Dünyanın yeni yedi harikasından biri olan Petra Antik Kenti bu ünvanını sonuna kadar hak ediyor. Buraya gelmeden önce daha önce pek çok antik kent görmüş olmanın verdiği güvenle biraz abartıldığını düşünmüştüm. Ancak geldikten sonra burasının farklı olduğunu anlamış bulunuyorum. Her ne kadar kelimelerle ifade etmeye çalışacak olsam da kendi gözlerinizle görüp, o dokuyu hissetmenizle elde edebileceğinizin yanına bile yaklaşmayacağına eminim. O yüzden varsa ön yargılarınızı bir kenara koyup, yanı başımızdaki bu efsaneyi sizler de kendi başınıza deneyimleyin.

“Okumuş insanın görmesi gereken beş şehir: Petra, Antakya, Palmira, Efes ve İskenderiye… İstanbul bile bu şehirlerden sonra ortaya çıkmıştır.”

Bir Ömür Nasıl Yaşanır? – İlber Ortaylı

Petra’nın Tarihi?


İşe temelinden başlayalım; Petra’nın tarihinden. İlk insan izleri İsa’dan önce 7000’lere kadar gidiyor. Ancak şehirleşme için İsa’dan önce 700’lü yıllara gelmemiz gerekiyor.

Bu bölgeyi ilk keşfeden, o zamanlar sürülerini çöllerde dolaştıran Bedeviler. Develerini, keçilerini çöllere sürüp, biraz yeşillik biraz da su bulduklarında çadırlarını oraya kuruyor ve bir sonraki yaylaklarına geçiyorlar. Burasıyla ilk ilişkilendirilen kavimde, Bedevilerin bir kolu olan Nebatiler. Bu coğrafya yüzlerce yıl boyunca bu kavim ile birlikte anılacak. 500-600 yıl boyunca bu coğrafyaya hakim olan Nebatiler, en şaaşalı günlerini 4.Aretas zamanında ulaşıyorlar ve şehirde yaşayanlar 30 binleri geçiyor.

Petra kelimesinin Nebatilerden gelmediğini tahmin etmişsinizdir. İlk kayıtlar buraya “Sela” dendiğini gösteriyormuş yine de elde pek bir kanıt bulunmuyor. Ancak milattan önce 1. yüzyıllarda Roma akınları buraya ulaşınca, kentin kayalarla çevrili doğal yapısına binaen, kaya anlamındaki “Petra” şehrin bilinen adını almasını sağlıyor.

Milattan sonra 300’lerden itibaren Roma etkisi kendisini iyice hissettirmeye başlıyor ve ticaret yolu üzerindeki konumu ve kayalarla çevrili doğal koruma sağlayan yapısı şehrin önemini arttırıyor ve altın çağlarının başlangıcı oluyor. Bu parlak dönem, son Suriye savaşında duyduğumuz, ticaret yollarının yeni kavşağı olan “Palmira” kenti önem kazanmaya başlayana kadar sürüyor. Detaylara fazla girmeyeceğiz ama şehrin altın çağlarını yaşadığı bir kaç yüzyıl, pek çok tarihi yapının, yolların, tiyatroların, sarayların yükseldiği, inşa edildiği dönem oluyor.

Altın çağın sonu ise depremlerle başlıyor. Milattan sonra 3. yüz yıllarda ciddi bir depremin getirdiği yıkım ile beraber en kötüsü de su yollarının değişmesine neden oluyor ve şehir yavaş yavaş eski önemini kaybetmeye başlıyor.

Milattan sonra 700’lerde şehir terk ediliyor ve unutulmaya yüz tutuyor. Neredeyse bin yıl böyle geçip artık efsanelere konu olmaya başlıyor. Taki tahmin ettiğiniz gibi Avrupa’dan bir kaşif gelip onu bulana kadar. 1800’lern başında İsviçreli seyyah Burckhardt bu bölgeye geliyor, önce müslüman oluyor, sonra bölgeyi dolaşmaya başlıyor ve yerli kabilelerde Petra efsanesini işitmeye başlıyor, sonra da Avrupa’lı dostlarına buradan bahsediyor. 1900’lerde başlayan kazılarla kent yeniden gün yüzüne çıkarılıyor.


