Tarihi ve kültürel mekanlarıyla insana kendini hayran bırakan Lviv. Her köşe başında mutlaka görülmesi gereken müze, kilise, cafe, restoran ve daha birçok mekanı gezip, tarihte yolculuk yapabilir, leziz kahve ve yemeklerin tadına bakabilirsiniz. Gezi esnasında gittiğim ve gördüğüm birkaç yeri sizler için derledim.

 

 

Ayrıca Lviv ile ilgili bir önceki yazım için;

Lviv – Gittim, Gezdim, Geldim

 

Rynok Square

Rynok, Ukraynaca ‘Pazar’ anlamına geliyor. Ratusha Kulesinin bulunduğu belediye binasının etrafı kare şeklinde 44 renkli bina ile çevrili. 18. Yüzyılın başlarına kadar apartmanlarda numara yokmuş. Adres verirken binanın rengi ve şekli söylenirmiş. Aynı dönemde evlerin pencereleri en fazla 3 tane olmak zorunda, fazlasından vergi alınıyordu. İnsanlar buna rağmen 4 veya 6 pencereli evlerde yaşamış. Bu meydanda dolanırken bir sürü insan ve aslan heykeli ve müze görebilirsiniz. Müzeye girişler oldukça uygun. Kişi başı 4-5TL. Cansız mankenler, tarihi kıyafetler içerisinde şeker satan Lviv’li kızlar, genci, yaşlısı dolduruyor meydanı. Hangi sokağa girerseniz girin sonu hep Rynok’a çıkıyor.

High Castle

Tüm Lviv’i daha yüksek bir noktadan görmek isteyeceğiniz bir yer. Şehir merkezine uzak değil. Dilerseniz otobüsle yakın bir noktaya kadar gidip, sonrasında yürüyerek devam edebilirsiniz. Eğer merkezden yürümek isterseniz de yarım saat veya 45 dakika kadar sürüyor. Tepeye doğru bir süre sonra hep merdivenle çıkılıyor. Biraz zahmetli ama doğayı seviyorsanız, bu zahmete katlanmaya değer. High Castle deyince insanın aklına gelen manzara, kale ya da kaleye ait kalıntılar oluyor. Ama hiçbiriyle karşılaşmıyorsunuz. Yalnızca tüm şehri engelsiz görebileceğiniz bir manzarayla karşılaşıyorsunuz.  Bir yanda tren istasyonu ve çevresi, bir yanda Rnok Meydanı ve çevresini diğer yanda yemyeşil doğayı görüyorsunuz.

City Hall

High Castle’dan sonra şehrin en yüksek yerlerinden biri de burası. Rynok Meydanı merkezinde bulundan belediye binasından giriş yapılıyor. Asansörle 4. kata çıkıp sonrasında tam 300 ahşap merdiven tırmanıyorsunuz. Eğer bizim gibi şansınıza asansör bozuk olursa tırmandığınız merdiven 400’ü geçiyor. ‘Tower’ yazılı tabelaları takip ederek bilet satış noktasına ulaşıyorsunuz. Sonrasında ayaklarınıza kuvvet J kuleye doğru tırmanırken, ucunda beton bulunan, aşağı doğru asılan çelik halatlar, zirve noktasında mekanik kısmını göreceğiniz, belediye binasının tepesinde bulunan saate ait. Her 15 dakikada çan seslerini duyuyorsunuz. Hatta sabah 10.00 ve akşam 19.00’da çan sesleri ile beraber üniformalı 2 kişiyi belediye binasının en üst katındaki balkondan milli marşı çalarken görebilirsiniz. City Hall zirvesinden Rnok Meydanını ve çevresini izleyip, meydandaki tüm renkli binaları yukarıdan fotoğraflayabilirsiniz. Sabah erken saatlerde ya da akşam kapanmaya yakın bir saatte giderseniz insan trafiğine takılmadan kuleye çıkabilirsiniz.

