Ulaşım

Ülkeye hava yolu ile ulaşım için ilk akla gelen destinasyon Manila. Türk hava yollarının dışında Qatar Airways, Emirates, Ethiad’in ve Asya’dan Singapore Airlines ile ülkeye ulaşabilirsiniz. İstanbul’dan yapılan Kore uçuşları da bir alternatif ancak genellikle Birleşik Arap Emirlik’i ve Qatar’la rekabet edemiyorlar.

Ayrıca Qatar Airways’in Manila’ya 2 saat uzaklıktaki Clark Hava alanına, Emirates’in de ülkenin 2. büyük şehri olan Cebu’ya direk uçuşları var. Ucuz bilet derdiniz yoksa Manila’nın karışık trafiğine girmeden tatilinize başlayabilirsiniz.

Eğer ilk durağınız Manila ise, uluslararası terminal çıkışında bulunan ring hatlarla diğer iç terminallere geçebilir ve Cebu Pasific ve AirAsia gibi firmalarla 25-30 Usd’ye iç hat uçuşlarınızı yapabilirsiniz.

Ülke içi diğer en önemli ulaşım araci feribot ve deniz araçları. Ülkenin 7000’den fazla adadan oluştuğu düşünüldüğünde sebebi daha iyi anlaşılıyor. Aslında daha 15-20 yıl öncesine kadar en büyük ulaşım araclarıymış. Son yıllarda büyük şehirlere hava alanları yapılmış ve adalar hava yoluyla birleşmiş.

Seyahatinizi uçak yerine gemilerle yapmayı da deneyebilirsiniz. Ancak bu gemiler genellikle çok yavaş ve konforsuz. Genellikle içerisinde koltuk yerine hamaklar var ve yolculuk günler sürebiliyor. Zamanınız ve sabrınız varsa deneyebilirsiniz. Ancak diğer akılda tutulması gereken şey Filipinler Pasifik okyanusunun hemen kenarında ve bir tayfunlar ülkesi. Gemi ve uçak seferleri pek çok kez ertelenip, iptal edilebiliyor. Yukarıda saydıklarımızın dışında pek alternatifiniz yok. Kendi aracınızla seyahati düşünseniz bile ada aktarmalarını araç feribotları ile yapmalısınız.

Şehir içi ulaşıma gelirsek, ulaşımın bel kemiğini ‘jeepney’ denen ilkel minibüsler taşıyor. Küçük bir kamyonetin arkasına karşılıklı olarak oturuyorsunuz, parayı elden ele uzatıyorsunuz. İnmek istediğiniz yerde aracın üzerindeki tenteye vurmanız yeterli. Araçlar oldukça eski ancak çok süslü. Üzerlerinde amerikan film-dizi kahramanları var. Akılda kalıcı isimler yazılmış. Bizdeki minibüs kültürünün biraz daha süslü hali diyebiliriz. Küçük şehirlerde bu tip araçları daha az görüyorsunuz. O noktada devreye ‘trike’denen 3 tekerli, yanda yolcu selesi bulunan motorsikletler devreye giriyor. Okula giden çocuklardan pazara giden babaanneye kadar herkes bu araçları kullanıyor. Bunların dışında motor bisikletli kişilerin arkalarında yolculuk yapmak isteyen kişileri aldıklarını görüyorsunuz.

Nüfusu birkaç yüzbinin üzerindeki şehirlerde taksi de oldukça kullanılıyor. Klimalı olmaları en büyük avantajları.  Ancak iş saatlerinde boş bir tane bulmak zor olabiliyor. Temel olarak Filipinler’de ulaşımın bel kemiğinin motorsiklet olduğunu söyleyebiliriz. Bunun üzerine büyük bir ekonomi dönüyor. Küçük boyutundan dolayı az yakıp fakir insanların cebini yakmazken, siz de güneşin içinize işlediği bir iklimde püfür püfür yolculuk yapmış oluyorsunuz.

Döviz para mevzuları

Ülke sizi nakit kullanmaya zorluyor. Manila, Cebu gibi büyük şehirler hariç banka görmek bile çok zor. ATM’ler kısıtlı. Özellikle El Nido, Boracay, Palawan adası gibi yerlerde ATM bile bulamayacaksınız. Özellikle küçük yerleşim birimlerine seyahat ediyorsanız mutlaka yeterinden fazla nakdinizin olduğuna emin olun.