Ne zaman ziyaret edilmeli?


Petra Antik Kentini ziyaret için en uygun dönemler hangileri? Gelmeden önce nelere dikkat etmeliyiz? Hangi ulaşım metotları kullanılabilir gibi genel sorularımıza aşağıdaki rehberlerimizden ulaşabilirsiniz.

Ürdün Gezi Rehberi

Petra Ürdün’ün orta kesimlerinde bulunuyor ve dolayısıyla denize ve suya ulaşımı yok. Bu yüzden karasal iklimin sert etkisi altında. Yaz ayları dayanılmaz sıcaklıklara maruz kalabilirken, kış ayları serin, ani su baskınları ve sürekli sert rüzgarları olabiliyor. O yüzden ziyaret için en güzel dönemler Nisan-Mayıs arası ilk bahar dönemi ile, havaların yavaştan serinlediği Eylül sonu ve Ekim ayını içeren son bahar dönemi. Ancak yine de Mart ve Kasım ayları biraz da şansınıza bağlı olarak gezi için güzel aylar. Olumsuz yönleri ani bastıran yağmurlar, serin akşamlar ve rüzgar olarak sayılabilir.


Petra Ulaşım?


Amman’dan ve Akabe’den Petra’ya nasıl ulaşım sağlanabilir? Ürdün’de günlük araç kiralama ücretleri ne kadar? Hangi ulaşım türünü seçmeliyiz?

Petra Antik Kenti Wadi Musa kentinin hemen dışında bulunuyor. Dolayısıyla ilk önce bulunduğunuz yerden Wadi Musa’ya gelmeniz gerekiyor. Ürdün küçük bir ülke ve ülkenin gezilecek yerleri kuzeyden güneye doğru uzanıyor. Ülkeye gelen turistler genellikle Kuzey’deki başkent Amman ya da İsrail sınırından, Güney’de ise Akabe ya da Akabe’deki İsrail sınırından giriş yapıyorlar.

Muhtemelen siz de ya Amman üzerinden, ya da Akabe’den kuzeye doğru rotayı takip ederek Petra’ya ulaşabileceksiniz. Rota önerilerimiz için şuradaki yazımıza göz atabilirsiniz. Eğer ülkeye Amman’dan giriş yaptıysanız, araç kiralayarak, taksilerle, minibüslerle ve ülkenin tek büyük otobüs firması olan Jett Otobüsleri ile ulaşım sağlayabilirsiniz. Amman’dan Petra Antik Kentinin bulunduğu Wadi Musa kasabası yaklaşık 250.km uzaklıkta ve aracınızla 3-4 saatte ulaşılabiliyor. Yol çölün de etkisiyle oldukça düz ve konforlu sayılır. Kendi aracınızla süre 2-3 saate düşebilir.

3-4 kişi seyahat ediyorsanız araç kiralamak bu pahalı ülkede en ekonomik ulaşım metodu. Suudi Arabistan’a yakınlığı dolayısıyla yakıt çok pahalı değil, litresi yazı tarihi itibariyle 4-5 TL arasındaydı. Günlük araç ücretleri de 40-50-USD aralığından başlıyor. Eğer taksi ya da özel şoförlü araç kiralayacaksanız 15-20 USD daha fazla vermeniz gerekecektir.

Diğer bir alternatif olan minibüsler en ucuz yöntem olmakla birlikte, belirli hareket saatleri olmadığından en son düşünülecek yöntem olmalı. Özellikle kısıtlı zamanınız ve belirli bir planınız varsa diğer alternatiflere yönelmenizi öneriyorum. Minibüsler dolmadan hareket etmiyor, farklı noktalara sapabiliyor, dolayısıyla varış saatinizi kestiremeyebiliyorsunuz ve gününüzü yolda geçirmek zorunda kalabilirsiniz.

Yine oldukça ekonomik ve güvenilebilir diğer bir yöntem Jett Otobüsleri. Amman’dan yazı tarihi itibariyle günde sadece bir sefer mevcut, sabahları saat 06:30’da. 10-10:30 gibi Petra’ya varılıyor. Yine Akabe veya Wadi Rum yönünden geliyor iseniz bu firmadan sefer bulmanız mümkün. Eğer seyahat planınız sabit ise internet üzerinden gidiş-dönüş biletlerinizi erkenden almanız mümkün. Ayrıca şehirlerin genellikle merkezinde bulunan ofislerinden de biletlerinizi nakit karşılığı alabilirsiniz. Ancak elden bilet almayı düşünüyor iseniz bir gün önceden almanız tavsiye ediliyor. Yüksek sezonlarda erkenden tükenebiliyor. Eğer internet üzerinden tüm biletlerin satıldığını görseniz bile, sabah otobüsün kalkış alanlarına gitmeyi ihmal etmeyin, ek seferler olabiliyor veya sizi diğer gezginlerle aynı araçlara koyarak Petra’ya bir şekilde ulaştırıyorlar.


Giriş Ücretleri? Petra’ya Ne Kadar Süre Ayrılmalı?


Petra Antik Kentine giriş ücretleri ne kadar? Kaç günlük bilet almalıyız?

Petra antik kentine biletlerini almak için 2 yöntemimiz var. Antik Kent girişinde bulunan gişelerden veya Jordan Pass kartı ile internet üzerinden. Girişte almak isterseniz bazı dönem ve günlerde uzun kuyruklar olabiliyor ancak Jordan Pass alsanız bile, yine benzer bir kuyruğa girmeniz ve biletinizi onaylatmanızı istiyorlar. 2019 yılı itibariyle giriş fiyatlarına şu adresten ulaşabilirsiniz.

Ücret gün sayısına göre farklılaştırılmış durumda. Tek gün 50 JOD, 2 gün için 55 JOD 3 gün içinse 60 JOD talep ediliyor. Zamanınız kısıtlı ise 1 gün yeterli olmakla birlikte en az 2 gün kalmanızı öneriyoruz. Alan sabah 6:30 da açılıyor, son giriş saati yazın 17:00, kışın ise 16:00. Bu saatlerde güneş batıyor zaten, çıkmanız için ise bir saat sınırı yok.

Jordan Pass ise bizdeki müze kart benzeri, 40’tan fazla mekanda kullanabileceğiniz bir kart. Normalde bu kart içersine 40 JOD değerinde vize ücreti de dahil olduğundan Türk ve Arap değilseniz mutlaka almanız gereken bir kart. Çünkü yaklaşık 50 USD değerindeki vize ücreti bedavaya geliyor. Arap ülkeleri ve Türkiye ise istisna bir durum, bizden ülkeye girişte vize ücreti alınmıyor. Dolayısıyla pek müze gezen biri değilseniz, Petra biletlerini gişeden alırsanız 20 USD civarı tasarruf etmiş oluyorsunuz.


Petra Rota ve Kent Haritası


Petra’yı gezmek için hangi rotaları takip etmeliyiz? Öne çıkan noktaları hangileri? Yürüyüş yollarının uzunluğu ve zorluğu nedir?

Petra’yı gezmek için takip edebileceğiniz bir birinden farklı uzunluklarda ve zorluklarda yürüyüş yolları olmakla birlikte, ana yürüyüş yolu müzenin bulunduğu yerden başlayıp 8 km devam ederek “Manastır”da son buluyor. Turistlerin pek çoğu, temel görülmesi gereken yerler bu yol üzerinde olduğundan ve görece iniş-çıkış gerektirmeyen, her yaş ve kondisyonda kişiye hitap eden bir rota olduğundan bu yolu takip eder. Aşağıda yürüyüş yollarını Ana Yürüyüş Yolu ve Diğer Yürüyüş Yolları olarak ayrı olarak anlatacağız.



