KINALIADA

   Dört büyük ada arasından en küçüğü olan Kınalıada, adını kum taşı uçurumlarının kızılımtrak renginden almaktadır. Kınalıada, Prens Adaları’nın arasında İstanbul’a en yakın olan adadır. İklimi diğer adalara nazaran daha serttir. Maden ve taş bakımından zengin olan toprağı ağaç bakımından fakirdir. Bizans döneminde Bizans surları, 19. yüzyılda ise Haydarpaşa Limanı ve Tophane Rıhtımı inşa edilirken bu adadaki taşlardan da yararlanılmıştır.

Gezilecek Yerler :

Bahar Pastanesi

Güne adalarda “Merhaba” demeye karar vermişseniz ama günün en güzel başlangıcını nerede yapacağınıza karar veremediyseniz Bahar Pastanesi tam da bu kararsızlığınıza çözüm olacak bir durak. Oldukça gür ve gösterişli palmiyeler altına kurulmuş, kaşarlı açmaları ve enfes el yapımı limonatasıyla tanınan bir pastane. Kınalıada’nın iskele meydanında iki dükkan olarak yer alıyor. Kurucusu Ziya Bey, Karadenizli olup tüm pastane mürettebatını Karadenizlilerden oluşturmaya özen göstermiştir.Karadeniz insanının sıcakkanlılığını ada sakinleri ve adaya gelen misafirlerle birleştirmeyi başarmış ve git gide büyümeye devam etmiştir.

Adaya Yakışan Bir Restorant: Mimoza

1941’den beri  vapurdan veya motordan indiğinizde hemen solunuzda deniz kenarında karşınıza çıkan Restuarant; Mimoza Restaurant. Tadı damağınızda kalacak mezelerini ve yemeklerini ziyarete  gelen misafirlerine tüm içtenliğiyle sunuyor. İstanbul’da denize nazır, kendine has, ferahlatıcı yerler olduğunu görmek için Mimoza Restaurant’a mutlaka uğrayın.

Hristos Tepesi ve Manastırı

  Bu tepeye ulaşım oldukça kolay.Vapurdan inildiğinde iskeleden hemen sola dönünce bayır sokaklardan çıkarak kolayca bulunabilecek bir konumda. Bizans döneminden kalma dört sütun başı ve dört kemerli yeraltı sarnıcı da dahil olmak üzere çeşitli tarihi kalıntıların yanında harika bir manzaraya sahiptir. Bu tepeden açık ve güzel bir havada bütün prens adaları ve İstanbul’un sahil şeridini görebilirsiniz.

Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi

Hristos Tepesi ve Manastırı

1857’de kurulmuş ve Surp Krikor Lusavoriç’e ithaf edilmiştir. Narçiçeği Sokağı’nda bulunan bu kilise, 1988’de yeniden yapılan inşasından sonra günümüzdeki halini almıştır.

   Ermeni Türk Mezarlığı

Kilisenin arkasında bir de Ermeni mezarlığı yer alıyor; hikayesi ilginç. Arsa Anber Hanım ve Ohannes Yazıcıoğlu tarafından kiliseye bağışlanmış; 1856 yılından itibaren mezarlık olarak kullanılmaya başlanmış. 76 yıl kullanıldıktan sonra mezarlığın ortasından yol geçirilmiş. 1937 yılında ise üst bölümü Türk Vakfı’na bağışlanmış ve Müslüman mezarlığı olmuş. Bana kalırsa İstanbul’un sakladığı kozmopolit hazinelerin en güzel örneklerinden biri. Aynı topraklarda yaşamış olan insanlar yan yana ebedi uykularını uyuyorlar.

 Nasıl Gidilir?

 Bostancı, Kadıköy, Kabataş, Karaköy ve Eminönü’nden kalkan motorlar ve vapurlarla Kınalıada’ya ulaşabilirsiniz. Motorlar ve vapurların sefer sıklıkları yaz-kış ve hafta içi-hafta sonu olarak değişmektedir.

Yazar Hakkında Tüm Yazıları Göster

Şeyma Gül

Cevap Ver

E-Posta adresiniz herkes tarafından görüntülenmeyecektir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: