Seyahat ettiğimiz şehirlerle ilgili uzun uzun yazılar yazıyoruz. Ama bu uzun yazılarda temelde bir kaç soruya cevap veriyoruz. Biz de gezginlerimize bu soruları soralım, onlar da kısaca yanıtlasınlar diye düşündük. Paris ile ilgili sorularımıza bu kez oitheblog‘un eğlenceli gezginleri İdil ve Öykü cevap veriyor. Oitheblog’u takip etmek için; facebook, twitterinstagram

 

Biz 7-8 yaşlarındayken okulda kavga edip sonradan arkadaş olmaya karar veren ve 23 yaşına geldiklerinde kavgaları beraber yaşadıkları evlerinde “bulaşıkları kim yıkayacak, çamaşırları kim kaldıracak” şeklinde boyut değiştiren 2 yakın arkadaşız. Oitheblog Öykü Doğan ve İdil Atay‘ın, gezdiklerini, gördüklerini, sevdiklerini, bildiklerini başka insanlara haykırma çabası. (sanki başkası yazmış havası kattık) Daha fazlasını istiyoruz diyecek olursanız sitemize ve “Sıkça Sorulan Sorulara Ukala Cevaplar” bölümümüze bekliyoruz.

 

 

1- Paris’te size ilginç gelen, daha önce görmediğiniz neydi?

 

Paris’in en güzel/ilginç tarafı, istiyorsanız 20 kez gidin, her seferinde “Paris’te böyle bir yer mi/bölge mi varmış!” etkisi yaratıyor olması. Her gidişinizde size yeni bir şeyler sunan, karşınıza yeni sürprizler çıkaran bir şehir. Her bölgesinin o kadar farklı özellikleri olabiliyor ki ve yıllar içinde bölgeler o kadar değişim gösteriyor ki sanki her seferinde yeni bir şehri ziyaret etmişsiniz etkisi yaratıyor.

2-Paris’in sevdiğiniz yönü neydi?

 

Sevdiğimiz yazarların, sanatçıların yürüdüğü sokaklarda yürüdüğümüzü, vakit geçirdiği kafelerde oturduğumuzu bilmek en keyif veren yanıydı sanırsak. Ayrıca şu “ayyy aşıklar şehriii” ve “Eiffel Kulesi’nin etrafında cirit atıp durayım” klişelerini geçince gerçek Paris’i keşfediyorsunuz ve işin en güzel tarafı o zaman başlıyor.

 

 

 

3- Paris’in sevmediğiniz yönü neydi?

 

Acı gerçek: Çok pahalı ve çok turistik olması. Turist olmayan tek bir nokta bile bulamıyorsunuz resmen.

 

4- Paris’te nereyi gezip görmeden gelmeyelim?

 

Onun için sizi şuraya http://oitheblog.com/2018/04/25/paris-gezi-rehberi-gezilecek-yerler/ almalıyız, çünkü 20 sayfada bile zor anlattık.

 

 

 

5-Paris’te neyi yemeden içmeden dönmeyelim?

 

Pierre Herme’de makaron, Du Pain et des Idees’de kruvasan, Pink Mamma’da akşam yemeği, Odette’de vanilyalı Cream Puff! Aslında daha çok var ama inanın o da ayrı bir içerik konusu, ilk aklımıza gelenler bunlar oldu.

 

 

6- Paris’te kaç gün geçirdiniz, bize kaç gün önerirsiniz?

 

Bizim 3. gidişimiz ve bu sefer 1 hafta kaldık, o şekilde bile pek çok yeri görmeye zamanımız yetmedi. O yüzden mümkünse bütçeniz el verdiğince kalabildiğiniz kadar çok kalın. Çünkü gerçekten çok büyük bir şehir ve tek bir müzesinin bile hakkını vererek gezmek ilgi alanınıza göre günler sürebiliyor. Hele bir de bölgelere ayrı, yeme içme konusuna ayrı ilgi gösterecek olursanız işler gerçekten zorlaşabiliyor, o yüzden kesinlikle kısıtlı zamanda gezmeye elverişli bir şehir değil.

 

 

 

 

Yazar Hakkında Tüm Yazıları Göster

admin

Cevap Ver

E-Posta adresiniz herkes tarafından görüntülenmeyecektir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: