Bu yıl 28 ekimin yarım gün tatil olmasını fırsat bilerek, 2-3 günde gezilebilecek vizesiz bir yer ararken karşımıza Bakü fırsatı çıktı. Sadece 10 dolar ücret ödeyerek kapıda vizenizi alabiliyorsunuz. Ortalama 2 saat uzağımızda ve iklimi bizimkine benzer. Durum böyle olunca nereye gideceğimiz konusunda zorlanmadık.

Uçağımız 17:20’de kalkıp yerel saatle 20:40 gibi gecikmesiz olarak Baku’ye vardı. Uçaktan çıktığımızda pasaport kontrole doğru giderken oldukça güzel koridorları takip ediyoruz. Haydar Aliyev Hava Limanını beklediğimden güzel ve büyük buluyorum. Daha sonradan bu kadar büyük ve ihtişamlı olmasının sebebinin 2015’te yapılan gençlik olimpiyatları için olduğunu öğreniyorum.

Azerbaycan bizden vize istiyor. Ancak sağ olsunlar bizden normal ücretin yarısını alıyorlar. Vize için uzun bir kuyruk vardı. Bir görevli bize Türk olup olmadığımızı sordu ve bizi yeni açacakları vezneye alıp sizi bekletmeyelim dedi. Böylece kardeş ülkede ilk kardeşliklerini görmüş olduk.

2016 yıli itibariyle Azerbaycan vizesi için 10 USD ve pasaportuzun olması yeterli. Beş dakika içerisinde vizenizi alabilirsiniz. Ancak bu uygulama sadece hava limanından giriş yaptığınızda geçerli. Kara yoluyla yapılan girişler için Türkiye’deki kurumlardan vize alınması gerektiği unutulmamalı.

Ülkenin para birimi manat. 2016 itibariyle 1 manat yaklaşık 2 tl idi. Normalde hava limanından ayrılırken küçük bir meblağ bozdurulurak geri kalan nakit ihtiyaçlari için şehirde döviz bürolarının kullanılması önerilir. Burada biraz kural değişik. Şehir içerisinde sadece bankalarda para bozdurulabiliyor. O yüzden hafta sonu ziyaret ediyorsanız tüm paranızı hava limanından ayrılmadan bozdurmak isteyebilirsiniz.

Hava limanından şehir içi ulaşım için oldukça fazla seçenek var. Şehir merkezine olan uzaklık yaklaşık 25 km. Ben taksiyi kullandığımdan sadece o konuda bilgi verebileceğim. Hava limanı çıkışında pek çok kişi yanınıza gelip taksi isteyip istemediğinizi soracak. Onları pas geçip biraz ilerlerseniz Londra’dan anımsayacağımız, mor renginden dolayı yerli halkın “badilcan” dediği taksileri göreceksiniz. Neden bu şekli seçtiklerini bilmiyorum ama Çin üretimi olduğunu öğrendim. Oldukça yeni ve konforlular. İlk sorduğunuzda 30 manat, yaklaşık 60 tl istiyorlar. Ancak genellikle 15-20 manat arası fiyata anlaşıyorsunuz. Fiyatı Uberden kontrol ettiğimde de 15 manat bir fiyat çıkıyordu.

Baku’ye doğru yolculuğumuz yaklaşık 15 dakika sürüyor. Yolların genişliği, ışıl ışıl caddeler, düzgün akan trafik, geniş kaldırımlar ilk göze çarpanlar. Kalacağımız Hostel Azerilerin “icherşehir” ded ikleri sur içerisinde. Daha sonradan oldukça merkezi bir yer seçtiğimizi anlıyorum. Aileye ait küçük bir evin üst katına bir kaç ranza atılıp bir yatakhaneye çevirilmiş. Geceliğine 20 manat yaklaşık 10 dolar veriyoruz. Yarın Gobustan turuna katılacağımız için erkenden yatıyoruz.

Sabah 9 gibi internetten tanıştığım günlük tur yapan Bakü’lü arkadaşla buluşmak için hostelden ayrılıyoruz. Kahvaltı için pastane tarzı bir mekana uğruyoruz. Neredeyse hiç bir farklılık yok. Açma, simit gibi benzer isimler ve tatlar görüyoruz. Biraz daha yöresel olduğunu düşündüğümüz hamur işlerini de alarak Gobustan’a doğru yolumuza koyuluyoruz.

Gobustan’a gelirken yol kenarında pek çok petrol çıkarmak için kurulmuş eski kuyular görüyoruz. Rehberimiz pek çoğunun tükendiğini, verimli olmadıklarını, petrolün çoğunun Hazar’dan çıkarıldığını belirtiyor.

Yol boyunca üzeri çeşitli desenlerle işlemeli yüksek duvarlar bizi takip ediyor. Baku’den uzaklaştıkça yollar geniş ve kaliteli bir şekilde uzanırken, evler ve şehirler fakirleşiyor. Şehir merkezinde görmediğimiz çöpler görünür olmaya başlıyor. Evler için gösterilen özen, sokaklar için gösterilmemiş, çamura batmadan yürümek imkansız. Bir saat yol boyunca petrol kuyuları, petrolle ilgili fabrikalar, devlete ait petrol platform yapım tersaneleri bizi takip ediyor. Pek çoğunun devlet, bazısının da çok uluslu büyük petrol şirketlerine ait olduğunu öğreniyoruz. Burada yaşayanlar için petrol her şey demek.

Turizmin fazla gelişmediği Azerbaycan’da günü birlik tur çeşitleri çok sınırlı. Bunlar içerisinde içlerinde vazgeçilmez olanı Gobustan turu. Gobustan Bakü merkeze yaklaşık 60 km uzaklıkta bir kasaba. Özelliği ise ilk çağlarda yaşamış insanlara ait mağaralar ve mağaraların duvarlarına yapılmış çizimler. 

UNESCO tarafından da koruma altına alınmış bu bölgede bir adet müze, gezi yolları, seyir terası ve çay içip dinlenebileceğiniz bir kafe bulunuyor. Müze, yürüyüş yolu ve izleme terası dahil tamamını bir saatte gezmek mümkün. Müzede sergilenenleri daha önce pek çok müzede görmüş olmanız muhtemel ancak mağaralar ve duvarlarına yapılmış çizimler her zaman karşılaşılabilecek türden değil.

 

 

Buradan sonra yine buraya fazla uzak olmayan, çamur volkanlarını görmek üzere yola çıkıyoruz. Çamur volkanı denen fenomen, petrol, doğal gaz yatakları üzerinde görülen, metan gazının yüzeye yol bulduğu ve yüzeye çıkarken sıvı bir kül halini aldığı tepecikler şeklinde oluşumlar. Dünya üzerindeki oluşumların yarısının bu bölgede olduğu düşünülüyormuş.

Photo by Nick Taylor CC BY

Ancak biz bu geziyi son birkaç gündür yağmur yağması sonucu, o bölgeye giden toprak yolların araç geçişine izin vermemesi sonucu yapamadık. Aracımızla uzunca bir süre geri giderek dönmek zorunda kaldık. Rehberimizin de beklemediği bir durum olacak ki sadece taksi ücretini alıp, geri kalan tur için ücret istemedi ve telafi etmek için şehir içerisinde de bize eşlik etti.

Dönüş yolunda uğranması gereken mekanlardan birisi de Bibiheybet Mescidi. Bakü’ye 6 km mesafede bulunuyor. Minarelerinin şeklinden İran dönemine ait olduğunu hemen belli ediyor. İmam Cafer’in kızlarından Hakime Hanım’in burada vefat edip defnedildiği düşünülüyormuş. Cami aslında 1930’larda Sovyet rejimi altında tamamen yıkılmış. Daha sonra 1998 yılında aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiş.

Caminin içerisine girdiğinizde Şii mezhebinin yansımalarını görmek mümkün. Ancak türbeyi ziyaret edenlerin “aşırı ilgilerini” de garipsememek mümkün değil. Yarım günümüzü Gobustan’da geçirdikten sonra şehre dönüp güzel bir yemek yiyoruz. Öğleden sonra “ichersehir”i dolaşmaya devam edeceğiz..

Photo by Luici Guarino CC BY

               

Yazar Hakkında Tüm Yazıları Göster

Mesut Toker

Cevap Ver

E-Posta adresiniz herkes tarafından görüntülenmeyecektir.