Ana Yürüyüş Yolu (8 Km-Kolay Parkur)


Antik kentin girişinde bulunan Ziyaretçi Merkezinden başlayıp, 8 Km sonunda Manastır’da biten yoldur. Yukarıdaki haritada detaylarını bulabileceğiniz yol, genç,yaşlı, sporcu, engelli fark etmeksizin herkesin kolaylıkla gezebileceği bir yürüyüş yoludur. Petra’ya gelenlerin çok büyük bir kısmı bu yolun tamamını bile görmeden gezilerini tamamlayıp geri dönerler. Süreniz kısıtlı ise veya yürümenizi engelleyen durumlarınız mevcutsa bu yolu bitirdiğinizde, Petra Antik Kentinin çok büyük bir kısmını gördüğünüzü söyleyebilirsiniz. Ancak hakkıyla gezmek ve daha fazla zevk almak için en az 2, mümkünse 3 gününüzü ayırmanızı tavsiye ederiz.

  • Ziyaretçi Merkezi – Müze

Petra Antik Kentinin girişinde tur otobüslerinin park edebileceği bir garaj, müze, çeşitli hediyelik eşya satın alabileceğimiz dükkanlar, giriş biletlerimizi ve el rehberlerimizi alabileceğimiz yerler ile birlikte, içeride bizi bekleyen şeylerin kısa bir özetini görebileceğiniz bir ziyaretçi merkezi bulunuyor.

Ürdün’e gelmeden önce Jordan Pass almış bile olsanız, biletlerin kağıt çıktısını alıp onaylatmanız gerekiyor. Girişte biletlerimize damga vurulduktan sonra Kentin ana girişi olan “Siq”e gelebilmek için yaklaşık 800 metrelik bir yürüyüş yapıyoruz. Dilerseniz bu bölümü bir miktar bahşiş karşılığı at sırtında da geçmeniz mümkün.

  • Siq (Kanyon)

Burası girişten sonraki ilk durağımız ve Petra’daki en etkileyici yerlerden biri. 1.2 km uzunluğunda, kayaların yerden yüksekliği 200 metreyi bulabiliyor. Her ne kadar kanyon olarak yazsak da, teknik olarak sular tarafından oyularak değil de tektonik hareketler sonunda oluştuğundan kanyon değil. Buradan antik kentin içlerine doğru yola çıkacağız ve kanyonun sonunda bizi meşhur “Hazine” karşılayacak.

İpucu; Yaz döneminde sabah 7, kış döneminde 8 gibi hava aydınlanıyor. Gün doğumu fotoğrafları çekmek istiyorsanız bu saatlerde girişte olmalısınız. Ayrıca sabah saatleri en az kalabalık olan saatler, fotoğraf çekmek için de en ideal zamanlar.

Antik kentin giriş ve çıkışları bu kanyondan yapılıyor ancak tek giriş ve çıkış noktası burası değil. İnternet’ten Wadi Muthlim diye aratabilirsiniz, farklı bir nokta daha var, ancak sonbahar ve kış aylarında ani sel baskınlarına karşı kapalı olabiliyormuş, benim bulunduğum dönemde kapalıydı.

  • Hazine (Treasury)

Hazine, Siq’in bitişinde aniden karşımıza çıkıyor. Burası internette Petra diye arattığınızda karşınıza ilk çıkan yer. Gezginlerin Petra’ya aşık oldukları en önemli yerlerden biri.