 

Lviv Coffee Mining Manufacture

Şehrin en ünlü Kahve üreticisi. Rynok Meydanı’nda oldukça ilgi gören bir mekan. Oturup kahve içebileceğiniz gibi, kendi öğüttükleri kahveyi ve kahveye özgü hediyelik eşyaları satın alabileceğiniz bir yer. İçeri girer girmez yoğun bir kahve kokusu sizi karşılıyor. Tavanda asılan cezveler, birbirinden farklı paketlenmiş kahveler, kahve çekirdeği ile dolu çuvallar ve ilerledikçe cafesini göreceksiniz. Gezmekten yorulduğunuzda kısa bir mola vermek için ya da akşamları arka bahçesinde 20.00’den sonra canlı müzik eşliğinde de kahvenizi yudumlayabilirsiniz.

Lviv Handmade Chocolate

Lviv Coffe’den çıkınca soldan devam edin. Aynı cadde üzerinde göreceğiniz dört katlı bu mekan dış tasarımı ile dikkat çekici. İlk giriş katında yaratıcı ellerin çikolataya nasıl şekil verdiğini görebiliyorsunuz. İkinci ve üçüncü katta birbirinden lezzetli ve gösterişli çikolataları görebilir ve satın alabilirsiniz. Son katta, oturup dinleneceğiniz gördüğünüz çikolataları kahve veya çay eşliğinde deneyimleyebiliyorsunuz. Çay içecek olursanız önerim, iki kişiye bir demlik çay yeterli geliyor.

Arsenal Müzesi

Şehir cephaneliği olarak bilinen müze, 17. Yüzyılın bölge savunma binası olarak geçiyor. Müzede, dünyada 300’den fazla ülkeye ait orijinal ateşli silahlar, kılıçlar, tüfekler, toplar, mermi kovanı, dönemin savaşlarında, bölgede savaşan Avrupa, Asya ve Afrikalı insanlara ait eşyaları görebilirsiniz.

Antikacılar Pazarı

Burası Pidvalna caddesi üzerinde, daha çok koleksiyonerlerin geldiği, eski kitapları, filmli fotoğraf makinelerini, Ukrayna askerlerinin eski orijinal rozetleri ve daha fazlasını uygun fiyata bulabileceğiniz bir yer.

Opera Binası

Svobody caddesi üzerinde yer alan Opera Binası, hemen hemen haftanın her günü bale, opera, konser ve tiyatroya ev sahipliği yapan Avrupa’nın en iyi opera binalarından biri. Hatta, araştırdığım kadarıyla hikayesi bile var. 1800’lü yıllarda Lviv’de opera binası yapmak için yarışma düzenleniyor. Zygmunt Gorgolevski’nin, nehrin üzerine inşa etmeyi planladığı opera binası projesi ile birinci seçilir. Fakat binanın sağlamlığına dair endişe edildiği için büyük bir tepki alır. Bina yapımı biter bitmez Mimar Gorgolevski ölür. Yüz yıldan fazladır dimdik ayakta duran bina, altın ve mermer detaylar, resimler, rölyefler, mozaiklerle çeşitli görsel şölen yaratıyor.

Lychakiv Cemetery

‘Gezilecek yerler arasında mezarlık yer alır mı?’ diyecekseniz. Kültürü, geçmişi ve o sanatsal eserleri görmek için kesinlikle görülmesi gerek. Şehir merkezine çok uzak değil, çok yakında değil. Yürümeyi seviyorsanız, yürüyüş mesafesinde. Taksiyle gitmek isterseniz de en fazla 15 dakikanızı ve 20tl gibi bir ücreti gözden çıkaracaksınız. Büyükçe bir kapıdan içeri girince sanki bir açık hava sanat müzesinde hissediyor insan. Şehrin ileri gelenlerinin yattığı mezarlıkta, ressam, yazar, mimar, besteci, aktör bilim insanı, siyasetçi ve daha birçokları yer alıyor. Büyüklü küçüklü heykelleri ve minik kilise ve şapelleri görebiliyorsunuz. 1918’de Polonya-Ukrayna arasında gerçekleşen savaşta vefat eden Ukrayna Galiçya askerleri anısına yapılan Ukrayna Anıtı’nı ve şehitliği görmenizde mümkün. Çok temiz bir mezarlık. Gezi sırasında, mezarlık ziyaretine gelen insanları ellerinde, temizlemek için boş su bidonları, sünger, süpürge, ardından yakmak için mum ve çiçeklerle görebilirsiniz.

