Yüz ölçümü ülkemizden büyük olan tek komşumuz İran, resmi adıyla İran İslam Cumhuriyeti, bir sonraki rotam olacak. Ülkemiz olarak hakkında pek çok ön yargıya sahip olduğumuz, ancak dilimizdeki kelimelerden çok daha fazla ortak noktamız bulunan, bize bu kadar yakın ama bir o kadar da uzak olan, 5000 yıldır aynı coğrafyaya kök salmış, kadim bir medeniyet İran. Neden İran’ı seçtiğim, izleyeceğim rota ve gezmeyi planladığım yerler ile ilgili sizleri yazımın devamına alalım.

Çok kolay cevaplayacağım bir soru olacak. O kadar sebep var ki? Bize çok yakın konumu, vize gerekmemesi, 5 bin yıllık geçmişi, dünyaya yansıyan imajıyla tam bir kapalı kutu, milyonlarca Türk kökenli vatandaşı ile her gezgini kendine kolaylıkla çeker diye düşünüyorum.

Beni İran’ı düşündürmeye başlayan diğer bir konu doların hali pür-melal’i. 🙂 Uzaklar artık çok daha pahalı hale geldi malumunuz, artık Amerika ile sorun yaşayan ülkeler bizim için daha cazip hale geliyor. 🙂

Benim için diğer bir neden yabancıların İran hakkındaki olumlu referansları oldu. Daha önceki gezilerimde tanıştığım gezginlerden İran’a gidenler, ülkeyi anlata anlata bitiremiyorlardı. Bir şekilde Türkiye’li olduğumu öğrendiklerinde, konu İran’a geliyor. Duyduklarım da hep olumlu şeyler. Aslında özellikle batılı gelişmiş ülkelerde yaşayan gezginlerin ülkemiz ve genel olarak orta doğu hakkında o kadar dğşük beklentileri ve ön yargıları oluyor ki, beklediklerinden iyi anlamda az farklı bir ortam görmeleri bile onları pozitif yönde etkileyebiliyor.

Son olarak da insanları için için bu ülkeyi görmek istiyorum. Dünyada misaferperverlik denince Türklerin ve İranlıların mutlaka lafı geçiyor. Tanrı misafiri kavramını içselleştirmemizden mi, bu toprakların hamurundan mı, başka bir sebepten mi bilmem ama gerçek anlamda misafirperverliği yakinen görmek istiyorum.

İran yüz ölçüm olarak bizden büyük olan tek komşumuz. Ülke ülkemizin neredeyse iki katı yüz ölçümüne sahip. Dolayısıyla pek çok farklı iklim ve coğrafi özellik sergilemekte. Ülkenin kuzeyi kar yağışı altındayken, güneyinde yaz havasını yaşıyor olabilir. Ülkede çöl bile var, daha ne olsun.

Ülkenin bizimle aynı enlemleri paylaştığı kuzey bölümünde benzer bir iklim hakim olmakta ve ziyaret için ilk ve son bahar ayları en iyi zamanlar olarak öne çıkmaktadır. Ülkenin güneyinde bulunan rotalar için süreler biraz daha kış aylarına kaydırılabilir.

Ziyaret planı yapılırken, ülkenin ramazanı yaşadığı aylar, dini bayramlar ve adeta bir bayram havasında geçen “nevruz” dönemi, İranlıların da toplu olarak yollara döküldüğü dönemler olduğu dikkate alınmalıdır.

Rotam..

İran gezimi 2 hafta olarak planlıyorum. Martın son haftası İran’da nevruz olarak kutlanıyor ve tabiri caiz ise tüm İranlılar yollara dökülüyor, özellikle bu dönemi atlayarak havaların biraz daha ısınmasını bekleyip Nisan ayının ilk haftası gezime başlamayı planlıyorum.

İran’ın ülkemizin yüz ölçümünün iki katı büyüklükte olduğundan yukarıda bahsetmiştik. O yüzden 2 haftada sadece belli bir bölgeye odaklanmayı düşünüyorum. Uçak masraflarından da biraz olsun tasarruf etmek adına Van’dan Tebriz’e geçerek İran’daki ilk durağım olarak Tebriz’den başlamayı planladım.

Bundan sonra gideceğim şehirler belli olmakla birlikte hangi ulaşım araçlarını kullanıp hangi şehirlerden başlayacağım şimdilik belli değil. Sebebine gelince, maalesef ülkenin internet alt yapısı pek gelişmiş değil. Uçak biletleri ucuz olmakla birlikte uçuş saatleri önceden ayarlamaya müsait değil ve çok sık değişebiliyormuş. Bu yüzden otobüsle mi, uçakla mı yoksa özel araçla mı gideceğime orada karar vereceğim. Ancak Tebriz’den başlayıp, Tahran’dan döneceğim kesin, gerisini yolda netleştireceğim.

Tebriz’i giriş için seçmemin özel bir sebebi yok. Türkmen nüfusun yoğun olarak yaşadığı bir bölge. Görece yeni bir şehir sayılır. 1-2 gün gibi bir süre ayırıp sadece şehir içini dolaşmayı planlıyorum.

Daha sonra kalabalık Tahran’ı es geçip direk 1100 km uzaklıktaki Şiraz’a uçacağım. Şiraz ülkenin kültür başkenti olarak biliniyor. Burası aynı zamanda Pers İmparatorluğunun kurulduğu Persopolis şehrine de ev sahipliği yapıyor. Burayı görmek sitememin bir diğer sebebi bu antik kenti ziyaret etmek istemem.

Bir sonraki surağım geçmişi 3000 yıl öncesine giden tarihi kent Yezd. Burası aynı zamanda çöle açılan bir kapı. Burada yapmak istediklerimin başında çöl turu geliyor.

Tahran’dan önceki son durağım İsfahan olacak. Safevilere baş kentlik yapan bu şehrin geçmişi taş devrine kadar gidiyor. Pers imparatorluğunun her devrine tanıklık edebileceğiniz tarihi bir şehir.

Gezi dönüşünde detaylı yazılarda görüşmek üzere, instagram adresimden hikayelerimi takip etmeyi unutmayın.

https://www.instagram.com/mesuttoker

                                       

Yazar Hakkında Tüm Yazıları Göster

Mesut Toker

Cevap Ver

E-Posta adresiniz herkes tarafından görüntülenmeyecektir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: