Tayland gezimin ilk durağı olan Bangkok’ta 3 gün geçirdikten sonra 7 gün için Phuket’e geçtim. Bangkok izlenimlerimi buradan okuyabilirsiniz. Yazı içerisindeki fiyatlar 2014 Kasım ayı fiyatlarıdır.

Bangkok’tan Phuket’e ulaşmak için uzun ve yorucu otobüs yolculuğu yerine hava yolunu tercih ettim. Bangkok’tan Phuket’e uçmanın en ekonomik yolu Don Muang havaalanını kullanan AirAsia ve NokAir’den bilet almak. Birbirine yakın fiyatlar veren firmalardan belki garip olacak ama uçaklarının güzelliği dolayısıyla NokAir’i seçtim. Erken alındığından 70-80.-USD’ye bilet bulunabiliyor. Uçakların üzerini çeşit çeşit kuş çizimleriyle süslüyorlar.

20141119_095040

Don Muang havaalanı şehrin merkezine 20-25 km uzaklıkta, Bangkok’un 2. büyük havaalanı. Tayland içi uçuşların yanısıra, uluslararası uçuşlara da ev sahipliği yapıyor. Havaalanına ulaşan direk metro ağı bulunmamakla birlikte, BTS ile Mo Chit istasyonuna gelip, buradan taksiyle aktarma yapılabilir. 5-10.-USD gibi bir rakam tutacaktır.

NokAir ile olan uçuşum yaklaşık 1 saat sürdü. NokAir “low cost carrier” sınıfında bir havayolu ancak kuş gagası olarak boyanmış uçakları ve sarı kıyafetli hostesleriyle oldukça farklı bir strateji izliyorlar. Kısa bir uçuş olduğundan sadece içecek ve sandviç servisi yapıldı. Tavsiye ederim.

Phuket’e vardığımızda Bangkok’takinin aksine kötü bir hava bizi bekliyordu. Güzel bir havada adaları görerek iniş yapacağımızı düşünürken, kara bulutlarla sarsıntılı bir iniş gerçekleştirdik. Neyse ki bu kapalı hava fazla uzun sürmedi, otelime yerleştikten sonra birkaç saat içinde her taraf tekrar günlük güneşlikti.

Phuket Tayland’ın en büyük adası. Şehre yaklaşırken bile, Bangkok’un aksine turistik, yazlık bir dinlence yerine geldiğinizi anlıyorsunuz. Bangkok belki bir İstanbul, İzmir iken, Phuket kesinlikle Bodrum, Fethiye. Nufüsü 600.000 civarında olan adanın nufüsünun yaklaşık dörtte biri müslümanlarda oluşturmakta. Camileri, başörtülü kadınları görürseniz şaşırmayın. Daha fazla bilgi almak isteyenleri şöyle alalım.

Hemen hemen herkesle ingilizce anlaşabilirsiniz. Tabi yerel halktan daha fazla turist göreceğiniz kesin. Bir an kendinizi Rusya’da ya da bir Arap ülkesinde sanabilirsiniz. Fiyatlar, ilanlar tayca olduğu kadar ingilizce ve rusça. Antalya’dan daha popüler olduğunu söylemeliyim.

Phuket’e bir hafta ayırdım ancak sonradan bu sürenin fazla olduğunu anladım. Eğer sahil kenarında yatıp güneşlenmeyi seven biriyseniz bir hafta az bile gelecektir ama, sürekli yeni şeyler görmeyi seven bir gezginseniz 4-5 gün yeterli olacaktır. Bangkok’ta 20-25 km’lik bir yolculuk için verilen 300 baht burada taksimetrenin açılış fiyatı. Oteller ve yiyecek de daha pahalı. Burada daha uzun süre kalmak, sırt çantalı gezgin için ilave maliyet demek. Ben de sırf bu yüzden planladığımdan daha fazlasını harcamak zorunda kaldım.

Phuket ilk yapılması gereken adanın keşfedilmesi bence. Motor kullanmayı biliyorsanız ama ehliyetiniz yoksa merak etmeyin. Günlük 4-5.-USD’ye bir motor kiralayın. Kaskınızı takın, kaza yapmadığınız sürece ehliyetinizin olmaması sorun olmayacaktır. Ama yine de sorun istemiyorsanız en iyisi yerel bir arkadaş bulup, onunu kullanmasına izin vermek. Ben öyle yaptım.

