1800’lü yılların sonunda Sovyetlerin Moskova ve St.Petersburg’dan sonra 3. büyük ve önemli şehri olmayı başarmış Odessa, Ukrayna’nın Karadeniz’e açılan noktası. Tarihi ve estetik binaları, parkları, alışveriş imkanları ile bir cazibe merkezi olan kenti ziyaret etmek isteyen gezginler için hazırladığımız rehbere göz atabilirsiniz;

 

Toplu Taşıma – Ulaşım

Şehirde genel itibariyle troleybüs ve minibüsler kullanılıyor. Nereden bildiğiniz ve ne kadar gideceğiniz önem taşımıyor. Seyahat karşılığında sabit bir ücret veriyorsunuz. Troleybüs kullanacaksanız herhangi bir kapıdan binip, istediğiniz yere oturabilirsiniz. Üzerinde tek renk bir tişört olan elinde bilet koçanları göreceğiniz görevli yanınıza gelip sizden para istiyor. Yazı tarihi itibariyle 2 grivna, yani yaklaşık dolarının onda biri kadar bu yüzden olabildiğince toplu taşıma kullanmanızı tavsiye ediyoruz. Minibüsler biraz daha dar olan sokaklarda çalışıyor. Türkiye’de kullanmaya alışık olduğunuz mantıkla çalışıyorlar. Yazı tarihi itibariyle ücret 5 grivna idi yani doların 5’te biri kadar. Ücret standart, mesafeden bağımsız olarak aynı ücreti veriyorsunuz. Yolcular genellikle ücretli inerken ödüyorlar. Nerede ineceğiniz  konusunda bilginiz yoksa Ukraynaca ve Rusça bilmeniz beklenebilir, bu bölgede yabancı dil kimsenin umurunda değil. Araçlar üzerindeki tabelalar kiril alfabesiyle yazıldığı için ilk başta anlaşılması güç olabiliyor. Uzun süreli burada yaşayacaksanız cebinize yüklediğiniz harita uygulamasıyla kullanmanız. Yine de kısıtlı bütçeye sahip gezginler için toplu taşıma bulunmaz nimet ve her yerde de işler bir ulaşım sistemi bulmak kolay değil. Bu yönden eski Sovyet ülkelerinde sorun yaşamayacağınızı söyleyebiliriz.  Taksilere gelirsek şehir fazla turistik bir yer olmadığı için rahatsız edilmiyorsunuz.  Yazı tarihi itibariyle üç kilometrelik yolculuk yaklaşık 3 TL, ancak anlaşabileceğiniz bir şoför bulmak kolay değil. Bir şekilde önceden gideceğiniz yer ve ücret konusunda anlaşmaya çalışın, yoksa kötü sonuçlardan kaçınmak için “uber” kullanılmasını tavsiye ediyoruz. Uber oldukça işler bir durumda. Odessa gibi küçük bir şehirde ödeyeceğiniz tutar 8-10.-TL’yi geçmiyor.

 

Odessa hava alanına Türkiye’den İstanbul ve Ankara’dan seferler var. Taksi ukraynada çok uygun ancak kötü niyetli bir taksiciye denk gelme ihtimaliniz var. Yazı tarihi itibariyle normal bir taksi yolculuğu 150-200 grivna tutuyor. Bu da yaklaşık 6-8 USD demek. Ancak yerel dilde konuşamıyorsanız taksimetrenin kullanıldığından ya da taksiye binmeden önce fiyatta anlaştığınızdan emin olun.

En ekonomik yöntem treleybüs hattını kullanmak. Hava limanı şehirden sadece 7,5 km uzaklıkta  olduğu için yolculuk toplu taşımayla bile kısa sürüyor. Troleybüsün numarası 14, şehir merkezindeki tren istasyonuna kadar gidiyor. Yolculuk yaklaşık 30 dakika sürüyor. Ücret yazı tarihi itibariyle 1,5 grivna. Detaylı bilgiyi şu resmi siteden alabilirsiniz.

 

Döviz – Para mevzuları

Pazar günü şehirde olmama rağmen döviz bozdurmak da sorun yaşamadım, genellikle kalabalıkların olduğu yerlerde döviz büroları göreceksiniz. Pek çok köşe başında ışıklı tabelalarını görmek mümkün. Genellikle aynı yerde birden fazla dükkan oluyor, rakamlar da birbirine benzer. Çok fazla banka şubesi bulunmuyor.  Küçük iş yerleri hariç kredi kartı daha yaygın olarak kullanılıyor. Türkiye’deki kadar yaygın bir durum beklemeyin ama market vb. güvenilir yerlerde nakit yerine kullanmak isteyebilirsiniz. Kredi kartı kullanılması durumunda döviz kurlarının işimize gelmeyeceğini söyleyebiliriz. Bu yüzden mümkün olduğu kadar nakit kullanımı, sadece nakit sıkıntısı durumlarında ve de güvenilir iş yerlerinden kredi kartı kullanımı öneriyoruz. Döviz bürolarında dolar-euro doların dışında pek fazla yabancı para kabul edilmiyor. Eğer Moldova’dan ya da Polonya’dan ya da Belarus’tan ülkeye girecekseniz mümkünse gelmeden o ülkede paralarımızı dolara veya yerel para birimi olan grivnaya çevirmeye çalışın.

