Seyahatlerimizde en çok ihtiyaç duyduğumuz şey nedir diye sorsak, en fazla alacağımız cevap muhtemelen “para” olacaktır. Tamamen parasız otostopla, durakladıkları yerlerde çalışarak seyahat eden gezginler olsa da azınlıktalar. Konaklamak için, gezmek için paraya ihtiyacımız var. Kendi ülkemizde paraya ulaşmamız çok zor değil ancak yurt dışı seyahatlerde  nakde ulaşmak her zaman kolay olmayabiliyor, yada başımıza türlü aksilikler gelebiliyor.  Peki özellikle yurt dışı seyahatlerimizde  nasıl bir yöntem izlemeliyiz?

NAKİT:

Evet, en bilinen ve en çok kullanılan yöntem yanımızda seyahatimiz süresince yetecek kadar nakdi yanımıza almak. Elimizde nakit olduğu sürece tüm kapılar açılıyor. Genelde yanımıza Euro ve Usd alarak seyahatlerimizi yapıyoruz. Bir kaç haftalık seyahatler için nakit taşımak yeterli olabilir. Kredi kartı, bankamatik kartlarının komisyonlarından da kaçınmış oluyoruz. Dünyanın neresine gidersek gidelim, yaygın olarak kullanılan dövizler oldukları için, döviz bürosu bulamasanız da yerel para birimine çevirmek çok kolay oluyor.

Peki ya uzun süreli yurt dışında bulunmamız gerekiyorsa, ya da güvenlik sorunu yaşayabileceğimiz bir yerdeysek?  Yanımızda yüksek tutarlı nakdi tutmak istemeyebiliriz.  Paramızı kaybedebilir, çaldırabilir hatta nadir de olsa soyulabiliriz de. Peki nakdi korumak için neler yapabiliriz? Yapılabilecek en basit şeylerden biri parayı üzerimizde saklayacak yöntemler. Eski ama etkili bir yöntem. Boynumuza asacağımız bir cüzdan, ya da özellikle bu tarz durumlar için üretilmiş gizli bölmesi olan kemer, pantolon vb. ürünlerin kullanılması. Kaldığımız yerde şifreli kasa  kullanımı diğer bir yöntem olmakla birlikte, bu tarz kasaların çok basit bir şekilde açılabildiği biliniyor. Ya da kasanın otel çalışanları tarafından açılarak, sadece birkaç banknotun sahte paralarla değiştirilmesi  de gezginlerin yaşadığı kötü tecrübelerden. Bu durumlarla karşılaşmak istemeyenler için aşağıdaki alternatiflerle devam edelim.

ATM/DEBİT KARTI:

Benim listemde ikinci sırada ve en çok kullandığım yöntem. Nakde göre biraz maliyetli olmakla birlikte, nakitle yaşanacak sıkıntıları en aza indiren yöntem. Erasmus öğrencileri, yurt dışında geçici olarak çalışanlar, ya da benzer sebeplerle birkaç haftadan uzun süre yurt dışında bulunacaklara tavsiye edeceğim yöntemdir.

Türkiye’de bir hesabınız ve bu hesaba bağlı bir Visa/Mastercard logolu ATM kartınız varsa tamamdır. Tek yapmanız gereken hesabınızda para olduğundan emin olmak, kartınıza sahip olmak ve şifresini unutmamaktır. Bu kartlar bankanızdan bağımsız olarak Visa/Mastercard logolu tüm ATM cihazlarında ve POS makinelerinde kullanılabilir. Nakit çekimlerde 2016 tarihi itibariyle ödemek zorunda olduğunuz komisyon 2,8USD+çektiğiniz tutarın %1,4’ü idi. 500.USD çekmek istediğinizde, 10 Usd civarında bir komisyon ödemeniz gerekiyor. Nakit kullanımında ki riskler düşünüldüğünde, katlanılabilecek bir tutar. Her zaman olmamakla birlikte, bazı ülkelerde para çektiğiniz banka da, sizden ayrıca komisyon alabiliyor. Tayland’da kullandığım ATM’lerde, kendi bankama verdiğim komisyonun dışında, ayrıca tutardan bağımsız olarak 120 baht ödemem gerekmişti.

ATM kartında dikkat edilecek diğer bir husus sadece TL hesabınıza ulaşıyor olmanız. Bankanızda birden fazla hesabınız olabilir, döviz hesabınız olabilir ve yurt içindeyken siz bunlara tek bir kartla ulaşıyor olabilirsiniz. Yurt dışında sadece kartın bağlı olduğu hesaba ulaşabileceksiniz. Giriş ekranından sonra şifrenizi girmeniz istenecek, bakiye görmeyeceksiniz, çekmek istediğiniz tutarı yazacaksınız, hesapta varsa ödeyecek, yoksa kartınızı geri verecek. Ayrıca yatırım hesabı, ek hesapları kullanamayacağınızı bilin. Bu tip durumların önüne geçmek için, bankanızın cep telefonu uygulamasını, yurt dışına çıkmadan aktif hale getirdiğinizden emin olun. Böylece gerektiğinde hesabınıza istediğiniz tutarı aktarabilirsiniz.

