Seyahatlerimizde dikkat etmediğimiz ama başımızı ciddi biçimde ağrıtabilecek küçük detaylar vardır. Yazımızda bu küçük detayları ve onlardan kaçınma yollarını anlatmaya çalıştık;

 

1-Kısa Bir Geziye Pek Çok Yer ve Aktivite Sığdırmaya Çalışmak!

Tamam hepimizin fazla parası yok, her zaman işyerimizden izin de alamıyoruz, bu bağlamda kısa sürede çok yer gezmeye çalışmak anlaşılabilir. Peki ya bize geri dönüşü? Kağıt üzerinde, şehirden şehire atlamak, hatta birkaç günde farklı ülke sınırlarını geçmek çekici gelebilir. Peki gerçekte bu böyle mi olur? Muhtemelen hayır. Farklı noktalar arası ulaşımı kısa sürede yapmak istediğimizde uçak, hızlı tren gibi alternatifler için fazladan ödeme yapmamız gerekir. Daha ucuz yöntemler olan otobüs, tren vb. seçtiğimizde de zamanımızın çok büyük bir kısmı yolda geçecektir. Bu şekilde daha fazla yer görmüş olabiliriz belki ama hakkını vererek gezmiş olur muyuz? Sanmıyorum.

Keşke hepimizin yeterli zamanı ve parası olsa da bir yerde içimize sinene kadar kalabilsek. Ama gerçek hayatta bu pek mümkün değil. Peki bu konuda ne yapılabilir. Bizlerin önerdiği yöntem basit, genellikle büyük gruplar doğru hareket eder. İnternet üzerindeki tripadvisor lonely planet gibi çeşitli sitelerden veya gidilecek rotaya göre yazılmış rehberlerden en beğenilen yerlerin sıralamasını yaparak bize bol zaman bırakacak bir planın yapılası. Bu kadar insan yanılıyor olamaz. Tamam, herkesin beğendiğini sevmek zorunda değiliz, ama bize bir fikir vermesi açısından dikkate almaya değer.

2-Vize Uygulamalarını Takip Etmemek!

Çağımızın hem en büyük nimeti hem de en büyük sorunlarından biri, internet. Pek çoğumuz seyahat planlarımızı internet üzerinden elde ettiğimiz bilgiler üzerinden planlıyoruz. Bu büyük bir nimetken, hatalı bir bilgi başımıza ciddi sorunlar da açabilir. Vize konusunda Dışişleri Bakanlığı‘nın resmi sitesinin dışında hiç bir bilgiye inanılmaması gerektiğini vurgulamak istiyoruz. Batum gezimizde vize sorunu yaşamasak da resmi kimlikle seyahat edenlerin yurt dışı çıkış harcı ödemesi gerekmediğine dair yanlış bir internet bilgisi, ilaveten yarım saat sırada beklememize sebep olmuştu.

3-Yanımıza Gereğinden Fazla Eşya Almak!

Genelde bayanlara atfedilse de hepimizin genel sorunlarından biridir. Çoğu zaman iş işten geçtikten sonra, eve döndüğümüzde hiç kullanmadığımız eşyaları, binlerce kilometre boyunca gezdirdiğimizi fark ederiz. Bundan kaçınmak için planlamamızı en başta yapmamız gerekir. Başka yerde bulmamız çok zor ya da pahalı olacakların dışında şeyleri çantamıza tıkıştırmaya çalışmanın hiç bir mantığı yok. Özellikle çok kolay bir şekilde yurt dışından da temin  edebileceğimiz giyecek, ufak tefek sağlık gereçleri, terlik, havlu vb.yi olabildiğince az yer tutuyorsa almalı, mümkünse evde bırakmalıyız.

4-Cep Telefonu Şirketimizin Yurt Dışı Tarifelerini Kontrol Etmemek!

