Tarihi yüzyıllar öncesine dayanan Moldova, yaklaşık 300 yıl boyunca Bogdan Eyaleti adıyla Osmanlı egemenliğinde kalmıştır. Bu yüzden gerek kültürü, gerek yemekleri, gerekse dilindeki bazı kelimeleri bizden mirastır.  Avrupa’nın en fakir ülkelerinden biri olan Moldova uzun yıllar dışarıya göç vermiştir. Nufusunun yaklaşık üçte biri yurt dışında çalışmaktadır. Ülke gelirinin içerisinde yurt dışında getirilen dövizler önemli bir yer tutar. Sadece Romanya ve Ukrayna ile sınır komşusu olan ülke, şarap mahzenleriyle bilinir. Ülkenin batısı Romanya etkisindeyken, doğusunda Rusya yanlılarının yaşadığı ve tek taraflı bağımsızlıklarını ilan ettikleri Transdinyester bölgesi bulunur.

Bu ülkeyi ziyaret etmek isteyecek gezginler için notlarımız şöyle;

Havaalanı-Şehir Merkezi Ulaşım

Hava alanının şehre uzaklığı yaklaşık 15 km. Taksinin dışında otobüs ve minibüs imkanınız vardır. Taksi toplu taşımanın yaklaşık on katı daha pahalı. Çıkışa yönelip kapıdan geçtikten sonra sağ tarafta 165 numaralı minibüsleri göreceksiniz. 10-15 dakikada bir hareket ediyorlar. Yazı tarihi itibariyle fiyatları 3 lei idi. Yani yaklaşık bir doların altıda biri fiyatına. Belki de dünyanın en ucuz hava limanı şehir aktarmalarından biri olabilir. Belediye otobüsü de sabah erken saatlerden gece yarısına kadar bulunabiliyor. Fiyat aynı, 3 lei. Ancak minibüslerden biraz daha farklı bir güzergah izliyor.

Toplu Taşıma

Metro, akıllı kart vb. modern ulaşım metotları yok ama en bu fazla problem değil. araca bindiğinizde sizden para almaya birileri geliyor. Hiç bir şey yapmanıza, kart doldurmanıza, uğraşmanıza gerek yok. Belediye otobüsleri 90’larda yaşayanların aşina olabileceği türden, ikarus, 302 vb. Bir de elektrikli troleybüs var. Kolay olmasının sebebi, her durakta mutlaka duruyor, tüm kapıları açıyor, istediğiniz kapıdan biniyorsunuz. Paraları toplayan bizim eski muavinler gibi biri. Elinde bilet koçanı yeni binenlerin peşine düşüyor. Yolculuk ücreti 2 lei. 40 kuruş. Suyun 11 lei olduğunu düşünülürse ne kadar ucuz olduğu daha rahat kavranacaktır.

Minibüsler de aynı şekilde. Üç haneli numaraları var ve İstanbul minibüsleri gibi nereye gittikleri latin alfabesiyle yazıyor. O yüzden en azından Kişinev’de kiril alfabesi ulaşımda sorun olmayacaktır. Minibüslerde ilginç olan bizdeki servis arabası olan modelleri minibüse çevirmişler, ama bir şekilde şoför yanındaki koltuğu kaldırıp, giriş kapısını o kapı yapmışlar. Elinizde kocaman valiz bile olsa, diğer kapıyı açmıyorlar ve önden binmeniz gerekiyor.

Yeri gelmişken söyleyeyim uber denemelerim sonuçsuz kaldı. Nisan ayı itibariyle kullanıma başlanacağını okumuştum ama sanırım yeterli talep en azından şimdilik yok.

Şehir

Kişinev Moldova’nın başkenti. Şehir merkezinde yaklaşık 800.000 kişi yaşıyor. Ülkenin toplam nüfusu ise 3 milyon civarında.  Bugün ki Moldova’nın kökeni 1200’lerdeki Moldova prensliğine dayanıyor. 1800lere kadar Bizans, Roma egemenliğinin yanı sıra Osmanlı imparatorluğu zamanında iç işlerinde bağımsız ancak dış işlerinde Osmanlıya bağımlı bir bucak olmuş. Dilinde, yemeklerinde ve kültüründe Osmanlı izlerini görmek mümkün.