Burası aslında Nebati Krallarından 3. Aretas’ın mezarı, Hazine nereden geliyor derseniz Firavun Krallarından biri İsraillilerden kaçarken hazinelerini burada saklamış, isminin oradan geldiği söyleniyor.

İpucu; Hazineyi karşınıza aldığınızda sağ tarafınızda insanların yukarılara doğru tırmandıklarını göreceksiniz. Yaklaşık 150-200 metrelik bir tırmanış sonrası Hazine’yi yukarından görebileceğiniz bir noktaya ulaşabilirsiniz. 3,5 Km’lik bir yürüyüşü göze alırsanız da daha da yüksek bir noktaya ulaşabilirsiniz (Al Kubta Yolu)

  • Mezarlar Yolu (Street Of Facades)

Hazine ile Tiyatro arasında yaklaşık 40 mezarlıktan oluşan 100-200 metre kadar süren bir geçit.

  • Tiyatro

Bölgede Roma yapısı olmayan tek tiyatroymuş. 2000 yıl önce inşa edilmiş, aslında kayalara kazınmış demek daha doğru olur. Tek parça ve koltuklar, sahne, krallara ait bölümlerin tamamı kayalara oyularak yapılmış. 8000 kişi kapasiteli tiyatronun büyüklüğü, tüm şehrin 30000 kişi olduğu düşünüldüğünde daha iyi anlaşılıyor.

İpucu; Daha sonra anlatacağımız Kurban Tepesi Yolu’ndan tiyatroyu üst bir noktadan görmek mümkün.

  • Kraliyet Mezarları (Royal Tombs)

Antik kentteki en büyük mezarlıklar burada bulunuyor. Vadinin ikiye ayrıldığı bir noktada bulunuyor. Merdivenleri tırmanarak yüksek noktadaki mezarlara ulaşmak mümkün. Bugün için mezar olarak niteleyebileceğimiz bir şey kalmadığını da söylemek lazım.

İpucu; Hazine’yi daha yüksek bir noktadan görebileceğimiz Al Kubta Yolu’nun başlangıcı burada.

  • Kolonlu Cadde

Tiyatro’nun aşağısında, Kraliyet Mezarlarının tam karşısında Roma şehirlerinin klasik yapıları bizi karşılıyor. Burası Kraliyet Sarayının, çeşitli dini mekanların, han ve hamamların, büyük bir meydan ve meydanın ortasında büyük bir havuzun bulunduğu alan. Şehrin merkezi burasıymış.

  • Manastır

Şehir merkezi bittiğinde, Basin Restorantı göreceksiniz. Restoranın içinden devam ederseniz, etrafınızdaki tarihi eserlerin bittiğini, yolun dikleşmeye başladığını göreceksiniz. Belli belirsiz işaretler de mevcut.

Manastır bu yolun en çok kondisyon gerektiren kısmı. Yaklaşık 800 basamak çıkmanız gerekiyor. Ancak zirvede sizi bekleyen Manastır ve dağların ardında kalan İsrail sınırının görüntüsü için çıkmaya değer.

Manastır Hazine’yi andırıyor, o da bir mezar aslında ama biraz daha büyüğü. Manastır’ın ilerisinde yüksek tepelerde gözlem yerleri var. Buralardan dağların ardındaki İsrail sınırını izleyebilir, çay kahve içebilirsiniz.


Diğer Yürüyüş Yolları


Petra Antik Kenti’nde 8 km uzunluğundaki ana yol dışında toplam uzunluğu 40 km’ye yaklaşan yürüyüş yolları var. Uzunlukları ve zorluk derecelerine göre kısaca özetlemek gerekirse;

Al Kubta Yolu (3,5 Km-Zor Parkur)

Kraliyet Mezar’ları bölgesinden başlayarak yaklaşık 3,5 km’lik bir yürüyüş yolu. Yukarıdaki haritada yeşil ile işaretlenmiş oalrak görüyorsunuz. İlk yarısı oldukça dik taş basamaklardan oluşuyor. Son kısmı ise yorucu olmayan bir şekilde aşağıya inmeye başlıyorsunuz. Bu yolun en güzel tarafı Hazine’yi çok yukarıdan görebileceğiniz bir yerde bitiyor olması. Bittiği yerde isterseniz kafede soluklanıp güzel manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