Motorla yapacağınız geziden çok zevk alacaksınız. Sıcak havada motor gezisi gibisi yok. Öncelikle meşhur sahilleri gezin. Patong ve Karon en bilinenleri. Biraz daha uzaklaşırsanız, Kamala, Surin, Kata ve Freedom Beach görülmeye değer sahilleri.

Sahillerin ortak noktası o bembeyaz kumları. Daha önce gördüğüm sahillere benzemiyor gerçekten. Farklı olan bir yönü de hava. Açıkken bunaltıcı bir sıcak var, beş dakika sonra bulut geliyor ve birden bahar havası gibi bir hava, bir saat sonra yağmur başlayıp, on dakika sonra hiç bir şey olmamış gibi güneş çıkabiliyor. Tropikal iklimde en çok anlamadığım şey bu oldu. Bizde sıcaksa her yerde sıcaktır ancak burada sahilde palmiye ağaçlarının altında durursanız, bunaltıcı sıcağa maruz kalmıyorsunuz, tersine serin bir hava esiyor.

Gündüz serinlemek yapılabilecek en iyi şeylerden biri sokak satıcılarından alabileceğiniz meyveler. Adını sanını bilmediğiniz pek çok meyveyi ucuz bir fiyata tadabilirsiniz. Bazılarını çok beğenirken, bazılarının tadı yavan gelecektir. Örneğin dragon fruit ya da diğer adıyla pitaya benim için tam bir hayal kırıklığı olmuştu. Restorantlarda da mevcut olabiliyor ancak, sokak satıcılarının buz içinde muhafaza edip, siparişiniz üzerine hazırladıkları sokaktan alınan herşey gibi daha tatlı. 

Sahil gezilerinden ya da ada turlarından geriye akşam geçirmek için oldukça fazla zaman kalacak. Gece hayatını seven birisiyseniz, Patong Sahili kenarındaki Bangla Road gece hayatı için olmazsa olmaz bir nokta. Pek çok klüp, bar ve dansçı kızları izleyebileceğiniz gece klüplerini bulabilirsiniz. Darbe yönetimininin olduğu bir dönemde gittiğim için her yer 2’de kapanıyordu.

Geceleri yapmanız gerek bir diğer aktivite ise dünyaca ünlü kabere ve tiyatro gösterileri. En azından birine katılmanızı tavsiye ediyorum. Phuket Fantasea ve Siam Niramit en önemlileri. Phuket Fantasea’ye gitmeyi planlarken, gitmek istediğim gün kapalı olmasından dolayı Siam Niramit’e gittim. Yüzlerce oyuncunun katıldığı, devasa sahne dekorlarının olduğu, sahnenin ortasından fillerin geçip, nehir ve şelalelerin olduğunu düşünün. Devasa bir tiyatro gösterisi. Gösteriyle birlikte 5 saat yakın sürüyor. Öncesi fil gösterisi, açık büfe akşam yemeği, su gösteriler ve geleneksel tay köyü ziyareti var. Verdiğiniz paraya değeceğini söyleyebilirim.

Phuket’in olmazsa olmazı ada turları. En meşhurları Di Caprio’nun oynadığı “Sahil” filmine set olan Phi Phi Lay ve Phi Phi Don, James Bond’tan tanıdığımız meşhut ikonik adanın bulunduğu Khao Phing Kan nam-ı diğer James Bond Adaları ve pek duyulmamış olmakla birlikte muhteşem bir sahil ve tertemiz bir deniz vaad eden Coral ve Racha adaları.

Tüm bu adaları paket şeklinde satın alabilirsiniz, tavsiyem sıkı bir pazarlıkla aynı şirketten alınması. Ben ilk gezimi beklendiği gibi Phi Phi adalarına yaptım. Tam günlük bir tur, satın aldığınız firma, sizi otelinizden sabah alıp, tekrar akşam otelinize kadar bırakıyor. Trasfer yapılan araçlar oldukça konforlu, klimalı ve tam zamanında geliyorlar. Adalara ulaşımın yapıldığı tekneler 2-3 güçlü motoru bulunan hızlı botlar. Ön kısım fazla sarsıntılı ve rahatsız edici olabiliyor. Ancak en eğlenceli yolculuklar da burada yapılıyor.

phuket

Ben hepsinde önde oturdum. Seyahate başlamadan önce firma tarafından kısa bir bilgilendirme yapılıyor ve size palet ve cep telefonlarınızı korumaya yarayan çeşitli şeyler, birazda korkutularak satılmaya çalışılıyor, ben satın almadım ve hiçte ihtiyaç duymadım. Yolculuk öncesi mideniz için bir ilaç veriliyor, hassas bir mideniz varsa mutlaka için. Şnorkel almanıza gerek yok, tekneler şnorkeli ücretsiz olarak tedarik ediyor.

