Şafşavan Fas’ın Kuzeyinde bulunan, son zamanlarda instagram sayesinde meşhur olmaya başlamış küçük bir kent. Kenti ilgi odağı yapan ise, her yerin mavinin tonlarında olması.

Şafşavan’ın geçmişi 1400’lü yıllara kadar gidiyor. Biz her ne kadar bu isimle ansak da kentin resmi adı; Chefchaouen, berberi dilinde “boynuz” anlamına gelen bu kelimenin fransızca olduğunu tahmin etmişsinizdir.

Şafşavan “The Blue Pearl-Mavi İnci” olarak anılıyor. Evlerin duvarları, yollar, dükkanlardaki satılan ürünler her yerde mavinin tonları hakim. Fas deyince eskiden turistler genellikle Kazablanka-Fes-Marakeş üçgeninde takılırken, son yıllarda sosyal medyanında etkisiyle turistlerin uğrak yerlerinden biri olmuş.

Peki nereden geliyor bu mavi sevdası? Bu konuda çeşitli görüşler olmakla birlikte tam olarak sebebi bilinmiyor. En çok itibar edileni, kentin İspanya’nın hristiyanlar tarafından fethinden sonra bölgeden Afrika’ya kaçmak zorunda kalan Seferad Yahudileri tarafından, geleneklerine göre mavi tonlarında boyanmaya başlanması. Diğer bir görüş, kentin zamanında sivrisineklerin saldırısı altında olduğu ve kente yakın bir madenden çıkarılan bu mavi renkli toprağın, bu sinir bozucu hayvanları evlerden uzak tuttuğuna inanılması. Benim pek inandırıcı bulmadığım diğer bir teori evleri yazın serin tuttuğu. Beyaz vb. açık renkler varken neden mavinin tonları olsun?

Nedeni ne olursa olsun, eskiden bu kadar renkli olmadığına eminim. Şehir sakinleri mavinin turistleri mıknatıs gibi çektiğini fark ettikten sonra işi abarttıklarına eminim.

Kent her ne kadar ülkenin kuzeyinde, akdeniz kıyısına yakın bir konumda olsa da, Rif Dağları üzerinde konumlandığından yazları sıcak, kışları soğuk olabiliyor. Fotoğraf için harika kareler sunduğundan, ışığın bol olduğu baharın son ayları ile sıcak sorun olmayacaksa yazın gidilmesi tavsiye edilir.

Fas gezisinde ilk akla gelen yerler Marakeş, Fes gibi şehirler olacaktır. Şafşavan’a da buralardan geleceğinizi düşünerek sizlere bazı bilgiler vermek istiyoruz. Öncelikle Şafşavan’a hava yoluyla gelme şansınız yok. Gezginler genellikle Fes, Kazablanca, Tangier veya Tetouan gibi kentlerden günü birlik turlarla gelmeyi tercih ediyorlar. Kent gerçekten de bir kaç saatte gezilebilecek kadar küçük ancak yine de burada bir gece geçirmek isterseniz pek çok konaklama seçeneği mevcut.

Çevre şehirlerden araba kiralayarak bir kaç saatte ulaşabileceğiniz gibi otobüs şirketlerini de seçebilirsiniz. Ülkede zengin bir otobüs ağı var ve sefer saatlerinde oldukça fazla seçenek olduğunu göreceksiniz. Önceden rezervasyon yaptırmanıza gerek yok, yine de internetten önceden bilet almak isterseniz, en büyük ve rahat firmalardan biri olan CTM’yi deneyebilirsiniz. İnternet sitesi; http://www.ctm.ma/

Kazablanka’dan gelecekseniz, Tangier ya da Fes’e uçabilir, ya da hızlı tren hatlarını kullanabilirsiniz. Tren hatları da oldukça işlek ve konforlu, üstelik diğer ulaşım seçeneklerine göre oldukça ekonomik. Tren biletlerini https://www.oncf.ma/fr/ sitesinden alabilirsiniz.

Kent çok küçük ve sadece 40 bin kişi yaşıyor. Kenti keşfetmek için en iyi yol yürümek. Sokaklarında gezdikçe instagramda rastladığınız fotoğrafların çekildiği yerlere rastlayacaksınız. Bazı yerler özel dekore edilmiş ve sizden fotoğraf çekebilmeniz için para talep ediliyor. Ancak şimdilik çok çok az bir bölümden söz edebiliriz. Pek çok sokak sıradan normal ailelerin yaşadığı evleri içeriyor. Turiste de daha çok alışmamışlar, o yüzden Marekeş kadar rahatsız edilmiyorsunuz, evlerin içerisine dalmadıkça gönlünüzce dolaşabilirsiniz.

Şehrin en üstünde tahmin edebileceğiniz gibi kale var. Ancak pek korunmuş olduğunu söyleyemeyeceğiz. Üstelik çöplerle kirlenmiş bir vaziyette. İçerisinde mezarların olmasına rağmen bu kadar bakımsız olması durumun vehametini arttırıyor.

Kentin eteklerine kurulan Rif Dağları yürüyüş için çok güzel rotalar içeriyor. Eğer günü birlik gelmediyseniz ve vaktiniz varsa trekking gruplarının aktivitelerine katılabilirsiniz. Kendi başınıza yapmanız tavsiye edilmiyor, çünkü bu bölge marihuanna yetiştiriciliği ile ünlü, farkında olmadan ot yetiştirilen bir araziye girdiğinizde istenmeyen sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.

Sayıları fazla olmamakla birlikte şehrin merkezinde restoranlar ve çevresinde hediyelik eşyalar satılan dükkanlar bulunuyor. Kazıklanmak istemiyorsanız buralardan biraz uzaklaşmanız gerekiyor.

Şehrin üstündeki kaleden sonra, daha yüksek bir noktada kilise göreceksiniz. O noktaya kadar çıkmak mümkün olmakla birlikte, daha önce bunu deneyen gezginlerden uyuşturucu satıcılarınca rahatsız edildiklerine, değerli eşyaların el konulmaya çalışıldığı gibi hoş olmayan durumlarla karşılaştıklarına dair yazılarını çeşitli forumlarda bulmak mümkün. En azından yalnız olarak çıkmaktan kaçınmanızı tavsiye ediyoruz.

Ayrıca köşe başlarında bekleyen, sürekli size yaklaşıp “haşiş” diye seslenen gençler olacak. Maalesef burada bu tarz keyif verici maddelerin kullanımı çok yaygın. Siz satmadıkça üzerinizde yakalanması pek sorun olmuyor, ancak siz siz olun uzak durun.

               

Yazar Hakkında Tüm Yazıları Göster

Mesut Toker

Cevap Ver

E-Posta adresiniz herkes tarafından görüntülenmeyecektir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: