Şiraz ile ilgili ne zaman gidilir, ulaşım imkanları, insanları, yemekleri nasıldır gibi temel sorulara cevapları bulabileceğiniz yazımız için sizi şuraya alalım.

Şiraz’ı Türkiye’de bir yerle kıyaslamam gerekirse burası İzmir olabilirdi. Denizi yok belki ama sıcak iklimi ve kuzey şehirlerine göre genellikle açık görüşlü insanları ile, pek çok fikri açıkça dile getirebileceğiniz, ülkedeki yasaklarla mücadele etmek için canla başla uğraşan gençleri tanıyabileceğiniz bir şehir.

İnanılmaz insanları tanımaya çalışın, selam vermekten kaçınmayın. Belki de aşağıda bahsedeceğimiz “Şiraz’da mutlaka görülmesi gereken yerleri” yerel bir arkadaşla gezme fırsatı bile bulacaksınız.

Vekil Pazar- Vakil Bazaar

Aslında ismi içeriğini ifade ediyor sanırım. Burası Şiraz’ın çarşısı. Tarihi 11. yüzyıla dayanıyor. Tebriz’de en büyüğünü gördükten sonra burası size küçük gelebilir. Ancak yine de 10-15 dakikanızı ayırmaya değer. Şehrin merkezinde, Nasır El Mülk Camii’nin hemen yanında bulunan çarşıda, halı ve kilimler, çeşitli tekstil ürünleri, baharatlar ve tarihi, eski eşyalar satan dükkanlar bulmak mümkün.

Ana girişin hemen sol ortalarında Kervansaray denen bölüm bir şeyler içip, alanın ortasında bulunan küçük havuz ve çevresindeki çiçekleri, gelen geçeni izleyerek biraz dinlenmek için uygun bir yer. Bu alanın çevresinde sanırım kooperatiflere ait, el yapımı ürünlerin yapıldığı ve aynı zamanda sergilenerek satıldığı alanlar mevcut. Çok kaliteli işçilik örnekleri gördüm, en pahalıları da 20 dolar civarındaydı. Hediye almak isterseniz güzel bir seçim olabilir.

Vekil Camii-Vakil Mosque

Çarşının bulunduğu ana girişin hemen sağ tarafında girişi göreceksiniz. Giriş yazı tarihi itibariyle 20 bin tümen yaklaşık 10 lira idi. Cami çok eski değil, 1750’lerde Zand imparatorluğu zamanında inşa edilmiş.

İçeriye girdiğinizde sizi geniş bir avlu ve bu avlunun ortasında dik dörgen şeklinde bir havuz sizi karşılıyor. Bulunduğum dönemde çeşitli restorasyonlar olduğu için bahçede inşaat araçları ve işçiler görülebiliyordu. Caminin kendisi güzel fotoğraflar çekilebilecek durumda. İçeriye ayakkabılarınızla girebiliyorsunuz, namaz vakitlerinde mimberin önüne halı serilip kılınıyormuş. 15-20 dakikanın yeterli olabileceği bir yer.

Vekil Hamamı

Vekil Çarşısı’nın bulunduğu meydanda kafelerin hemen karşısında yer alıyor. Ancak içeriye girmek isterseniz biletler biraz uzak bir yerde satılıyor. 3-4 dakikalık bir yürüyüşle “Karim Han Kalesi ya da Citadel” denen yapının önünde bilet gişesinde bilet bulabilirsiniz. Önce kaleyi dolaşmaya başlayarak sonra ilgileniyorsanız buraya gelebilirsiniz. Açıkçası bana çekici gelmediğinden içeriyi görmedim.

Nasırülmülk Camisi – Pink Mosque

Şiraz’ın en çok bilinen fotoğraflarına ev sahipliği yapan cami. Aynı zamanda sabah gün ışıklarının camlarından girmesi sonrası içeriye süzen tonların ağırlığı dolayısıyla “Pink Mosque – Pembe Cami” olarak da biliniyor. Google’da ya da instagram’da Şiraz diye arama yaparsanız muhtemelen fotoğrafların büyük kısmı bu camiye ait olacak.

Giriş ücreti pek çok turistik yerde olduğu gibi 20 Bin tümen, yaklaşık 10 lira. Burası Şiraz’da mutlaka sabah görülmesi gereken yerlerden. Sabah 8 gibi açılıyor, caminin meşhur kırmızı-pembe tonlara sahip camlarının olduğu kısım sabah gün ışığını ilk alan kısım. Mümkünse biraz daha önceden gelip beklemek en iyisi. Cami açıldıktan çok kısa süre sonra ortam kalabalıklaşmaya başlıyor. Turist ya da öğrenci kafilelerinin gelmeye başlaması ile istediğiniz gibi fotoğraf çekmeyi başaramayabilirsiniz. Güneşin yükselmesi ile birlikte, ışık daha kuvvetli bir hal alıyor ve güzel fotoğraf çekmek imkansızlaşabiliyor.

Persepolis Antik Şehri

Burası Pers İmparatorluğunun o zamanki başkenti. Perslerin efsane kralı 1.Darius tarafından M.Ö. 6. yüzyılda kurulmuş. Günümüz için bile oldukça büyük bir alana kurulan şehir, Darius’un şanına yaraşır ihtişamda. Kendisinden sonra gelen krallar burayı daha da büyütmeye çalışmışlar.