İnternet çağındayız, onsuz ne bloğumuzu yazabiliyor, ne fotoğraf gönderebiliyor, ne iletişim kurabiliyoruz. Özellikle bazı ülkelerde basit bir masraf kalemi olabilirken, bazı ülkelerde de seyahat masraflarımıza 3 haneli rakamlar olarak eklenebiliyor. Mümkünse gittiğimiz ülkelerden turistlere yönelik satılan paketlerden alıp, orada seyahatimiz süresince kullanmak en mantıklısı, ancak buna imkanımız yoksa ülkeden çıkmadan telefon şirketimizle tüm detayları konuşmalı, gereken paketleri aktif etmeli ve yurt dışına çıktığımızda mümkünse ilk başlarda dikkatli bir şekilde kullanmaya başlamalıyız. Böylece istenmeyen faturalardan kaçınmış oluruz.

5-Seyahat Sigortasını Yaptırmamak!

İtiraf edelim pek çoğumuz gideceğimiz ülkelerin vize politikaları gereği seyahat sigortası yaptırıyoruz. Aslında yurt dışında başımıza bir şey gelebileceği, ya da biz yurt dışındayken yurt içindeki yakınlarımızın başına bir şey gelebileceği ve acilen dönmek zorunda kalabileceğimizi hiç düşünmüyoruz. İhtiyaç halinde alamayacağımız belki de tek hizmet sigorta aslında. Bu yüzden bizden istendiği için değil, kendimiz için yaptırmalıyız. Sonuçta hepimizin bildiği gibi çok düşük tutarlara yaptırılabiliyor. Hava limanından şehir merkezine bir aktarma kadar tutacak bir poliçe için bu kadar risk almaya değer mi, bir kez daha düşünmek gerekiyor.

6-Rezervasyonlarımıza Gerekli Özeni Göstermemek!

Belki de başımıza en sık gelen sorunlardan biri. Hotelimizi ayarladık, ancak kredi kartımızın limitimizi müsait hale getirmediğimizden otel provizyonu alamadı ve biz bunu maalesef otelin kapısında fark ettik. Gerçekten kimsenin yaşamak istemeyeceği bir sorun. Gideceğimiz ülkeye vardık, telefonumuz çalışmıyor, internetimiz yok ve dilimizden anlamayan taksi şoförüne derdimizi anlatmaya çalışıyoruz. Yanımızda gideceğimiz yerin bir çıktısı olsa, en azından bir harita görüntüsü olsa daha kolay olmaz mıydı? Bunlar çözümü imkansız olmayan ama yine de  baş ağrıtan cinsten sorunlar. Her ne kadar dijital teknoloji çağında yaşasak da, eski usul güvenlik tedbirleri almak, bizi pek çok dertten kurtaracaktır.

7-Aktarma Uçuşlarını İyi Planlamamak!

Genellikle iyimser olmaya meyilliyizdir. O yüzden kazaların, belaların bizi bulmayacağına inanmaya meyilliyizdir. Gezginler genellikle bütçeleri kısıtlı olduğundan seyahat süresi fazla olsa da bir den fazla uçuşa katlanmak zorunda olsalar da, daha ucuz bilet bulmak adına aktarma yapmayı seçebilirler. Ancak zamanlama iyi ayarlanmadığında, biraz para tasarruf etmek için seçilen yol, çok daha pahalıya patlayabilir. Seçtiğimiz hava yolunun çok iyi kalkış-varış istatistikleri olsa da, hava durumundaki ani değişiklikler, volkan, orman yangınları, hortum vb. doğal afetler,   grev, gösteri gibi sosyal olaylar, teknik sıkıntılar, hatta başımıza gelme ihtimali çok düşük olsa da uçakta sorun çıkaran yolcular, uçak korsanları, terörist aktiviteler aktarma yapacağımız noktaya ulaşmamızı geciktirebilir, sorun bizden kaynaklanmasa bile varış noktamıza çok daha sonra ve daha maliyetli bir şekilde ulaşmamıza neden olabilir. Bu yüzden aktarma uçuşları arasında en azından 3 saat süre olan uçuşları seçmek akıllıca olacaktır. Sonuçta hava limanında biraz zaman geçirmek kimseye zarar vermez.

8-Hava Alanında Yeterince Döviz Bozdurmamak ya da Gereğinden Çok Bozdurmak!

En sık yapılan hatalardan biri de bu olsa gerek. Hepimizin hem fikir olduğu konu, hava alanlarında pek fazla seçeneğimiz olmadığından kurlar arasındaki makas oldukça yüksektir ve bu aynı miktarda döviz karşılığında, elinize daha az yerel para geçmesi demektir. Daha yolculuğumuzu planlama aşamasında hava alanından kalacağımız yere ne ile seyahat edeceğimize karar vermeli, mümkünse toplu taşıma seçilmeli ve ortalama ne kadar tutacağı öğrenilerek onu karşılayacak kadar küçük tutarlar bozdurulmalıdır. Uber kullanarak da kredi kartınızı kullanarak, nakit bozdurmanıza gerek kalmadan da hava alanını terk edebilirsiniz. Taksici dolandırıcılıklarından kaçınmak ve fazla para ödememek için Uber’in nasıl kullanılacağına şuradaki yazımızdan ulaşabilirsiniz.

Dönüşümüzde yerel paradan elimizde fazla kalması da sorun olabilir. Hava alanındaki kurun yüksekliğinden daha önce bahsetmiştik. Bazı hava alanlarında döviz bürosu bulmanız bile zor olabilir. mesela Lübnan hava alanında ATM makinelerinden başka döviz bürosu bulunmuyor.

9-Kişisel Eşyalarımızın Güvenliğine Özen Göstermemek!

İnsanların çok büyük bölümü hatta neredeyse tamamı iyi niyetlidir. Ama bu yine de aralarında kötü niyetlilerin olduğu gerçeğini değiştirmez. Değerli eşyalarımızın güvenliğini her zaman dikkate almalıyız. Hiç tanımadığınız bir yerde pasaport, para, telefonunuz her zamankinden daha değerlidir. Uç noktada değerli eşyalarınıza yapılan saldırı, hayatınızı bile riske edebilir. O yüzden, ne kadar sıcak kanlı olursa olsun, size teklif edilen yiyecek ve içecekleri hemen kabul etmek, normalden fazla size ilgi gösteren karşı cinslerinizle muhabbeti ilerletmek, insanların pek rağbet etmediği, izbe, karanlık yerlerden uzak kalmaya çalışmak ilk akla gelen önlemlerdir. Pasaport ve paranızı ceplerinizde taşımamak, mümkünse pasaport aslını kaldığınız yerde güvenli bir kasada bırakarak bir fotokopi ya da fotoğrafını yanınızda taşımak, bu mümkün değilse boynunuza asacağınız bir cüzdanda ya da hemen ulaşılamayacak bir iç cepte muhafazaya çalışılmalıdır. Telefonunuzun çalınması riskine karşılık o ülkedeki konsolosluk ya da ülke temsilciğinin ulaşım bilgileri, aranabilecek telefonlar ve yakın çevremizden bir kaç kişinin iletişim bilgileri ayrı bir çıktı olarak yanımızda taşınmalıdır.

10-Yurtdışına Çıkışımız Konusunda Bankayı Bilgilendirmemek!

Bankaların bu konuda etkili sistemleri var. Sizin alışverişlerinizden, cep telefonu uygulamalarınızdan yerinizi tespit edip, kendilerince önlemler alabiliyorlar. Ancak yine de sorun yaşayabiliriz. Burada hava alanına geçmeden atmden para çekip bir kaç saat sonra dünyanın bir başka köşesinde işlem yapmaya çalıştığımızda banka kartı kullanıma kapatıp sizden teyit almak için size ulaşmaya çalışabilir. Tahmin ettiğiniz gibi her zaman bize ulaşmak da mümkün olmayabilir. Bu gibi durumlarda geçici olarak kart kapatılabiliyor. Sizden teyit alınmadan da kullanıma açılmıyor. Bu gibi durumlarda karşılaşmamak için mümkünse çağrı merkezinden bilgi vermeniz ya da çalıştığınız bankada temsilciniz varsa ona yurt dışında olacağınız tarihleri bildirmeniz bu gibi sorunlarla karşılaşma riskini en az düzeye indirecektir. Yurt dışı kart kullanımı ile ilgili daha detaylı bilgiye daha önceki yazımızdan ulaşabilirsiniz.

                     

Yazar Hakkında Tüm Yazıları Göster

admin

Cevap Ver

E-Posta adresiniz herkes tarafından görüntülenmeyecektir.