1800’lerden sonra Sovyet yönetimine giren ülke 1991 yılındaki bağımsızlığına kadar Rus etkisinde kalmış. Gününüzde güney batı bölümü Romanya etkisinde iken kuzey doğu kesimi, özellikle Transdinyester dediğimiz ingilizcede ise Tristsnistria olarak geçen otonom bölge Rus yanlısı. Kendilerini ayrı bir ülke ilan etmişler, kendi polisleri, gümrükleri var. Ancak dünyada kendilerini tanıyan bir ülke olmamış henüz. Zaman zaman Moldova’ya bu bölgeden giren yabancıların sorun yaşadığı, pasaportlarında resmi damga olmadığı için ülkeye kaçak girmiş gibi muamele gördükleri olmuş. Ayrıca bu bölgede ki polis ve askerlerin rüşvet almaya çalıştıkları da bilinen diğer bir gerçek. O yüzden ülkeye girerken ve çıkarken buradan geçilmemesi tavsiye ediliyor.

Şehir merkezinin dışında evler dökülüyor. Avrupa’nın en fakir ülkesi burası. İnsanların yol kenarlarına sergi açıp meyve-sebze, 2.el eşya vb. satmaya çalıştıklarını görüyorsunuz. Ama insanların gerçekten ihtiyaç sahibi olduğunu anlamak zor değil. Bir kaç kiloyu geçmeyen kirazları ile bahçesinden kesip getirdiği belli tavuğunu satmaya çalışan teyze gözüme çarpıyor.

Sovyetler zamanından kalma caddeler geniş, ancak biraz şehir dışına çıkıldığında sokaklar küçük bir kasabayı andırıyor. Yollarda yine eski dönemlerden kalmış, üzerine muhtemelen bir şey eklenmemiş troleybüsleri görüyorsunuz. Arada sırada eski ikarus ya da Mercedes 303 marka otobüsler sizi eskilere götürüyor. Yollarda Moldova plaka dışında araç yok. Sadece bir kaç Romen plakalı araç görüyorum. Ülkenin üçte biri yurt dışında çalışıyor. O yüzden ülke için giren döviz çok önemli.

Yeme-İçme

Fazla seçeneğiniz yok. Fiyatlar ucuz. Sadece bir tane Mc Donald’s görüyorum. Ancak fiyatlar bizden pahalı. Hala burası için lüks olduğunu anlıyorum. Sabah kahvaltısı hamur işi ağırlıklı. İnsanlar işlerine giderken yol üzerindeki pastanelerden kahveyle birlikte poğaçalarını alıyorlar.

Yemek için kebap salonları, tabldotla yemek satan restoranlar mevcut. Kebap lafına kanmamak lazım, bizdeki damak tadını beklemeyin. Ancak yerel yemekleri denemekten hoşlanmayanlar için katlanılabilir.  Kebapçıların dışında pek sokak yemeği gördüğümü söyleyemeyeceğim. Bakkallarda genellikle hamur işi satılıyor.

Kahve konusunda sıkıntı yok. Köşe başlarında bile kahve satan mekanlar görebilirsiniz. Fiyatı da oldukça uygun. Büyük boy bir kahve 3-4 tl. Roberts Cafe ve Starbucks’a oldukça benzeyen Tucano Cafede kahve ve tatlı alırsanız 20-25.-TL. Bizden aşağı kalır tarafı yok. Genellikle genç nesil takılıyor. Ama yerel halk için çok pahalı.

İnternet

Hiç internet kullanmama gerek kalmadı. Haritaları gelmeden indirmiştim. Kaldığım hostel şimdiye kadar ki en iyi internet hızı sunan yerdi. Ayrıca büyük cafe ve restoranların wifisi şifresiz olabiliyor. Dışarısından bile kullanabilirsiniz. Sanırım ülkenin altyapısı güzel yapılmış. Odessa’ya gelirken kullandığım otobüs görünüş olarak dökülmekle birlikte araç içindeki wifide  10 mbit yükleme hızlarını gördüm. Benim için oldukça şaşırtıcıydı.

Döviz-Para Mevzuları

Puskin, Ismail Strada vb gibi pek çok ana caddelerin üzerinde döviz bürosu bulunuyor. Dolar ve avronun dışında ukrayna grivnasi, romen lei ve hatta türk lirası bozdurulabiliyorsunuz.

Fazla banka ve atm gördüğümü söyleyemeyeceğim. Ayrıca büyük restoran ve kafelerin dışında kredi kartı kullanılmıyor. Harcama konusunda kredi kartından çok nakit paraya güvenilmeli.

İletişim

Burada ana dil romence veya rusca. İngilizce anlaşmanız için oldukça şanslı olmalısınız. Yine de gençler az çok sizi anlayabiliyor. Telefonunuza uygulama indirmeniz akıllıca olabilir. Yollardaki ve araçlarda ki tabelalar latin alfabesi ile yazılmış. Yer yer kiril alfabesini de görüyorsunuz.

                           

Yazar Hakkında Tüm Yazıları Göster

Mesut Toker

Cevap Ver

E-Posta adresiniz herkes tarafından görüntülenmeyecektir.