Ne var ne yok çok detaya girmeyeceğim, Şiraz’a kadar geldiyseniz, buraya mutlaka gelmelisiniz. Belki Efes’i gördükten sonra size küçük gelebilir, ancak dönemi ve İran öncesi fars toplumunu ve değerlerini anlamak adına çok güzel bir yer.

Persepolis Şiraz şehir merkezinden yaklaşık 70 km uzaklıkta, kuzey yönünde. Oteller ve tur şirketleri kişi başı 20 Euro fiyat biçiyor, ancak tek alternatifiniz bunlar değil. Yabancı olduğunuzu gören pek çok taksici veya tur şirketi sahibi, uygun bir ücret karşılığında rehberiniz ve şoförünüz olmayı teklif edecektir.

Şehrin Genel Görünümü..

Ben yaklaşık 10 Euro bir ücret vererek, araba kiralamayı tercih ettim. Giriş ücretleri ve rehberlik dahildi. Yaklaşık yarım günümü aldı. Özellike bir den fazla kişiyseniz çok daha ekonomik olarak bu antik şehri görmeniz mümkün.

Qalat Köyü – Ghalat Village

Burası Şiraz’a yaklaşık 20 km uzaklıkta geçmişi 2500 yıl öncesine kadar giden bir köy. Şehir merkezinden ulaşım biraz zor olabilir. Araba kiralamanız ya da bir kaç kez “Snapp” kullanmanız gerekebilir.

Yaklaşık 2000 kişinin yaşadığı köyde eğer eski kısma ve şelalenin bulunduğu bölgeye girmek isterseniz şimdi hatırlamadığım ama çok küçük bir tutar ödüyorsunuz. Genel olarak nehir kenarında bulunan yürüyüş yolları ile, bu yürüyüş yollarının etrafına yapılmış restoranlardan oluşuyor. Yörenin insanlarını da kendi malzemeleriyle piknik yaparken görmek mümkün. 30 dakikalık yavaş bir yürüyüş ile şelaleye ulaşmak mümkün. Genellikle toprak ve ıslak patikalar kullanıldığından her türlü ayakkabıya uygun bir yer olmayabilir. Ancak biraz doğa ile baş başa kalmak, trekking yapmak istiyorsanız güzel bir yer.

Şah Çerağ – Shah Cheragh

Burası Şiiler için çok önemli olan 8. İmamları Ali er-Rıza’nın kardeşleri Seyyid Emir Ahmed ve Mir Muhammed’in mezarlarının bulunduğu cami. İsmin anlamı Emir Ahmed’in lakabı olup, “Işıklar Şahı” anlamına gelmektedir.

Şiraz merkezine yakın bir konumda bulunmaktadır. Giriş bayan ve erkekler ayrı noktalardan aranarak giriş yapmak ve kadınlar tesettürlü olsalarda “çadur” denen daha kapalı bir çarşaf giymek zorundalar. İçeri de beraber dolaşıp, farklı bölümlerde ibadet yapabilmekteler.

Burası aslında camiden çok daha büyük bir yapı ve komplex diye nitelendirmek yanlış olmaz. Hanefi inancında pek görülmeyen cami içi türbe burada normal karşılanmakta. Özellikle türbelerin olduğu bölümler, küçük cam parçaları ile süslenmiş, oldukça ışıltılı bir ibadet ortamı sunuyor. Türbelerde demir parmaklıklara yüz sürüp ağlayanlar, aradan kağıt para atanlar, parmaklıkları öpenler görmek mümkün.

Yine cami içerisinde ilgimi çeken, kötü enerjiyi aldığı düşünülen taşların yer yer karşımıza çıkması. İbadet edecekler, bu taşları alıp, kuran okurken yanlarına, namaz kılarken önlerine bu taşları koyuyorlar. Sanırım islamiyetten çok daha öncesine dayanan bir inanışın ya da geleneğin devamı olarak bakılabilir.

Camide namaz kılanların önlerinden geçmek, aileyle birlikte, çoluk çocuk oturup bir şeyler yemek, konuşmak normal karşılanıyor. Namaz esnasında kadınlar ve erkekler ayrılıp, farklı saflarda namaz kılıyorlar.

Shapouri ve Eram Bahçeleri

Şiraz’da bahçelere ve çiçek süslemelerine verilen önemden bahsetmiştik. Bu iki bahçe de onlardan biri. Shapouri Bahçesi merkezden yaklaşık 15 dakika uzaklıkta. Mahalle aralarından ilerliyorsunuz. Giriş 5 bin tümen, yaklaşık 3 lira. Burası biraz beklentilerimin altında kaldı. Girişten itibaren büyük bir havuz ve çevresindeki çiçek süslemelerinin dışında arazinin ortasında 2 katlı büyük bir yapı bulunuyor ve burası restoran olarak işletiliyor.

Buraya bahçeyi dolaşmak için değil de yemek yemek için gelmek ve gelmişken görmek daha mantıklı geldi. Eram Bahçeleri’ne girmedim, ancak görülmesi gereken yerler içerisinde sayılıyor.

Hafız’ın Mezarı

Ünlü Şirazlı Şair Hafız’ın mezarı görülmesi gereken yerler içerisinde sayılıyor. Bu tarz yerler ilgi alanıma girmediği için ben ziyaret etmedim. ancak Hafız’ı seviyor ve hayatını merak ediyorsanız ziyaret etmelisiniz.

Yazar Hakkında Tüm Yazıları Göster

Mesut Toker

Cevap Ver

E-Posta adresiniz herkes tarafından görüntülenmeyecektir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: