2014 yılına girmeye günler kalmıştı. Yılbaşını geçirebileceğimiz, vizesiz ülke arayışlarımız sürerken Rusya ön plana çıkmaya başladı. St.Petersburg’a uçup, oradan trenle Moskova’ya geçip yıl başını Moskova’da geçirmeye karar verdik.

İstanbul’dan uçağımız 13:25’te kalkıyordu. Sırt çantalarımızı alıp, uçağı beklemeye başladık. İlk sürpriz Fatih Altaylı’nın da bizim uçakta oluşuydu. Gündemden uzak kalmak istemiş anlaşılan. St.Petersburg’a uçuş yaklaşık 3 saat sürdü. Yerel saatle 18:30’da uçağımız indi. Daha önce hava limanının küçük olduğunu okumuştum ama bu kadar küçük bir alan beklemiyordum. Uçaktan indikten sonra pasaport kontrol noktasına gelmemiz 50 metre bile sürmemiştir. Pasaport noktası 4-5 bankodan oluşuyordu, 30 günlük vizeyi basıp içeriye saldılar bizi. Herhangi bir soru sorulmadı, hatta uçakta doldurulması gereken formları bile artık kendileri doldurup bize veriyorlar. Pasaport kontrolünden sonra küçük bir salona geçiliyor, bizim de kiril alfabesiyle cebelleşmeye başladığımız yer burası oldu. Bir tek döviz bankosu vardı, kapalıydı, bankamatiklerden para çekmeye çalışırken, çırpındığımızı gören Rus bir taksici bizi nakit döviz alan bankamatiğe yönlendirdi de ilk rublelerimize kavuşmuş olduk.

Şehre gitmek için 3 seçeneğiniz var. 13 numaralı otobüs hattı, 13M numaralı minibüs hattı ve taksiler. Biz en ucuz olan otobüsü seçtik. Şehir merkezine giden metro hattına ring sefer, içerisinde para geçiyor, paraları sizden toplayan görevliler var.

1 bilet 25 rubleydi, yaklaşık 1.80.-TL. Metro istasyonunda inip, metroyla otelimizin de üzerinde bulunduğu Nevsky Prospeckt-Nevski Caddesi’ne ulaştık. Şuraları gezdik diye uzun uzadıya anlatmayacağım, ama ilerde gitmeyi düşünürseniz ihtiyacınız olan bir kaç noktayı özellikle belirteyim. Oteli mutlaka Nevski Caddesi’ne yakın bir yerde ayarlamaya çalışın. Cadde 5-6 km uzunluğunda ve şehir adeta bu hat üzerine kurulmuş. Tüm tarihi mekanlar, meydanlar, müzeler, kiliseler, eğlence merkezleri, restoran ve kafeler bu cadde üzerinde. Bu cadde üzerinde konakladığınız sürece yürüyerek gidilemeyecek yeri yok.

Bu cadde boyunca şehri kesen nehirler mevcut. Bu nehirler üzerinde tekne gezileri yapılmakta. Kış dönemi gittiğimiz için biz tercih etmedik. Ancak yazın mutlaka yapılması gereken bir aktivite. Yine bu cadde üzerinde pek çok meydan ve park bulacaksınız. Rusya bu konuda oldukça zengin bir ülke. Çok geniş park ve bahçelere sahip.

St.Petersburg’ a gidildiğinde mutlaka neresi görülmeli derseniz, her halde herkesin ortak cevabı Ermitaj Müzesi olacaktır. Envanterinde 3 milyon parçanın üzerinde eser bulunduğu ama bunun çok az bir kısmının sergilendiği biliniyor. Yine söylentiye göre, her bir eser parçasına 1 dakika ayırsanız, hakkıyla gezmek aylarınızı alacaktır. Müze Neva Nehrinin kıyısında, karşı kısma geçilen köprünün ayaklarındadır.

Görülmesini mutlaka tavsiye ettiğim yerlerden biri de The Church of the Savior on Spilled Blood isimli kilise. Aslında pek çok ismi var. ( Rusça: Tserkovʹ Spasa na Krovi ya da diğer adıyla Sobor Voskreseniya Khristova. Zaman zaman da Temple of the Savior on Spilled Blood ve Cathedral of the Resurrection of Christolarak da biliniyor.) Moskova kartpostallarında görmeye alıştığımız, masal dünyasını andıran renkli kubbeleriyle ünlü bir kilise, aynı zamanda müze. Önünde çok güzel fotoğraflar çektirebilirsiniz.

