Fransa demek sanat, mimari, moda, gastronomi demek. Ayrıca Fransa yaşanılabilecek en güzel öğrenci ülkesi olmaya da aday. Hatta asıl listede, ödülü alıp koşmak üzere. Neden mi?

Paris ve Fontainebleau ile Ile-de-France bölgesi, tüm dünyaya nam salmış Noel pazarlarına, Ortaçağ mimarisiyle gözlerinize festival yaşatan sokaklara ve evlere sahip Colmar, Mulhouse ve Strasbourg ile Alsace bölgesi, lavantaları ve doğasıyla ünlü Provence bölgesi ve deniz, kum ve güneş üçlüsü ile her yaz dolup taşan Nice, Monte Carlo ve Cannes ile Cote d’Azur bölgesi Fransa’yı keşfetmek için en güzel sebeplerden. Kış sporları için Rhône-Alpes bölgesinden (Lyon bu bölgede yer alıyor) bahsetmedik bile daha, düşünün.

Cote D’Azur dünyaca ünlü plajlara ev sahipliği yapan, bol güneşli, bol mavili bir bölge. Nice ise bu bölgenin incisi, en hayat dolu, en güzel, en samimi şehri. Yaz mevsiminde cıvıl cıvıl ve hem turistler hem de yerli halk halinden oldukça memnun. Ancak bu mevsimde şehir çok kalabalık olduğundan, sakin bir tatil isteyenler Nice’e ilkbahar veya sonbaharda gitmeyi tercih edebilir. Bu mevsimlerde şehir hem daha az kalabalık, hem de otel fiyatları daha hesaplı oluyor. Nice’in güneşi de daha az yakıcı olduğundan, terden bunalmadan sokaklara kendinizi bırakabiliyorsunuz.

Ulaşım ve Konaklama: Nice çok küçük bir şehir olmasından dolayı, her yeri yürüyerek gezebilirsiniz. Toplu taşımaya pek gerek olmasa da yine de yürümeyi sevmeyenler otobüs kullanabilir. Nice’te en yaygın ulaşım aracı otobüs ve hava alanından şehir merkezine gelmek için de otobüse binebilirsiniz. Konaklamak için şehrin herhangi bir yerindeki otelde kalabilirsiniz, çünkü şehir küçük olduğu için merkezden çok uzaklaşamıyorsunuz. Ama Vieux Nice (Old Town) şehrin dokusunu hissetmek isteyenlere konaklama açısından ideal olabilir.

Nereleri Gezelim?

Şirin bir kasabayı andıran Nice’te hiç acele etmeden, şehrin tadını çıkararak lokaller gibi yaşayabilirsiniz. Yürümek hem size hem de ruhunuza çok iyi gelecek, buna kefiliz.

Vieux Nice: Eski şehir bölgesi olan Vieux Nice’te birbirinden güzel cafe, restoran, hediyelik eşya ve daha pek çok şey bir arada bulunuyor. Binalar ve sokaklar sizi mest edecek, hazırlıklı olun. Dar sokaklarda dolaşırken, gözünüz sürekli binalarda ve şirin mekanlarda olacak. Nice Opera House da burada yer alıyor, denk getirebilirseniz bilet alıp, içinde inanılmaz bir deneyim yaşayın.

Promenade des Anglais: Burası oteller, restoranlar, özel plajlar ve halk plajları ile dolup taşan bir sahil şeridi ve mutluluk yolu aynı zamanda. Özellikle akşamları burada yürüyüşe çıkmak, denizi doyasıya izlemek insana tarifsiz bir keyif yaşatıyor. Bu keyif kaçmaz, koşun! Yalnız halk plajları küçük küçük taşlardan oluşuyor, dolayısıyla özel plajları seçmeniz ayaklarınızı acılardan kurtarabilir.

Musee Matisse: Henri Matisse’e adanmış bu müzenin hem binası hem de içindeki eserleri birbirinden güzel ve Nice’e gitmişken ziyareti hak ediyor. Yolu biraz yokuşlu, o yüzden atlayın otobüse, sanata doyun.

Place Massena: Nice’in en ünlü meydanı olan Massena, her daim kalabalık ve çok keyifli bir yer. Mağaza ve restoranlarla kaplı bu meydanda her yaştan insan buluşup, keyifli vakit geçiriyor. Siz de onlara eşlik edebilirsiniz. Nice Karnavalı ve festivaller de bu meydanda yapılıyor.

Hotel Negresco: Picasso, Dali, Orson Welles gibi pek çok ünlünün tercih ettiği bu otel Promenade des Anglais’de yer alıyor. Lobi bölümündeki sanat harikalarını görmenizi tavsiye ederiz. Otelin her katı Fransız tarihinin farklı dönemlerini yansıtacak şekilde dizayn edilmiş ve bu otelin en güzel özelliği ise tüm kazancını evsizler, sokak hayvanları ve hayvan hakları için kurulmuş bir derneğe bağışlaması.

Parc de la Colline du Chateau: Nice’e şehrin en tepesinden bakıp, ünlü sahil şeridini ve muhteşem mimarisi ile eski şehri izleyin. Merdivenlerden tırmanmak biraz zorlu olsa da, gözünüz korkmasın, manzara şahane. Nefes nefese kalmanız alacağınız keyfe engel olamaz!

Cours Saleya Çiçek Pazarı: Amsterdam’daki çiçek pazarı kadar büyük olmasa da, burası da rengarenk çiçeklerle Vieux Nice’in güzelliğine güzellik katan bir çiçek pazarı ve özellikle sabahın erken saatlerinde insanın içini ısıtıyor. Şehre özgü sabunlar, hediyelik eşyalar ve pek çok şey ilginizi çekmek için bu pazarda sırada bekliyor. Keşfetmeye yelken açın!

Parc Phoenix: Yemyeşil, huzur dolu olan bu parkta kendinize kısa bir mola verin. Bu parkta dinlenmek ve insanları izlemek çok keyif verici oluyor.

Marina Bölgesi: Güzel bir yürüyüş sonrası çevredeki cafelerde bir kahve içip, Fransız tatlılarını tadın, pişman olmazsınız. Notre Dame de Port Kilisesi de burada yer alıyor, ilginizi çekiyorsa ziyaret edebilirsiniz.

St. Nicholas Rus Ortodoks Katedrali: Biz içine giremedik ama şehrin neresine gidersek gidelim bu katedralin tepesini gördük. Dışarıdan çok güzel gözüken bu katedralin içini de görmek isterseniz pişman olmazsınız sanki.

Ne yiyelim?

Nice’e özgü Salade Niçoise ve La Socca’yı mutlaka tadın. Vieux Nice’te bulunan Le Bistrot d’Antoine’da sebzeli tavuk yiyin. Comptoir Central Electrique adlı mekanın kokteyllerini deneyin. Vieux Nice’in arka sokaklarında kaybolun, mutlaka çok güzel cafe ve restoranlara rastlayacaksınız. Nice’in pizzaları da çok güzel, öğle yemeği için çok yerinde bir tercih olabilir. Cafe Marche’ta kahvaltı yapıp kahvenizi için, ardından da sokaklara kendinizi atıp harika bir Nice dondurması yemek için kolları sıvayın. Fransız mutfağının neden bu kadar ün kazandığını Nice’te yediğiniz yemeklerle anlayacaksınız, şimdiden afiyet olsun.

Nice hem mutfağı hem de sahip olduğu doğal güzellikleri ile her yaştan insana, her zevke hitap eden bir şehir. Güneş sarısı, gökyüzü ve deniz mavisi ve yemyeşil parklarıyla keşfedilmeyi bekliyor. Hemingway’e göre Paris bir şenliktir, evet, ama Nice de en güzel övgüleri sonuna kadar hak ediyor. Öyleyse ne duruyorsunuz?

Gidin, gezin, keşfedin… hayat gezince güzel!

 

Yazar Hakkında Tüm Yazıları Göster

Merve Aygun

Cevap Ver

E-Posta adresiniz herkes tarafından görüntülenmeyecektir.