Rusya gezimizin ilk durağı St.Petersburg‘du. Bir sonraki durağımız Moskova oluyor. St.Petersburg’dan Moskova’ya geçiş için tren yolculuğunu seçtik. 2.sınıf 4 kişilik bir vagonda 50.-USD civarında bir tutara yolculuk ettik. Yolculuk 9 saat sürüyor. 3-4 saatlik “sapsan” denen hızlı trenleri de seçebilirsiniz. fiyatı 100.-USD civarında, yada 30-40.-USD’ye, 6 kişilik kompartımanlarda daha ucuza seyahat edebilirsiniz. Tren istasyonu St.Petersburg’un merkezinden, Moskova’nın merkezine kadar gidiyor. Bulunduğumuz dönemde Volvograd’ta tren istasyonuna saldırı olmasına rağmen, çok sıkı güvenlik önlemlerine rastlamadık. Tren istasyonunda da internet ücretsiz.

Yazının içeriğinde gezilip görülecek yerlerden ziyade, öneri ve yorumlarım bulunmaktadır. Gezilmesi gereken yerler için internet kaynakları araştırılabilir.

Rusya’nın tren hattına saygı duydum, çok geniş bir ağ ve çok işlevsel. İstasyon hava alanı gibiydi, bir saat içinde 10’dan fazla tren kalkıyordu. İlk başta treni bulmak kolay olmadı. Pek ingilizce konuşulmadığından el işaretleriyle treni bulduk, her kompartımanın girişinde görevliler var, pasaport ve bilet kontrolü yapılıyor. İnternetten alınan biletlerin çıktısı yetiyor, ayrıca bastırmaya gerek yok. Yanlış trene geldiyseniz, görevliler sizi tekrar yönlendiriyor. Vagonlar çok dar, çift ranzalı, yorgan ve çarşaf veriyorlar, ayrıca kalorifer var. İlerleyen saatlerde dayanılmaz bir sıcaklık oluyor, o yüzden yorganları kullanmamak akıllıca olabilir. Trende uyuyabilir miyim diye düşünüyordum ama lokomotiften uzak bir vagon seçtiyseniz, çok sessiz oluyormuş. Bir de hafif sallanarak gidince beşik etkisi yapmadı değil. Tren tam vaktinde hareket edip, vaktinden bir kaç dakika önce Moskova’ya vardı.

Moskova’da ilk izlenimlerim binaların bize ne kadar çok benzediğiydi. Bizim TOKİ binaları tarzında 25-30 katlı, etrafı açık yerleşimlerdi. Muhtemelen Türk mimarlar yapmış diye düşündüm. Tren istasyonu ile kalacağımız yer arasında 5 km gibi bir mesafe olduğundan metroyu kullanmak zorunda kaldık. Moskova’da yaşadığımız ilk sıkıntı bu oldu. Metronun çalışma şeklini çözmek biraz zamanımızı aldı ama anladıktan sonra ne kadar büyük bir nimet olduğunu gördük. Biletleri gişelerden alabileceğiniz gibi (40 ruble) bozuk rubleniz varsa otomatlardan da alabilirsiniz. Makinelerde sadece 1-2 seferlik yükleme yapılabiliyor. Gişelerden çoklu yükleme yaptırabilirsiniz.

Metro Kullanımı

Metroda sanırım 10 civarında farklı hat vardı. Tek bir hattı aklınıza yazın, kahverengi 5 numaralı ring hat. Bu hatta ulaşabilirseniz tüm hatlara aynı biletle geçebilirsiniz. Trenler abartısız 30 saniyede bir geliyor ve çok işlevseller. Çoğu durakta başka bir hatta geçiş var. Bazılarında 2, bazılarında 3 büyük aktarma istasyonlarında ise 4 hat. Burada bilmeniz gereken farklı renklerdeki hatlar farklı katlardan geçiyor. Yani kahverengi trenden indikten sonra, aynı hattan mavi treni beklemeyin. Tabelalara bakın, bir alt veya bir üst kata çıkın. Kahverengi hatlı trenlerde gittiğiniz yönler ışıklı tabelayla gösteriliyor, yani terse bindiğinizi farkettiğinizde bir sonraki durakta inip, karşıya geçerek tekrar geriye gidebilirsiniz. Ancak diğer renkli hatlara bindiğinizde işiniz biraz daha zor, ya başınızı dışarı uzatıp hangi durakta olduğunuzu çözmeye çalışacaksınız, yada içeride anons yapan davudi sesli abinin sözlerini anlamaya çalışacaksınız. Çok değil ben 2. günde anlamaya başlamıştım. Ama bir kez çözdükten sonra zevkli gelmeye başlıyor. Çünkü matematiğe dönüşüyor iş, bir noktaya pek çok hattı kullanarak gelebiliyorsunuz. Metro gece 1-6 arası çalışmıyormuş, onun dışında ulaşım için en iyi yol bence.