Bu turda en önde seyahat ettim. Benim gibi yalnız seyahat eden birkaç arkadaşla tanıştım. Yalnız ama beraber seyahat böylece daha zevkli bir hal alıyor. Tanıştığım arkadaşın biri Kanada’da yaşayan bir Bulgar ile, bir firmada CEO asistanı olan bir Almandı.

Denizi yararcasına yükselen, kartpostallardan aşina olduğumuz ada sıraları, gözlerimize ziyafet çekerken, tertemiz berrak mavilikler ve bembeyaz kumlar bizi suya davet ediyordu. Burada fotoğraf çekmekle uğraşmayıp, gözlerinizi, kulaklarınızı ve burnunuzu bu muhteşem güzelliklerle doyurmanızı öneriyorum.

Coral ve Racha adaları turunu bir güne sığdıran bir tur almıştım. Phi Phi adaları kadar güzellikler sunmasa da temiz bir sahilde yüzmek ayda berrak sularda akvaryumdaymış gibi rengarenk balıkları izlemek isteyenler için ideal bir tur.

Coral adası 2500 kadar müslüman taylının yaşadığı küçük bir ada. Sahilde satıcılardan yerel yiyecekleri satın alabilirsiniz. Şnorkel için uygun değil ama yüzmek için ideal derinliği olan bir sahile sahip.

Racha adası daha fazla tesisin yer aldığı bir ada. Öğle yemeğimizi de burada yiyoruz. Vurada verilen uzun arada, adanın içlerine kadar yürüme ve keşfetme imkanınız var. Burasının da su derinliği, çozukların bile yüzeceği kadar sığ. Derinlerde yüzmeyi sevenler için pek uygun değil.

Bu ada turları yakınlıklarından dolayı geç saate kadar sürmüyor. 4 gibi sahile dönmüş oluyorsunuz. Bende kalan saatte, Tayland’ın olmazsa olmazlarından kaplan fotoğrafı çektirmek için Tiger Kingdom’a gittim. Taksiyle 10.-USD’a tesise kadar gidebiliyorsunuz. 10 dakikalık tur için yavru kaplanlar için 30.-USD, orta ve büyük boyları için 25.-USD ödüyorsunuz. Girişte size sorumluluğu aldığınıza dair bir belge imzalatıyorlar ve içeride yapmanız ve yapmamanız gerekenleri anlatıyorlar. Açıkçası ömrünüz boyunca pek iyi şeyler görmediğiniz bu hayvanlarla aynı kafes içinde bulunmak hem bir taraftan korkutucu olurken, diğer taraftan kanınıza hücum eden adrenalin sebebiyle heyecanlı bir deneyim olabiliyor. En azından hayatta bir kez yapılması gerekenlerden.

20141123_093145

Son katıldığım ada turu James Bond turu oldu. Phuket’in merkezine oldukça uzak bir noktada bulunduğundan, sabah çok erken kalkmak zorunda kaldık. Yaklaşık 2 saat sonra hareket noktasına vardık. B turda adalara ilaveten, fil safarisi, ATV turu, meyve bahçeleri turu ve çeşitli hayvan gösterileri vardı. Tavsiyem böyle daha fazla aktivite içeren paketler alarak, daha ekonomik bir şekilde daha fazla yer görme ve daha fazla şey deneme şansına sahip olursunuz.

Yerel ismiyle Khao Phing Kan, ya da dünyaca bilinen adıyla James Bond Adaları, pek çok ada grubunun bir araya gelmesiyle oluşan bir adalar topluluğu. Halen pek çok yerleşim birimi var. Teknelerle ulaşılan köyler farklı bir deneyim olacaktır. Bu turda denizde yüzme şansınız yok. Adaların bulunduğu yer, nehirleri birleşme noktası olduğundan oldukça alivyonlu ve maviden çok kahverengi ve yeşil tonlarda. İkonik adanın olduğu nokta, bir nevi buluşma noktası. Çeşitli patikalarla adanın etrafını 15-20 dakikada gezebilirsiniz. Burada pek çoks satıcı bulacaksınız. Hediyelik eşyalarınızı buradan almayı düşünebilirsiniz.