 Ülkede bankanın yerine geçen kurumlar “pawn shop-rehineci dükkanları”. Amerikan dizi ve filmlerinden hatırlayacağınız bu dükkanlar, elinizdeki değerli eşyaları, altınları, takıları rehin alıp, karşılığında para vermeye dayanıyor. Belli bir süre sonunda parayı faiziyle iade edip, rehin verdiğiniz değerli eşyanızı geri alıyorsunuz. Ya da sadece faizini ödeyerek kredi geri ödeme sürenizi uzatabiliyorsunuz. Ayrıca bu dükkanlar, döviz bürosu, 2.el eşya alım satımı, ülke içi ve dışı para göndermek amacıyla da kullanılıyor. Küçük yerleşim yerlerinde banka ve atm göremeseniz de bu dükkanlardan mutlaka görüyorsunuz.

Ülkenin para birimi peso, yazı tarihi itibariyle 1 USD yaklaşık 50 peso. Hava alanı, şehir merkezi arası pek oran farkı yok. Ayrıca merkezi otellerde de döviz bozdurabiliyorsunuz. Kredi ve ATM kartlarının kullanımı konusunda maalesef pek kullanışlı değil. Sadece büyük restoranlarda kabul ediliyorlar. Yanınızda getireceğiniz nakdin dışında pek güvenmemenizde yarar var.

Şehirler

Manila ülkenin başkenti ve en kalabalık şehri. Trafik konusunda gerçekten kötü bir ünü var. Birkaç kilometrelik yol saatler sürebiliyor. Aslında şehir merkezleri küçük ancak banliyöler çok büyük alanlara yayılmış durumda. Uçaktan şehre yaklaşırken bu çok net görülebiliyor. Özellikle mesai saatleri içinden çıkılmaz bir hal alabiliyor. Manila’da toplu ulaşım otobüsler ve “jeepney”lerle sağlanıyor. Ülkenin geri kalanında görebileceğiniz “trike”lar burada kullanılmıyor.

Ülkenin başkentinin dışında kalan şehirleri çok fazla büyük değil. Özellikle adalarda yerleşim yerleri deniz kenarına yerleşmiş durumda. Toplu taşıma için “jeepney” ve “trike” kullanılırken, yerli halk en çok motosikletleri tercih ediyor. Ülkedeki araçlar da oldukça küçük ve ekonomik araçlar.

Ülke 7100 adedin üzerinde adadan oluştuğu için yerleşim yerleri çok dağınık ve bir birinden uzakta bulunabiliyor. Son yıllarda adalar uçaklarla bir birine bağlanmaya başlanmakla birlikte, deniz ulaşımı da halen önemli bir paya sahip. Özellikle gelir düzeyi düşük halk, bölgesel gemilerle çevre yerleşim yerlerine ulaşabiliyor.

Yeme-İçme

Tipik Asya mutfağı özellikleri göstermektedir.  Ancak baharat ve acı kültürleri pek gelişmemiştir. Amerikan egemenliğinin izleri de ülkenin dört bir yanında görülmektedir. Amerikan pizza zincirleri, donut mağazaları, KFC ve yerel tavuk mağazası Joliibee’yi ülkenin en ücra köşelerinde bile bulmak mümkündür.

Yerel kişiler evlerinde yemekten ziyade sokak mutfaklarını tercih etmektedirler. Hijyen sorununuz yoksa sokak yemekleriyle sadece 1-2 dolara karnınızı doyurmanız mümkündür. Diğer Asya ülkelerinin aksine hamurişi satan cafe ve mağazalar her yerde bulunabilmektedir. İçlerine genellikle peynir, soğan, tereyağı vb. koyulmaktadır. Sabah kahvaltıları Filipinlerde sorun olmayacaktır.

Turistik yerlerde, özellikle sahil kesimlerinde dünya mutfaklarının her çeşidine rastlanmaktadır. Her türlü yemeği yiyemeyenlerdenseniz, biraz daha fazla ödeyerek karnınızı doyurabilirsiniz.

Pasific okyanusunun kenarındaki ülke deniz mahsülleri konusunda çok şanslıdır. Özellikle turistik yerlerde her türlü deniz canlısını seçerek yemeğinizi yaptırabilirsiniz. Ayrıca açık büfe tarzında mekanlarda oldukça yaygın. kişi başına ortalama 10-20 USD arasında fiyatlar değişiyor.