Moskova hemen daha büyük ve kozmopolit bir şehir olduğunu belli ediyor. Caddeler, yollar genişliyor, trafik daha içinden çıkılmaz bir hal alıyor, farklı milletlerden insanlar görmeye başlıyorsunuz. Yine bu noktada otelimizin meydana yakın olmasının yararını görüyoruz. Kremlin Meydanı’na 10 dakika bir uzaklıktayız. Gece geç saatte ya da trafik saatlerinde ulaşmak hiç sorun olmuyor. Moskova’da hava biraz daha soğudu, şehir dışından gelirken her yer kardı, şehrin içerisinde de sağda solda sürekli kar görüyoruz ama yerler tamamen açık.

Yıl başı gecesini Kremlin Meydanı’nda geçirdik. Öncelikle son yapılan saldırılardan olsa gerek çok büyük bir güvenlik çemberi vardı. Tamamen askerlerden oluşan bir çemberdi adeta. Kremline girene kadar tam üç arama noktasından geçtik. Korkmadım desem yalan olur. Mahşeri bir kalabalık vardı, yer yer yığılmalar oluyordu ama kontrol noktalarından sonrası rahattı. Bu noktalarda neden Türkleri sevmediklerini de görmüş oldum. Bizim yıl başındaki Taksim’de olan tiplerin yaptıklarının aynısını, çekik gözlü Türk asıllı kardeşlerimiz de yapıyorlardı. Polis ve asker açık açık ayırıyordu kenara, içeriye almıyordu. Gece yarısında meydanda havai fişek gösterisi ve yakın bir meydanda Rus bir grubun konserinin dışında fazlaca bir şey olmadı. Ancak insanlar aileleriyle birlikte eğlendiler.

Yine ayrı bir parantez, Rusları içkici bilirdim, yıl başı gecesi gördüğüm sarhoş sayısı 2-3, elinde içki şişesi olan sayısı 4-5, elinde litrelik cola-ice tea olan sayısı onlarca. Nerede dedim bu votkacılar.

Dönüşümüz Vnukova havaalanından 22:25 uçağıyla oldu. Moskova’nın 4 uluslararası havaalanından biri. THY daha ekonomik olduğu için uçuşlarını buraya kaydırmış. Şehirden 35 dakikalık tren yolculuğu ile gelinebiliyor. Tek yapmanız gereken Kievskaya Metro istasyonuna gelip Aeroexpress’e geçmeniz. Etraftakilere sormayın, başka bir tren hattı daha var, oraya yönlendiriyorlar, yarım saat kaybettik onlar yüzünden. Metro’nun hemen çıkışında sağda kırmızı bir tabelası var, onu takip edin. Özel bir şirket zaten, tek durak, direkt havaalanına gidiyor. Oldukça konforlu, 360 Ruble, 23.-TL gibi bir ücreti var.

Moskova’yla ilgili tespitlerim;

* St.Petersburg’a göre daha karışık, binalar daha eski, asker polis daha fazla vardı.
* Mc. Donalds’ları bu kadar dolu olan bir yer hatırlamıyorum. Abartısız 30 dakika ayakta yer beklediğimiz oldu.
* Kadın tuvaletlerinin önündeki kuyruklar 30-40 metreyi bulabiliyor.
* Öğrendiğim tek kelime çay oldu. “Çorni çay” Kara çay.
* Bir çok ingilizce konuşma denemesi yapmaya çalışmakla birlikte, ingilizce anlaşabildiğim sadece 3 kişi oldu. Biri liseli bir kız, biri garson, diğeri de Japon bir öğrenci.
* Su çok pahalı, bir de belirtmezseniz soda getiriyorlar. 55-60 ruble, 3,5-4.-TL.
* Clubların çoğu yıl başı dolayısıyla tatildeydi.

Velhasılı kelam Rusya’yı bir de yazın görmek isteği uyandı ben de, ama özellikle St.Petersburg’a. Bir de beyaz gecelerinde gitmek lazım sanırım.

                  

Yazar Hakkında Tüm Yazıları Göster

Mesut Toker

Cevap Ver

E-Posta adresiniz herkes tarafından görüntülenmeyecektir.