bildiklerimden çok daha fazlası demekmiş. Gidilecek ülkeler listesinde ön sıralarda yer almayan, daha önce bu ülkeyi düşünmemiş gezgin arkadaşların ön yargılarını kırmak için size bu güzel ülkeyi görmek için 15 sebep sunmak istiyorum;

 

1-Deniz kaplumbağalarıyla yüzebilirsiniz.

Dünyanın çok az bir köşesinde deneyimleyebileceğiniz bir etkinliğe var mısınız? Devasa boyutlarıyla ağır ağır yüzüp, sahile yakın noktalardaki otları yiyen bu şirin hayvanları gözlemlemek isterseniz Filipinler en uygun yerlerin başında geliyor. Apo Reef, Apo Island, Balicasag ilk akla gelen yerlerden. Daha fazla detay için buraya göz atabilirsiniz.

 

2-Dalış severler için tam bir cennet.

 

 

Dünya’daki en gözde dalış noktalarından bazıları Filipinler’in oluşturan 7100’den fazla ada topluluğu içerisinde. Tekne turları ya da biraz daha fazla masraf yaparak özel teknelerle dalış noktalarına ulaşabilirsiniz. Burada sizi 2800’den fazla balık türü, deniz tabanını renk cümbüşüne döndüren birlerce çeşit deniz canlısı bekliyor olacak. İnanın belgeselde gördüklerinizden çok daha fazla etkileneceksiniz. Filipinler’de pek çok noktada dalış yapabilirsiniz, ancak içlerinden en meşhuru, Palawan adasındaki küçük balıkçı kasabası Coron.

 

3-Enfes güzellikteki pirinç tarlaları.

 

Ülke sahilleri, adaları, dalış noktalarının yanı sıra, kuzey ucundaki volkanları ve pirinç tarlaları ile de görülmeye değer. Ülkenin en kuzey ucunda bulunan Banaue, yüksek tepelerin yamaçlarına kurulan, taraçalı pirinç tarlalarıyla meşhur. Ülkenin başkenti Manila’dan otobüsle 7-8 saat uzaklıkta bulunduğundan ulaşmak bir sorun olsa da, yemyeşil, su altında kalmış tarlaları gördüğünüzde buna değecek.

 

4-Balina köpek balıkları ile yüzme şansı.

 

 

Filipinler’e gidilip, mutlaka yapılması gereken diğer bir aktivite. Bu devasa balıkların isminin köpek balığı olduğuna bakmayın, oldukça uysal canlılar, eğer korkmazsanız çok yakınlarına yaklaşarak yüzebilirsiniz. Bu aktivite için en iyi nokta, ülkenin ikinci büyük kenti Cebu’ya yakın Oslob denen sahil kasabası. Bölge halkı hayvanları sahile yakın tutmak için sürekli aynı saatlerde besliyor ve bazen ağlarla çıkışlarını kapatıyorlar. Gelişmiş bir ülkede olsa çoktan yasaklanırdı bize göre. Halen şansınız varken, görmeden gelmeyin.

 

5-Sıcakkanlı insanlar.

 

Ülkenin insanları Asya ülkelerinde görmeye alıştığımız sıcakkanlı insanlardan. Yardıma ihtiyacınız olduğunu hissettikleri anda yardımcı olmaya çalışıyorlar. Bir de ilave bir tespit, beyaz tenli insanlara karşı fazladan ilgileri var. Uzun yıllar İspanyol ve Amerikalılarla etkileşim halinde olmalarının bunda etkisi olabilir diye düşünüyoruz.

 

6-Kolay iletişim.

 

Ülke uzun yıllar İspanyolların yönetimi altında kalmış, halen ülkenin güneyinde İspanyolca konuşulan adalar mevcut. Ayrıca yerel diller içerisinde İspanyolca kelimeler seçilebiliyor. Asıl iletişimi kolay kılan ise ülkede belli bir yaş aralığındaki hemen hemen herkesle İngilizce anlaşılabiliyor olması. Amerikan kültürünün etkilerini ülkenin dört bir köşesinde görmek mümkün. Son yıllarda hükümet asimilasyonun önüne geçmek için tedbirler almış, okullarda İngilizce eğitim arka plana düşürülmüş. Küçük yaştaki insanların dışında herkesle belli seviyede İngilizce konuşabilirsiniz. Aksanlarına alışmak biraz zaman alsa da Singapur, Malezya gibi Asya ülkeleri dışında bu derece kolay iletişim kurabilmek kolay değil.