ATM kartlarının diğer kullanılabileceği alan alışverişler. Aynen yurt içinde olduğu gibi kartınızı alışverişlerinizde kullanabilirsiniz. Yine tek şartımız kartın bağlı bulunduğu hesapta bakiyenin yeterli olması. Kullanıma bağlı bir komisyon alınmamakla birlikte, alışverilerinizi yaptığınız para birimi, bankanıza aktarıldığında oldukça kötü kur üzerinden çevrileceğinden bir miktar kur farkı ödemek zorunda kalabilirsiniz.

KREDİ KARTI:

Yurt dışında en çok kullanılan ve pek çoğumuz tarafından en iyi bilinen yöntem kredi kartıdır sanırım. Aynen ATM kartı gibi, POS cihazının olduğu yerlerde kartlarınızı kullanabilirsiniz. ATM kartından farklı olarak hesapta paranızın olup olmaması önemli değil, kredi kart limitinizde almak istediğiniz ürün-hizmet bedeli kadar limit olması yeterli. Bazı bankalar USD-EURO limitli kart çıkartabilirken, bazı bankalar özel bir limit tahsis edilmeden, sizi USD-EURO olarak borçlandırmakta ve belli bir süre sonuna kadar o para biriminden ödeme yapmanıza imkan tanımaktalar. Belli dönem sonunda ödeme yapmadığınız durumda, borcunuz TL hesabına borç kaydedilmektedir.

Burada dikkat edilecek birkaç husus da şu; eğer USD ve EURO bölgesine ziyaret ediyorsanız ve borcunuzu bankadaki döviz hesabından ödeyecekseniz komisyon ve kur farkı yok. Ama Türkiye’de konvertıbıl olmayan para biriminin kullanıldığı ülkelerde kartınızı kullanırsanız, bankanın döviz satış kurlarından TL olarak ödemek zorunda kalacağınızdan, kur farkına katlanmak durumundasınız. Bunun dışında yurt dışında her yerde kredi kartı kullanmayı doğru bulmuyorum. Eğer kötü niyetli birinin eline geçerse, ya da şüpheli bir işlem olursa banka kartınızı o anda geçici olarak kapatabiliyor ya da size ulaşamazlarsa kullanıma tamamen kapatabiliyorlar. Siz de kartınızı kullanamadığınızdan mağdur olabiliyorsunuz. Yurt dışında kullanmayı seçtiğiniz kartın limitinin fazla yüksek olmamasınına ve güven vermeyen iş yerilerinde kullanmamaya dikkat etmeliyiz.

Kredi kartının diğer bir avantajı, bir şekilde parasız kaldığınız durumlarda nakit para çekebilmeniz. Cüzdanınızı kaybettiğiniz, otelde unuttuğunuz, belki de soyulduğunuz durumlarda acil para ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. Tabi nakit çekimlerde yüksek bir komisyon ödeyeceğinizi dikkate almalısınız.

HESAP AÇTIRMA:

Eğer bulunduğunuz ülkede uzun süreli kalacaksanız ve o ülkenin yasaları izin veriyorsa hesap açmak da diğer bir seçenek. Türkiye’deki bankalar aracılığı ile para transferi yapıp, kalınan ülkenin ATM kartları kullanılarak uzun süreli masraflardan kaçınmak mümkün.

WESTERN UNION/MONEYGRAM VB:

Bu yöntemler hızlı ama bir o kadar pahalı yöntemler. Yurt dışında paramızın tükendiği, kartlarınızın bulunmadığı, yada kullanılamadığı durumlarda Türkiye’de bulunan bir tanıdığımız tarafından uluslararası para gönderme kuruluşlarından transfer yapılmasını isteyebilirsiniz. Genelde yaklaşık %10 veya daha fazla oranlarda komisyon kesiyorlar. Mesai saatlerine bağlı olarak para 5-10 dakika içerisinde elinizde olabiliyor. Zor durumlarda kullanılmak üzere akılda tutmakta yarar var.

DİĞER YÖNTEMLER:

Bunların dışında ülkemizde pek kullanılmayan seyahat çekleri de alternatif olabilir. Ancak seyahat çeklerini bozdurmak için de yurt dışında banka kullanmak zorundasınız. Yine zorda kalındığında, bulunduğunuz ülkedeki her hangi bir banka şubesine gidip, gerekli bilgileri alarak, isminize havale gelmesini sağlayabilirsiniz. Paranın gelmesi 1-2 iş gününü bulabilecektir. Sadece pasaportunuzla parayı bilgilerini vermiş olduğunuz şubeden alabilirsiniz.

Yurt dışında hangi yöntemi  kullanırsak kullanalım, zor durumda kalmamak adına her zaman alternatif planlarımızın olması gerektiğini düşünüyorum. Sizlerin de kullandığı farklı yöntemler varsa, bizlerle paylaşmaktan çekinmeyin.

                     

Yazar Hakkında Tüm Yazıları Göster

admin

Cevap Ver

E-Posta adresiniz herkes tarafından görüntülenmeyecektir.