20141125_090911

Öğlen yemeği için yakında bulunan bir müslüman köyüne gittik. Psikolojik olabilir ancak burada yediğim yemekler hoşuma gitti. Özellikle pilavı ve salataları. Et yemeklerini de çekinmeden yiyebilirsiniz. Köyde bir de büyük bir cami var, ancak süremiz kısıtlı olduğundan ziyaret edemedik.

Tayland’ın olmazsa olmazlarından biri de masaj. Her köşede bir masaj salonu görmeniz muhtemel. Bu kadar uygun fiyatlarla bu kadar güzel masajı dünyanın başka yerde bulmanız imkansız. Neredeyse yaptıkları her türlü masajı denedim. Yüzünüze çeşitli maskeler uygulayarak yapılan “facial massage”, ayaklar ve bacaklar üzerine yoğunlaşmış “foot massage”, kokulu sıvılarla yapılan, Phuket’te favorim olan  “aroma massage”, dirsek ve dizler kullanılarak, biraz daha sert hareketlerle yapılan “thai massage” yada biraz daha yumuşak hareketlerle yapılan “body massage”. Ada turları ve yemekler dışında, yada yağmur yağdığında zamanınızı değerlendirebilirsiniz. Bir süre sonra bağımlılık yapacak, emin olabilirsiniz.

Bunların dışında yapmak istediğim ancak zaman bulamadığım, sizlere tavsiye edebileceğim bir kaç aktivite; pek bilinmese de Bangy Jumping yapabileceğiniz yerler mevcut. James Bond adaları turunda 15 dakika fil turuna katıldım ama eğer orman içerisinde yürüyüşleri seviyorsanız tam günlük safari turlarına katılabilirsiniz. Nehir turlarından, raftingten hoşlanıyorsanız tam gün turlar mevcut. Tay boksunu mutlaka duymuşsunuzdur, belki de en pahalı aktivitelerin birisi bu maçlar ancak çıplak elle bu tarz müsabakalar dünya üzerinde çok az yerde izlenebilir. Bir kaç saatinizi ayırabilirsiniz.Bizim yaşımız aksiyona uygun değil derseniz, botanik bahçelerini, yada Tayland’da her yerde görebileceğiniz Big Budha’lardan birini görebilirsiniz.

20141120_085133

Tayland’da aklımda kalan bir kaç detay ise şöyle;

Nerelisin dediklerinde İstanbul, Turkey işe yaramıyor, anlamadan bakıyorlar. Bunun yerine “Türiki” demeniz gerek. Yine ingilizce “muslim”(mazlım) yerine “musilim” demeniz daha çok işe yarayacaktır. Size isminizi soracaklar, adınız “Cemalettin” falansa uğraşmayın, “Cem” felan deyin, zaten hiçbiri gerçek isimlerini kullanmıyor, varsa yoksa “Ann” “Bob” “May” “Minty” “Kiwi” “Cat”.

Tayland Ladyboy’larıyla ünlü bildiğiniz gibi, bir de “Tomboy”lar olduğunu öğrendim. Gidenler farketmiştir, saçlarını erkek gibi kestirmiş, erkek gibi giyinen pek çok kız var. Toplumda Ladyboylarda olduğu gibi saygıyla karşılanıyorlar.

Tayların ilginç bir ingilizce telafuzları var. Eğer biri size “Ay lay” diyorsa, “I like” demek istiyor. “Tu maş” diyorsa, “too much” demeye çalışıyor. Bir süre sonra dillerini çözmeye başlıyorsunuz zaten.

7 günlük Phuket maceramdan sonra doğal güzellikleri açısından harika bir rota olduğunu söyleyebilirim. Ancak Tayland’ın geneline göre pahalı.

Bir haftanın sonunda güzel anılarla Phuket’ten ayrılıyorum. Tayland’daki son durağım Koh Samui adası.

                           

Yazar Hakkında Tüm Yazıları Göster

admin

Cevap Ver

E-Posta adresiniz herkes tarafından görüntülenmeyecektir.