 

7-Aktif volkanları görme şansı.

 

 

Evet burada sadece sahiller, adalar yok. Aynı zamanda doğal pek çok güzelliğe de ev sahipliği yapıyor. Ancak dünyada her yerde bulamayacağınız bir şey varsa o da aktif volkanlar olsa gerek. Asya’da Endonezya’nın dışında Filipinler’in kuzeyinde de aktif volkanları bulup, gözleme imkanı bulabilirsiniz. İçlerinden en çok bilineni, yaşı otuzun üzerinde gezginlerin hatırlayacağı Pinotubo Yanardağı.

 

8-Kartpostallık manzaralar.

 

 

Açıkçası bu maddeyi çok da açıklamaya gerek yok. Filipinler’i görmek isteyenleri ilk cezbeden şeylerin başında, altın renkli kumsalları, rengarenk balıklarla dolu resif hayatı ve yeşile duyacağınız güzel adalar gözlerinizi dinlendirecek, sizi adeta cennetteymiş gibi hissettirecek. Bunun için özel bir gayret göstermenize de gerek yok, başkent Manila dışında her hangi bir yere gitmeniz yeterli.

 

9-Altın beyazı kumsalları.

 

 

Buradaki sahiller gerçekten bembeyazlar. Tamam yerel halkın bazı kumsallara iyi bakmadığını söyleyelim. Ancak doğal olanları gerçekten çok etkileyici. Mavi ya da turkuaz rengi sularla beyaz kumların birleşimi fotoğraf severlere harika kareler sunarken, sahilde güneşlenmek isteyenler için de dinlendirici bir manzara vaat ediyor.

 

10-Dünyanın en küçük maymununu görme

fırsatı.

 

 

Dünyanın en küçük primatları olan “tarsier”leri doğal ortamlarında gözlemleme fırsatı bulacaksınız. Bir el yumrusu büyüklüğündeki hayvanlardan dünyada sadece bir kaç yüz tane kalmış durumda. Sadece Malezya, Endonezya ve Filipinler’de yaşıyorlar. Gündüz genelde uyukluyorlar, gece avlanıyorlar. Şansınız varsa büyük gözleriyle sizi izlediklerini görebilirsiniz. Ancak günün büyük bir bölümünde uyukluyorlar.

 

11-Yılın her dönemi sıcak, tropikal iklim.

 

Filipinler tropikal iklim kuşağında bulunduğundan tüm yıl boyunca sıcaklıklar 30 derece civarında. Tatil için en uygun zaman Kasım-Mayıs arası olmakla birlikte, tropikal bir fırtına ve muson yağmurlarına denk gelmediğiniz sürece, güzel bir hava ve sıcak bir deniz sizi bekliyor olacak.

 

12-Palawan adası.

 

Son yıllarda popüleritesi artan adalardan biri Palawan adası. Filipinlerin de görülmesi gereken yerlerinin pek çoğu bu ada üzerinde. Unesco dünya mirası listesindeki Yeraltı Nehri, ada turlarıyla öne çıkan El Nido ve dalış meraklılarının cazibe noktası Coron bu ada üzerinde.

 

13-Dünyanın yeni 7 harikasından birini görme fırsatı.

 

Palawan Adasındaki Yeraltı Nehri dünyanın yeni yedi harikasından biri, bugüne kadar keşfedilmiş uzunluğu 20 km’nin üzerinde. Bunun 1,5 km’si turistlerin ziyaretine açık. Özel tur isterseniz, biraz daha fazla bir tutarı gözden çıkararak, mağaranın daha ileri kısımlarını görme şansına sahipsiniz.

 

14-Bütçeyi fazla yormaması.

 

Düşük bütçeli gezginler için ilk tercih sebeplerinden biri olan, gidilecek ülkenin fazla cep yakmaması. Bu konuda Filipinler çok ekonomik bir destinasyon. Günde 8-10 USD’ye motor kiralayabilir, sahile sıfır özel condolarda geceliği 25-30 USD’ye konaklayabilirsiniz. Sokak yemekleri yemek sizi için sorun değilse, yolda satılan yemeklerle karnınızı bir kaç dolara doyurabilirsiniz. El Nido, Coron, Boracay gibi son yıllarda iyice popüler olmuş yerler biraz daha pahalı olabilir, ancak yine de dünya ortalamasını çok daha altına mal olacağını söyleyebiliriz.

 

15-Orman içerisinde yüzebileceğiniz şelaleler.

 

 

Daha öncede belirttiğimiz gibi. Filipinler sadece adalar ve sahillerden oluşmuyor. Ülkenin büyük bir bölümü yağmur ormanlarıyla kaplı. Doğa yürüyüşü severler için de bulunmaz bir ülke. Suyun ve ormanın bol olduğu ülkede haliyle şelaleler ve nehirler de bol. Gittiğiniz yer neresi olursa olsun, bir kaç saatlik bir mesafede güzel bir şelale bulmak mümkün.

Önemli bir kaç tanesini saymak gerekirse;

  • Cambugahay Falls (Siquijor)
  • Tumalog Falls (Cebu)
  • Kawasan Falls (Cebu)
  • Aliwagang Falls (Davao)
  • Katibawasan Falls (Camiguin)

 

Sonuç olarak Filipinler’in ziyaret edilmesi için burada saydığımızdan çok daha fazla sebep var. Mutlaka bu ülkeyi ziyaret planınıza alın ve yukarıdaki maddelere daha pek çoklarının eklendiğini kendi gözlerinizle görün.

 

 

Filipinler – El Nido – Puerto Princesa Gezi Notlarım

Filipinler’deki 2. Durağım Palawan adası oluyor. Palawan adasında esas gitmek istediğim yer El Nido, ancak direk El Nido uçuşları pahalı olduğundan daha ekonomik bir seçenek olarak Cebu’dan Puerto Prencesa’ya Asia Airlinesin ekonomik bir uçuşu ile geliyorum.

Palawan’ın en ünlü noktası El Nido. Burası küçüçük bir sahil kasabası. Bir saatlik tekne sürüş mesafesinde 46 tane irili ufaklı adası var. Burayı bu kadar eşsiz yapan da bu adalar ve denizin altındaki güzellikler. Dünyanın en güzel resiflerinden bazıları bu cennet adaların etrafında. Halen pek fazla bilinmeyen bu kasaba yakın gelecekte belki de en popüler balayı destinasyonu olmaya aday.

Devamı

Filipinler – Bohol Gezi Notlarım

Cebu’da sabah 6’da kalkıp doğruca limana gidiyorum. Beni Bohol’un başkenti Tagbilaran’a götürecek OceanJet feribotları buradan bir numaralı terminalden kalkıyor.

Limanın az dışında bilet satış ofisini göreceksiniz. Bohol ya da Taglibaran demeniz yeterli. Bir saat arayla kalkıyorlar. Size icerde mi yoksa dışarıda mı yolculuk etmek istersiniz diye soruyorlar. Dışarısı daha ucuz, ancak içerisi klimalı. Gerçi ben dışarısını seçtim, güneş gelmediği sürece klimalı gibiydi.

Devamı

Filipinler Gezi Notlarım – Cebu

Uçağımız 7.30 gibi Cebu’ya varıyor. İstanbul’dan çıktığımdan beri çok az uyuyabildim. Doğrudan kalacağım hostele gitmek istiyorum. Haritadan kontrol ettiğimde Uber’in mevcut olduğunu görüyorum. Yurt dışında Uber kullanımı için merak ettikleriniz için şuradaki yazımıza göz gezdirebilirsiniz. Pazar sabahı erken saatler olmasına rağmen trafik başlamış bile. Hafta içini hayal dahi edemiyorum. 

Devamı