Kryivka Restoran

Savaş zamanında askerlerin sığınak olarak kullandığı Kryivka günümüze mevcut dokusuna zarar vermeden restoranta çevrilerek misafirlerine ev sahipliği yapıyor. Mekan Rynok Meydanında, belediye binasının tam karşısında yer alıyor. Gittiğinizde mutlaka sıra ile karşılaşacaksınız. Ama sakın aldanmayın, sıra çabuk ilerliyor. Acaba ne ile karşılaşacağım derken, eski ahşap kapı açılınca karşımda orta yaşlarda, asker üniformalı bir görevli elinde tüfekle, parola soruyor. Arkadaşım tecrübeli olduğu için direk ‘Slava Ukraine’ yani ‘Yaşasın Ukarayna’ dedi. Görevli de o zaman anlamadığım ama arkadaşımın söylemesine göre ‘kahramanlarımız yaşasın’ anlamına gelen bir şey söyledi. Nereden geldiğimizi sordu, Türkiye’den geldiğimizi söyleyince arkada kalan arkadaşıma Türkçe ‘kapıyı kapat’ demesi bizi şaşırttı. Hepimiz birden bir ‘oooooo’ladık J İçeri girerken görevli, herkese birer kadeh acılı vodka ikramında bulunduktan sonra hoşgeldiniz diyerek ikinci kapıyı açıyor. Merdivenlerden inerek girdiğiniz mekanda sağınızda, solunuzda her yerde savaş döneminden kalma kıyafetler, parkalar, fotoğraflar, iletişim aletleri, silahları ve daha hayranlıkla göreceğiniz birçok şey var. Restoranda görevli tüm garsonlar, kamuflaj pantolon ve üzerinde Ukrayna’nın milli sembolü olan, ‘özgürlük’ anlamına gelen Volya’nın bulunduğu siyah tişörtler giyiyor. Dilerseniz yemek yiyebilir, dilerseniz kahvenizi içip ve tatlınızı yiyebileceğiniz bu harika yerde bir yandan da fondan gelen savaş ve mors alfabesi sesleri ile değişik bir atmosferi yaşayabiliyorsunuz. Bu arada değinmeden geçemeyeceğim. Tatlıları çok güzel, hafif. Özellikle cheesecake ve yöresel olarak vişne ile yaptıkları tatlılar harika. Kriyivka’da yedik içtik hadi kalkalım deyince hemen çıkılmıyor. Çıkmadan arka bahçeyi bir görün derim. Bahçe dediysem önü açık, manzaralı bir bahçe değil. Etrafı dört bina ile kaplı üstü açık bir bahçeye çıkınca sol tarafınızda bir tezgahta yine savaş döneminden kalma daha büyük iletişim aletleri, eski daktilo, radyo ve televizyonları göreceksiniz. Sağ tarafta ise bir tankın üzerine yerleştirdikleri eski tip siyah bir araba göreceksiniz. Yine aynı alanda merdivenlerle dört kat yukarı çıkıp çatıya geldiğinizde, savaştan kalma bir uçaksavar göreceksiniz. Rahatlıkla uçaksavarın koltuğuna oturup manzarayı izleyebilir, fotoğraf çektirebilirsiniz. Çıkışa doğru giderken hediyelik eşya mağazasından geçiyorsunuz. Birbirinden ilginç askeri eşyalar ve yerel hediyelik eşyaları görüp satın alabilirsiniz. Tüm personel güleryüzlü ve yardımsever.

Uygun fiyata bilet almak ve kampanyaları takip etmek için  turna.com‘u takip etmeyi unutmayın.

Bir sonraki gezide görüşmek dileğiyle.

Yazar Hakkında Tüm Yazıları Göster

Merve Yılmaz

Cevap Ver

E-Posta adresiniz herkes tarafından görüntülenmeyecektir.