Filipinler pasifik okyanusunun batı ucunda bulunan,  yedi binin üzerinde ada ve adacıklardan oluşan bir Asya ülkesidir. Kasım ayında gidebileceğim sıcak ve ucuz bir ülke arayışlarına başladığımda daha önce gitmediğim Ürdün ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Dubai’yi pahalı olmasından dolayı elemiştim. Geriye iki haftamı geçirebileceğim, aynı zamanda bize yakın İran ön plana çıkmaya başlamıştı. Planlarımı yapmaya başlamışken Katar hava yollarının kampanyasına rastladım. İki gün süreyle verilen uygun fiyatlı biletlerden alarak İran planını bir başka zamana ertelemiş oldum.

Binlerce adadan oluşan bu Asya ülkesi halen tam olarak popüler olmuş değil. Pek çok keşfedilmeyi bekleyen doğal güzellikleri var. Bunları ayrıca yazmayı planlıyorum ancak ülkeden biraz bahsetmek gerekirse, uzun yıllar İspanyol sömürgesi altında yaşamışlar. İsimlerinden, dinlerinden, şehir ve kasabalarına verdikleri adlardan bunu görmek mümkün. Hatta ülkenin ismi bile bir İspanyol prensi olan Philip’ten geliyor.

Filipinler Gezi Rehberi İçin;

İspanyollardan sonra onları etkileyen diğer bir millet Amerikalılar olmuş. Amerikan etkisini de ülkede neredeyse ana dil olan ingilizceden, arabalardan, Amerikan malları ve zincir mağazalarından anlamak mümkün. Diğer bir etkileşim sebebi de ülkede yaşayan yaklaşık yüz milyon Filipinliye karşılık yurt dışında yaşayan on milyon kişi. Bunların büyük kısmı da Amerika’da çalışıyor.

Filipinler tropikal iklime sahip. Yağışlı ve kuru olmak üzere iki mevsim yaşanıyor. Ancak yağmur her hangi bir mevsimde yağabilir. Sıcaklıkta yıl boyunca aşağı yukarı aynı kalıyor. Muson yağmurları ve fırtınalara yakalanmadığınız sürece her mevsim gidilebilecek bir ülke. Ancak en çok tercih edilen aylar Aralık ve Mart arası. Bu dönemlerde otel ve tur ücretlerine daha yüksek fiyatlar vermeniz gerekebilir.

İstanbul’dan direk uçulduğunda 10 saat gibi bir sürede ülkenin başkentine ulaşabilirsiniz. Benim gibi aktarma yaparsanız yolculuk 16-17 saati bulacaktır. Pek çok kişi Manila’yı trafiği yüzünden pas geçip Clark, Cebu, Boracay gibi hava alanlarına direk uçmak istiyor. Tabi bunun için daha fazla ödemeniz gerektiğini söylememe gerek yok sanırım.

Gece yarısı İstanbul’dan kalkan uçağım dört saat sonra aktarma yapacağımız Doha’ya varıyor. Bir sonraki uçağa 5 saatim var. Filipinler’le aramızda beş saat fark var, adapte olmak için uçakta uyumaya karar veriyorum. Doha’da zamanınızı geçirebileceğiniz pek çok kafe ve restoran var. Mağazalardan bahsetmiyorum, hepsi dünyaca ünlü markalar, ben bakmakla yetiniyorum. Eğer dinlenmek ya da uyumak isterseniz, hava limanında buna uygun yerler ayarlanmış. Ayaklarınızı uzatabildiğiniz uzun koltuklarda dinlenebilirsiniz. Aileler için ayrıca odalar da düşünülmüş. Küçük ama güzel detaylar. Eğer zamanınızı kahvenizi yudumlayarak geçirmek isterseniz pek çok seçeneğiniz var. Fiyatlar İstanbul’da alıştığımız düzeyde.

Manila’ya uçuşumuz yaklaşık dokuz saat sürüyor. Uçağın neredeyse tamamı yurt dışında yaşayan Filipinolar. Tatil sezonunun daha başlamamış olmasından Avrupalılar azınlıkta. Katar hava yolları ayrıca Manila’ya 2 saat mesafedeki Angeles şehri yakınındaki Clark hava alanına da uçuyor. Manila bu konuda o kadar kötü üne sahip ki, pek çok kişi Clark’a uçarak buradan ülke içine aktarma yapıyor.

Ülkenin başkenti Manila’ya vardığımızda saat gece yarısı olmak üzere. Hava alanı gerçekten büyük. Cebu’ya yapacağım uçuş için terminal 3’e geçmem gerekiyor. Yürüyerek gidilemediğini öğreniyorum. Hemen hava alanı çıkışında sağda bir otobüs göreceksiniz. Ücretsiz bir servis. Yaklaşık 15 dakikalık bir yolculuk yapmamız gerekiyor.

Hava alanını terk etmeden telefon hattı aramaya başlıyorum. Türkiye hatlarını Asya’da kullanmak imkansız. Çıkıştan hemen önce firmaların masalarını göreceksiniz. İnternette okuduğum yorumlar ‘smart’in daha iyi olduğu yönündeydi. Onu seçiyorum. 5Gblik paket yaklaşık 20 usd. Her şeyi kendileri hallediyorlar. Sadece pasaport fotokopisi ve bir kaç imza atmanız gerekiyor. Genel olarak iyiydi, ancak bazı yerlerde ve akşam saatlerinde yavaşladığını hissedebiliyordum.

Esas tatilim adalarda olacağından Manila’da hava alanından çıkmadan Cebu’ya gitmek için işlemlerimi yaptırıyorum. Burada Kanada doğumlu ama Japonya’da ingilizce öğretmenliği yapan, ailesini ziyarete gelen bir Filipinli arkadaşla tanışıyorum. Onun uçağı çok daha geç bir saatte. Beraber dolaşıp bir şeyler içiyoruz. İlk güzel arkadaşlığımı yapıyorum. İlk izlenimim çok sıcak kanlı insanlar oldukları yönünde oluyor.

Cebu’ya Cebu Pasific isimli bir ucuz hava yolu firmasıyla uçuyorum. Bir ay önceden bilet bakarsanız 30-40 dolara bilet bulunuyor. Ancak bagaj haklarına dikkat edilmeli, aksi halde ucuz bilet aldım derken check’in kontuarında daha fazla ödemek zorunda kalabilirsiniz.

Sabah 6 gibi kalkan uçağımız yaklaşık bir saati biraz aşan bir süre sonunda Cebu’ya iniş yapıyor. Cebu yazımızda görüşmek üzere…

                           

Yazar Hakkında Tüm Yazıları Göster

Mesut Toker

Cevap Ver

E-Posta adresiniz herkes tarafından görüntülenmeyecektir.