İnternet

Ülkemize uzak konumu dolayısıyla kendi hattımızı orada kullanmak pek mantıklı olmayacaktır. Ülkede kalış sürenize göre, hava alanında satılan ön ödemeli telefon hatlarından birini almak mantıklı olacaktır. Biz seyahatimizde “Smart” marka 5 GB kotalı ön ödemeli bir hat kullandık. Hava alanında bavullarınızı aldıktan sonra ilk çıkışta şirketlerin stantlarını yan yana dizilmiş şekilde göreceksiniz. Sadece pasaport örneğiniz alınıp, 5 dakika içerisinde telefon ayarları yapılıyor. Yazı tarihi itibariyle 5 GB’lık paket 1000 peso/20 USD idi. Ülke içerisinde aynı paketin 500 peso civarında satıldığını gördük. Hava alanından karşılanmanız ve kalacağınız yere götürülmeniz durumu varsa sonra da almayı düşünebilirsiniz.

İnternet kalitesine gelirsek, şehir merkezlerinde sorun yaşanmıyor. Ülkemizdeki hızlara yakın değerler alabilirsiniz. Ancak şehir merkezleri terkedildikçe internet oldukça kötüleşiyor. El Nido gibi turistik yerlerde bile 3G almanız mümkün olmuyor. Ancak hotel ve hostellerde internet iyi, bu gibi durumlarda kaldığınız yerin internetini kullanmak akıllıca olabilir.

İklim

Filipinler tropikal iklim kuşağında. Yaz-kış sıcaklıkların 20-32 derece aralığında görüldüğü ülkede kuru ve yağışlı olmak üzere iki mevsim yaşanıyor. Kasım-Mart ayları arasındaki nispeten daha az yağışlı mevsimde gezi için en ideal aylar olarak öne çıkıyor. Ancak yılın her ayı gelinebilecek, yağış olasılığının biraz da şansa bağlı olduğu bir destinasyon.

Eğer kalabalıklardan hoşlanmıyorsanız Kasım başından itibaren Aralık ortasına kadar tatilinizi planlayabilirsiniz. Konaklama daha ucuz, aktiviteler daha az kalabalık olacaktır. Ancak hava her zaman istediğiniz gibi açık olmayabilir. Ancak tropikal ülkelerde yağışların çoğu zaman sadece bir kaç saat sürdüğünü akılda tutmakta yarar var. Güçlü bir sağanak yağışın üzerinden bir saat geçmeden ortalık günlük güneşlik olabilir.

İletişim

Ülkede istisnasız hemen hemen herkes ingilizce anlayabiliyor, temel düzeyde konuşabiliyor. Halk çoğu zaman yerel dilin içerisine bile ingilizce kelimeleri, hatta cümleleri katabiliyor. Aslında ülke uzun süredir Amerikan egemenliğinin altında değil, ancak uzun süre okullarda birinci yabancı dil olarak öğretilmiş. Ancak yine de aksanlarını anlamak her zaman kolay değil. Yeni nesil özellikle küçük çocuklar ingilizce bilmiyor, Duterte’den sonra okullarda ingilizce öğretimine verilen önem azaltılmış.

Gezgin olarak en kolay anlaşabileceğiniz, en az düzeyde sorun yaşayacağınız Asya ülkelerinden biri Singapur diğeri Filipinler olmalı. Ayrıca şehirdeki neredeyse tüm uyarı levları, reklamlar ingilizce. Gazeteler ve radyolarda ingilizce göze çarpıyor.

Aslında Filipinler’in adalardan oluşması nedeniyle çok farklı lehçeler ve ayrı diller konuşulmakta. İngilizce bu farklı dillerin birleşme noktası oluyor.

Gece Hayatı

Filipinler gece hayatı için önemli kentler; Manila, Angeles, Boracay ve daha sonra turistik yerler olan Palawan adası, Puerto Princesa ve El Nido olarak sayılabilir.

Başkent Manila ve 80 km uzağındaki Angeles City sex turizmi için gelen yabancıların seçtiği şehirlerdir. Şehrin sadece belirli bölgesinde, gece klüpleri, Go-Go barlar ve Gece Klüpleri bulunur. Tayland’ın aksine devlet buralarda denetimi çok sıkı tutmaktadır. Dansçılar düzenli olarak sağlık kontrolünden geçmekte, sahne şovlarında üstlerindekileri tamamen çıkaramamaktadırlar. Ayrıca şehrin yetkili kurumlarından alınan yaka kartları sürekli üzerlerinde bulunmak zorundadır.

Balayı adası olarak bilinen Boracay, ülkenin gece hayatının aktif olduğu bir başka önemli noktadır.

Yazar Hakkında Tüm Yazıları Göster

admin

Cevap Ver

E-Posta adresiniz herkes tarafından görüntülenmeyecektir.