Yine görülmesi gereken bir yer, Ermitaj müzenin hemen önünde yer alan Saray Meydanı. Kanlı Pazar ve Ekim Devrimi gibi tarihi olaylara tanıklık etmiş, devasa bir meydan.

Gezdiniz acıktınız, yemek konusunda Nevski Caddesi üzerinde ağız tadınıza bağlı olarak pek çok seçeneğiniz var. Benim gibi yabancı ülke mutfaklarına şartlı yaklaşanlardansanız, cadde üzerinde 3-4 adet Subway, pek çok Mc Donalds, 1 adet KFC ve Pizza Hut olduğunu söyleyeyim. Bunun dışında pek çok Sushi restoranı, italyan resrotanları, fırın tarzı mekan bulabilirsiniz. KFC’de bir kova but ve 2 kola 550 ruble, yaklaşık 35.-TL. Mc Dolands’ta 2 tavuk burger ve bir kolayı 150-160 rubleye yani yaklaşık 10.-TL ye yiyebilirsiniz. Bunların dışında adım başı kahve zinciri görebilirsiniz. Bazı yerel markalardan cadde üzerinde 20’den fazla restoranı vardır sanırım. Bizim bildiğimiz Sturbacks ve CoffeeShop Company’ye de rastlanıyor. Buralar yemeğe göre biraz daha pahalı, orta boy mocha ve muffin yaklaşık 350-400 ruble tutuyor. Bize göre 20-25.-TL arası. Bu kafelerin hepsi ücretsiz internet bağlantısı sunuyor.

Sanırım kızları ayrı bir paragrafı hak ediyor. Gitmeden önce herkes gibi kızlarının güzelliğini duymuştum ama bu kadar olacağını tahmin etmiyordum. İlk gün etkisinden çıkamadık. Nereye kafamızı çevirsek ayrı bir güzellik görüyorduk. Esmer ve sarışının ortak özelliği o derin mavi ve yeşil gözleri olsa gerek. Boy ortalaması Türk erkeğinden uzun olmalı. İncecik bir fizikleri, ince bel ve kalçaları var. Ama yüzleri özellikle çizilmiş gibi. Burunları bizim estetik doktorlarından en çok talep gören kalkık burun. Sadece gözlerini belirginleştirecek bir makyajları var, o da güzelliklerini daha sade bir hale getiriyor. İşin komik tarafı erkeklere göre sayıca çok fazlalar, dışarıda anneleriyle, yada 3-4 kız arkadaşıyla beraber dolaşıyorlar. En son düşüncem biz gerçekten çirkin bir milletmişiz demek oldu.

St.Petersburg’la ilgili tespitlerim;

* Yollar geniş, temiz, trafik düzenli akıyor, şoförler birbirlerine saygılı, çok az korna çalıyor.
* Soğuğu etkili, ilk gittiğimde İstanbul’a göre 4-5 derece az görünmüştü, kaban giyme ihtiyacı bile hissetmedim ama 2. gün sonunda hastalık emareleri başladı. O yüzden tavsiyem mutlaka bere ve atkı-boyunluk olmalı.
* Şehir çok düzenli inşa edilmiş. Sanki caddeyi koyup, binaları sonradan serpiştirmişler gibi.
* Gece kulüpleri ana caddenin hemen arka sokaklarında, girişte yüz ve giysi kontrolü var, hem kadın hem erkek için.
* Hava soğukluğundan olsa gerek kafe ve restoranlar dopdolu.
* Çok fazla sushi bar var, anlam veremedim.
* Kış dönemi güneş 10 gibi doğup, hava 4 gibi kararıyor. İnsana karamsar bir hava veriyor, bu yönünü hiç sevmedim.
* Benzin 2.-TL civarında.
* Arabalar bize göre lüks sayılır, ancak Moskova’da daha fazla lüks araç vardı.
* İngilizce yok, sadece resepsiyon görevlisiyle anlaşabildim.

Yazar Hakkında Tüm Yazıları Göster

Mesut Toker

Cevap Ver

E-Posta adresiniz herkes tarafından görüntülenmeyecektir.