Şehir

Şehir eski Sovyet tarzı ülkelerde görmeye alışık olduğumuz şekilde dizayn edilmiş şehir merkezi, çok geniş caddelerden ve sokaklardan oluşuyor. Evlerin, binaların dış yüzeyi ihtişamlı, mağazalar genellikle bodrum katlarında, dışarıdan bakıldığında mağazada ne satıldığını görmeniz mümkün değil. Binalardaki yaşam alanına giriş genellikle ön yüzlerindeki bir bölümden, içeri doğru yapılan 25 metre yürüyüşten sonra açılan meydanın etrafından yapılıyor. Oldukça kullanışlı çünkü evlerin önündeki istenmeyen trafiği de böylece engellemiş oluyorsunuz. Yine eski sovyet ülkelerinde görmeye alıştığımız şehir merkezlerinde çok şatafatlı yapılar, biraz şehir dışına çıkıldığında yerini eski dökük binalara bırakıyor.

Yollarda güvenlik ile ilgili bir sıkıntı yaşamayacaksınız. Geç saatlerde bile sokaklarda insanlar görülebiliyor. İnternetten bulabileceğiniz bilgilerde ırkçılık olduğunu göreceksiniz. Biz ziyaretimiz esnasında karşılaşmadık ama ten renginiz koyu ise başınıza bir şey gelme ihtimali daha yüksek maalesef. Doğu Avrupa’nın temel sorunlarından bir başkası geç saatlerde ara sokakların çok karanlık olması. Işıklandırma çok az, şehir her ne kadar güvenli ise de geç saatlerde buralardan uzak durmakta yarar var. Yine hırsızlık, silahlı soygun, cepçilik nadir de olsa görülebiliyor.  Eskisine göre az olmakla birlikte yine rüşvet olayları arada sırada da olsa rapor ediliyormuş, bu tip durumlarla karşılaşırsak Elçiliği aramamızı, bir şekilde onlarla konuşturmaya çalışmamızı tavsiye ediyorlar. Söylenen o ki, bu hareketi yapmaya başladığınız anda bile taleplerinden vaz geçiyorlarmış. Eskisine oranla çok daha az rapor ediliyormuş, muhtemelen  oranına çok çok azalan söylemekte yarar var.

Yeme-İçme

Bu konuda sorun yaşamayacağınızı söyleyebiliriz. Her türlü damak tadına uygun restoranların dışında sokak yemeği kültürleri de mevcut. Köşe başlarında kebaptan tutunda, sushi bar, Thai mutfağına  kadar farklı dünya mutfakları görmek mümkün. Her yerde olduğu gibi şehir merkezine doğru restoranların büyüklüğü de artıyor. Dolayısıyla fiyatlar da artıyor ancak dediğimiz gibi her türlü bütçeye uygun yemek bulmak mümkün. Bir diğer konu kahve, cafe konusunda sıkıntı yaşamayacağınız. Küçük bir aracın arkasına konmuş kahve makinasında yapılan kahveyi alabileceğiniz gibi, büyük kahve zincirlerini de görmek mümkün. Hamur işlerinde de sıkıntı yok. Köşe başlarında ve marketlerde bizdekilere çok benzer poğaçalar, kurabiyeler, kekler, içerisi etle, peynirle doldurulmuş gözleme tarzı hamur işleri bulabilirsiniz, fiyatları da gayet makul.

İnternet

İnternet oldukça hızlı, sorun yaşayacağınızı zannetmiyorum. Pek çok kafe ve restoranda wifi şifresiz. Yol kenarında bile ücretsiz internet bulunması mümkün.  Türkiye’ye yakın konumu ve turkcell’in bu ülkede bir iştiraki olmasının da etkisiyle telefon hattınızı burada uygun fiyatlarla kullanabilirsiniz. Uzun süreli burada kalmayacaksanız, seyahatiniz için hat almanız gerekmeyecektir.

İletişim

Merkezi yerlerdeki restoranlarda genç garsonlar ve kasiyerler bir şekilde İngilizce anlaşabiliyorsunuz. Ancak bazı restoranlarda hala İngilizce menü bulunmuyor.  Eğer şanslı olduğunuza inanıyorsanız gözünüz kapalı bir şey sipariş verebilirsiniz, aksi halde cep telefonunuza yükleyeceğiniz bir uygulama işinizi görecektir. Odessa turistler, gezginler arasında fazla rağbet görmediğinden bir şekilde ilgilerini çekiyorsunuz. Yabancı olduğunuzu anladıklarında bir şekilde size yardımcı olmaya çalışıyorlar, ancak genel anlamda soğuk insanlar.

Üzerinde özellikle durmak istediğim konu genel olarak soğuk bir millet olduklarından fazla samimiyeti hoş karşılamıyorlar. İlk günlerde çocuklara olan sevgimi biraz samimi bir şekilde gösteriyordum, ancak Türkiye’de alıştığımızın dışında tepkiler aldığımı fark edince bundan vazgeçtim. Burada alışık olduğumuz şeyleri insanların tepkilerini test etmeden uygulamamakta yarar var. Bizim için çok basit olan kolundan tutma, sırtına dokunma vb. jestler bile garip karşılanabiliyor.

 

               

Yazar Hakkında Tüm Yazıları Göster

admin

Cevap Ver

E-Posta adresiniz herkes tarafından görüntülenmeyecektir.