Kurban Tepesi Yolu (High Place of Sacriface-3 Km-Zor Parkur)

Haritada turuncu olarak gördüğünüz yol. Başlangıç noktası Hazine ile Tiyatro arasından, başlangıç noktasında 2 tane kafe göreceksiniz, oradan başlayabilirsiniz. Yukarılara çıkıldıkça taş basamaklar kaybolmaya başlıyor, işaretler belirsizleşiyor, kaybolmazsınız ama yolunuz uzar. Zirve için yol seçmeniz gerektiğinde sağ tarafa doğru gitmeye çalışın.

İpucu; Dönüş için aynı yolu kullanmanız gerekmiyor. Google Maps’te görünmüyor ama Maps.me indirirseniz farklı patikalardan dönebildiğini görebilirsiniz.

Ad-Deir Yolu (Manastır-2,5 Km-Zor Parkur)

Yukarıda detaylı olarak anlattığımız yaklaşık 800 basamaklı bir çıkıştan sonra ulaşabileceğiniz oldukça zorlu bir yürüyüş yolu.

Um Al Biyara Yolu (4 Km-Zor Parkur)

Özellikle güzel dağ manzaraları için takip edebileceğiniz bir yol.

Cebel Harun Yolu (7,5 Km-Zor Parkur)

En uzun rotalardan biri, gidiş-dönüş 5-6 saatinizi alacaktır. Süreniz kısıtlı ise atlayabilirsiniz.

Sabra Yolu (10 Km-Orta Zor Parkur)

Daha önce Petra’yı gördüyseniz önerebileceğimiz çok daha uzun bir rota. Bir tam gün ayrılmalı.

Al Madras Yolu (1,5 Km-Orta Zor Parkur)


Petra Konaklama ve Wadi Musa Yapılacaklar?


Petra’yı ziyaret etmek için nerede konaklayabiliriz? Ücretler ve olanaklar nelerdir?

Wadi Musa çok küçük bir kasaba. Petra olmasa bugünkü büyüklüğüne ulaşıp ulaşamayacağı bile şüpheli bence. Güneş yazın 5, kışın 4 gibi batıyor. Genellikle 6-7’den sonra hayat duruyor. Gidebileceğiniz bir kaç restoran ve nargile kafeden başka mekan bulmanız zor.

Antik kente yakın Movenpick gibi kaliteli oteller mevcut. Daha ucuz bir yerler arıyorsanız 10-15 dakika dik yollardan yürümeniz gerekecek. Merkezi yerlerde, otel restoranlarında normal bir akşam yemeği15-20 USD civarı, biraz daha az turistik yerlerde döner, kebap vb satan yerler var. 5-10 USD’ye karın doyurmak mümkün.


Petra’dan Sonraki Durak?


Petra’dan sonra nereye gidebiliriz? Bir sonraki durağımız neresi olmalı?

Seyahatinize Amman’dan başladıysanız bir sonraki durağınız yakınkonumu ile Wadi Rum olmalı ve en azından iki gün ayırmalısınız. Yolculuğunuza güneyden başladıysanız ve arabanızla geziyorsanız Ölü Deniz bir sonraki destinasyonunuz olabilir. Toplu taşıma kullanıyorsanız pek seçeneğiniz yok, yine önce Amman’a gitmeli ve oradan dilerseniz Ölü Deniz’e ya da tarihi Ürdün için kuzey kentlerine geçebilirsiniz.

                        

Yazar Hakkında Tüm Yazıları Göster

Mesut Toker

Cevap Ver

E-Posta adresiniz herkes tarafından görüntülenmeyecektir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: