YazarRecep Yılmaz

Polonya Seyahatim

Polonya’nın idari yapısı çok karmaşık; ülke “gmina” denilen küçük küçük yüzlerce yerleşim biriminden oluşuyor. Anladığım kadarıyla gminalar birleşerek bizim ilçe benzeri yerleşim birimlerini oluşturuyor. Yol boyunca bu ilçe benzeri yerlerden geçtik. AB üyesi olduğu için, Almanya’dan Polonya’ya giderken herhangi bir sınırdan geçmedik. Yemyeşil ve dümdüz bir ülke. Bir tek tepe bile görmedim. Doğası muhteşem. Tarlalarda ceylanlar, geyikler otlanıyor turna kuşları, leylekler yemleniyor. Police’ye giderken sürekli orman ve yeşillikler içinde yol aldık. Yollar ve köyler tertemiz ve düzenli, evler benim köye yaptırma hayalini kurduğum evlerden. Araba kullananlar hız kurallarına kesinkes riayet ediyor ve sol şeridi sürekli işgal etmiyorlar. Sol şerit ancak sollama yapmak için kullanılıyor ve solladıktan sonra tekrar orta şeride geçiyorlar. Yayalara öncelik tanıyorlar. Yola adım atmanız yeterli, araçlar anında durup yol veriyor.

Devamı

Güzel İnsanların Güzel Ülkesi 5.Gün Srebrenica

Tuzla’dan yola çıkıp öğle saatlerinde Potocari’deki şehitliğe ulaştık. Bir önceki gün ile ilgili yazıya buradan ulaşabilirsiniz. Burası hakkında çok fazla şey söylemek istemiyorum, çünkü bırakın bahsetmeyi, aklıma geldiğinde bile yüreğim sıkışıyor. Zaten çok yakın bir geçmiş olduğu için Srebrenica’da neler yaşandığını hepiniz biliyorsunuz. Ama yine de çok kısaca bahsedeyim; Srebrenica BM tarafından güvenli bölge ilan edilmişti. Bu nedenle şehirdeki bütün silahlar toplanmıştı. Temmuz 1995’te, BM barış gücü kapsamında Srebrenica’yı korumakla görevli Hollanda Birliği DUTHCBAT’in komutanı Thom Karremans, Srebrenica’yı Sırp faşisti Ratko Mladiç’e karşılıklı şampanya içerek teslim etti. Faşist Ratko Mladiç komutasındaki Sırp birlikleri silahsız ve savunmasız binlerce Müslüman Boşnağı katletmek üzere 11 Temmuz 1995 günü Srebrenica’ya girdi ve 8732 Müslüman Boşnak kardeşimizi şehit edildi. Potocari şehitliği işte bu kardeşlerimizin yattığı yer. Soykırımdan kaçan binlerce Boşnak kardeşimiz ise üç gün boyunca peşlerindeki sırp katillerden kaçarak Tuzla’ya ulaştı. Bu yürüyüş her yıl 11 Temmuz’da “ölüm yürüşü” adıyla tekrarlanıyor. İnşallah seneye katılacağım.

Devamı

Güzel İnsanların Güzel Ülkesi 4.Gün Zenica-Tuzla

Travnik’ten ayrıldıktan sonra Tuzla’ya gitmeden evvel yolumuzun üzerinde olduğu için Zenica’ya da uğrayalım dedik. Öğleden sonra Zenica’ya ulaştık. Burası Bosna Hersek’in dördüncü büyük şehri. Bosna Nehri kıyısına kurulan Zenica, Saraybosna’ya 70 km mesafede bir sanayi kenti. Zenica’da EUFOR kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait Fatih Sultan Mehmet kışlası bulunuyor. Türk birliği daha önce Zenica çelik fabrikasını karargah olarak kullanıyormuş, 2006 yılında ise yeni binasına taşınmış.

Devamı

Güzel İnsanların Güzel Ülkesi 3.Gün Blagaj – Pocitelj – Travnik

Bosna Hersek seyahatimizin 3. günündeyiz. Dün Mostarda’ydık. İlgili yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Sabah 08:30’da kalkıp çantalarımızı topladık ve hostelden ayrıldık. Aşağıda Celal abi bizi bekliyormuş. Dün akşam yemek yediğimiz Şerif abinin yerine gidip börek yedik ve yola çıktık. Bu arada, Zubeyr duş alırken Mesut’la birlikte, Mostar Başkonsolosunu tanıyan bir arkadaşının selamını iletmek üzere hostele 50 metre mesafedeki konsolosluk binasına gittik. Konsolosluk henüz açılmamıştı. Travnik’e giderken Celal abiyi bırakmak üzere tekrar Mostar’a uğrayacağımız için, konsolosu dönüşte ziyaret ederiz dedik.

Devamı

Güzel İnsanların Güzel Ülkesi 2.Gün Mostar

İlk gün Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’daydık. İlgili yazıyı buradan okuyabilirsiniz.

2. Gün sabah 08:30 civarında kalkıp Başçarşı’da böreğimizi yedikten sonra meşhur Latin Köprüsü’nü görelim dedik. Bu köprü, 1914 yılında Avusturya-Macaristan Arşidükü Franz Ferdinand’ın bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürüldüğü yer. Lise tarih dersinden hatırlarsınız, I. Dünya Savaşı’nın nedeninin bu suikast olduğu söylenir.

Devamı

Güzel İnsanların Güzel Ülkesi – 1.Gün Bosna Hersek

Mayıs ayında Zübeyr ile birlikte karar verdiğimiz Bosna Hersek gezimizi ilgili başlıkta duyurunca sevgili Mesut da bize katılmak istedi. Zubeyr ve ben biletlerimizi önceden almıştık. Diğer iki dostumuz da ellerini çabuk tutup kendi biletlerini aldılar. Gezinin tamamını naçizane bendeniz planladım. Kalınacak yerler, ziyaret edilecek şehirler, rezervasyonlar ve teyitleri çok şükür sorunsuz bir şekilde hallettikten sonra yapılacak tek şey beklemekti.

Devamı