Gittiğim ülkelerde ister istemez kendi ülkemle kıyaslamalar yapıyor, ilginç şeylerle karşılaşıyorum. Bu bölümde size gezdiğim ülkeyle ilgili beklemediğim, şaşırdığım, bana ilginç gelen noktaları sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

 

 

 

  • Basketbol Takıntısı

Filipinlerde kesinlikle beklemediğim bir durumdu. Ülke boy ortalaması 1,50-1,60’larda, insanın aklına basketbolu bu kadar sevecekleri doğal olarak gelmiyor zaten. İlk gittiğimde TV’lerde gözüme çarpan şey, NBA TV idi. Her dükkanda, restoranda, barda bu kanal açık, bindiğim taksilerde radyolar basket yorumcularıyla doluydu.

Şehir içlerine girdikçe, okullarda, parklarda gençleri bu oyunu oynarken görüyorsunuz. Bizim iki taş koyup maç yapmamız gibi, tahtadan, derme çatma yaptıkları potalara üçlük atmaya çalışıyorlardı. El Nido’da geceleri şehir merkezinde oldukça büyük bir kalabalık karşısında, spikerin anlatımıyla liseler arası basketbol turnuvaları düzenleniyordu. Eminim siz de şaşıracaksınız.

  • Jeepney

İsminde jeep geçtiğine bakmayın, bu araçlar bildiğimiz toplu taşımada kullanılan minibüsler. Genelde küçük boyutlu, pencereleri olmayan, üstü kapalı genellikle eski-külüstür araçlar. Hindistan’dan bildiğimiz renkli, süslü kamyonların Filipin versiyonları. Ancak üzerleri Amerikan dizi-film kahramanları ile süslü, rengarenk. Manila dahil pek çok büyük şehirde toplu taşıma bu araçlarla sağlanıyor. Genellikle belli bir rota takip ediyor ve mesai saatlerinde oldukça kalabalık olabiliyor. Her hangi bir yerden elinizi kaldırdığınızda sizi alıyor, inmek istediğinizde de aracın üst kısmındaki her hangi bir yere vurmanız yeterli.

  • Boyları

Çok kısa bir milletle karşı karşıyayız. Daha önce gördüğüm Asya ülkelerinden bile daha kısalar. En azından bana öyle geldi.  Pek de güzel değiller. 🙂

  • Tembellikleri

Bu sanırım sıcak iklim ülkelerinin genel durumu olsa gerek. Evlerin önünde, hamaklarda, motorsiklet üzerinde, üzerlerindeki t-şirtleri göğüslerine kadar sıyırıp, tüm gün uyukluyorlar. İnşaatlarda çalışanlara bakıyorsunuz, o kadar yavaş hareket ediyorlar ki, burada olsa grev yapıyor zannedersiniz. 🙂

  • İngilizce’nin Kullanımı

Filipinler 7 binden fazla adadan oluşuyor ve ülkede pek çok yerel dil konuşuluyor. Ancak ortak lisanları İngilizce gibi. Küçük çocuklar ve yaşlılar hariç hemen hemen herkesle İngilizce anlaşabilirsiniz. Günlük konuşmada genellikle yerel dilleri kullanmakla beraber kolaylarına geldiğinde araya İngilizce kelimeler sıkıştırıyorlar. Ancak ilginçtir, yollardaki uyarı levhalarında, reklamların büyük kısmında, tv ve radyolarda İngilizce hakim. Yine ilginç bir şekilde televizyonlardaki film ve dizilerde, bir cümle yerel dilde kurulurken, diğer cümle tamamen İngilizce olabiliyor. Bir yandan komik, bir yandan ilginç gelmişti.

  • Doğum Kontrol ve Kürtaj

Gezerken çok fazla yaşlı görmüyor ancak pek çok çocuğa rastlıyorsunuz. Tanıştığım kişilere sebebini sorduğumda ülkede doğum kontrol yöntemlerinin pek bilinmediği ve tercih edilmediği ayrıca güçlü Hristiyanlık bağları sebebiyle de kürtajın hoş karşılanmadığı ve bu yüzden çok çocuklu ailelerin sayısının fazla olduğunu belirttiler. Zaten ülkenin nüfusu da yüz milyonu geçmiş durumda.

  • Farklı İsimli Dünya Markaları

İlginç bir şekilde bizim ülkemizde de bildiğimiz pek çok marka farklı isim altında pazarlanıyor. Örneğin dondurma firması “algida” aynı logo, aynı ürünler ancak “Selecta” ismiyle satış yapıyor. Yine Fanta bu ülkede royal adıyla satılıyor. Bu konuda sadece bir taksi şoförüyle konuştum, sebebini bilmiyordu ancak, “algida”nın arapça kelimeleri çağrıştırabileceğinden kullanılmıyor olabileceğini söyledi. Bana pek inandırıcı gelmedi, zira ülkenin güneyinde zaten Müslüman azınlıklar mevcut, İslam ve dolayısıyla arapça çok uzak değil.

  • Pawnshop-Rehine Dükkanları

Amerikan dizi ve filmlerinden görmeye alıştığımız rehine dükkanları her yerde karşınıza çıkıyor. Özellikle küçük şehirlerde ve kasabalarda banka görmek mümkün olmadığından bu dükkanlar aynı zamanda banka görevi görüyorlar. Altın, takı, elektronik eşya vb. değerli eşyalarınızı rehin verip, karşılığında kredi alıyorsunuz. Belirlenen süre sonunda faiziyle birlikte kredinizi kapatırsanız rehin verdiğiniz eşyanızı geri alabiliyorsunuz. Yine aynı şekilde isterseniz sadece faizi ödeyerek, yeni bir vade belirleyebiliyorsunuz. Ancak kredinizi geri ödemez iseniz dükkan da rehin verdiğiniz değerli eşyanızı başkalarına satabiliyor. Bu sefer de bir nevi 2.el dükkanı gibi işlev görüyor.

  • Akıllı Telefonların Azlığı

Sanırım buradan alışmışım her yerde el kadar, samsunglar, iphonelar görmeye, Filipinler’de tekrar eski günlere dönüş yaptım. Özellikle küçük yerleşim yerlerinde kullanılan telefonlar, eski model, akıllı olmayan modeller.

  • Her Şeyin Küçük Olması

Evet ülkenin insanları dahil her şey küçük. Ulaşımda kullanılan araçlar, markette satılan bisküviler, evler, insanlar her şey küçük. Sanırım bunun biraz da ekonomik alım gücünün zayıf olması ile alakası var. Marketlerde bisküvi paketlerinde bile 3-4 bisküvi var. Gördüğüm en ufak M&M, Pringles  paketleri bu ülkedeydi.

  • Kareoke ve Şarkılara Eşlik Etmek

Sanırım bu Asya ülkelerinin temel bir özelliği. Anlaşılmaz bir şekilde kareokeyi çok seviyorlar. Şehir merkezlerinde pek çok kafe ve barda şarkı söyleyen insanlar mevcut. Belki de arkadaşlarıyla sohbet etmek yerine şarkı söylemeyi tercih ediyorlar, bilemiyorum.

 

Filipinlerle ilgili aklımda kalanlar bunlar, Filipinler’de bulunduysanız, sizler neler düşünüyorsunuz?






Yazar Hakkında Tüm Yazıları Göster

Mesut Toker

Cevap Ver

E-Posta adresiniz herkes tarafından görüntülenmeyecektir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: